Belgeler

Sayın Çürükkaya,

Tarih avcısı imzalı bir beni seminer yapma diye uyarmış

SAYIN CÜRÜKKAYA, LÜTFEN O TOPLANTIYI YAPMA !
Gönderen: Tarih Avcısı (IP Kaydedildi)
Tarih: 19 May, 2008 08:31
SAYIN ÇÜRÜKKAYA O TOPLANTIYI YAPMA !
——————————————————————————–
Sayın Çürükkaya,
23 Yıllık, hasbelkader araştırmacı bir Kürt siyasetçisi olarak, tüm Kürt siyasetçilerini 1985′ ten, sizi de 1992’den, yani Sürgünde Kürdistan Parlamentosu Başkanı seçtiğimizden beri tanırım…
Hemen hemen her hafta yapılan Halk Toplantılarındaki konuşmalarımızdan eminim siz de beni tanırsınız..

Sizinle o toplantılardan birisinde tanışmıştık ve aramızda bir “sigara ikramı kadar” hatır ve hukukumuz vardır…

Neydi o bin yıllık köle, mazlum halkımızın /Halklarımızın  sevinçli, müzikli, çoşkulu günleri !
Onbinleri bulan toplantılar, yüzbinleri aşan yürüyüşler, meydanları ve stadyumları taşıran sevinçten çıldırmış yurtseverler..
Özellikle 1992’de Bochum Stadyumunda, Dünyanın her yerinden yüzlerce otobüsle kafile kafile gelmiş, renk renk giysili Kürdistanlıların ilk BAĞIMSIZLIK-ÖZGÜRLÜK ŞÖLENI…
Ve ben Yalçın Küçük denilen provokatör ajitatörü ilk kez orada gördüm… “Sevgili Apo Kardeşim, Kürt kardeşlerim“ diye başlayan bir konuşma yapmıştı ve kitlemiz onu çılgınca alkışlıyordu. !..
Serde dedektiflik var ne de olsa.. “Hele şu cücüke bir de yakından bakayım“ diye yaklaştım ve yakından bakınca, onun, konuşma metnini (belki de MIT yazmıştı..) okurken ellerinin ve tüm vücudunun tir tir titrediğini gördüm…
Kendisini adeta 10. Yıl Nutkunu okuyan Mustafa Kemal sanıyordu ve kendisinden geçmişçesine, salyalar saçarak okuyordu…
Onun halkımızın başına bela  edilmiş ne menem birisi olduğunu, yakından da
görmüş, Kürt medyasında da yazmıştım ama aldıran yoktu !…
………….
Gelelim size: 1992’deki Milletvekili ve Parlamento Başkanı seçim günü siz de tıpkı Mustafa Kemal gibi frak giymiştiniz ve çok yakışıyordu…
Gözlerimizi size bakmaktan alamıyorduk…
Lanet olsun, Mustafa Kemal hepimizin icine işlemişti!
Bilincimiz o ifriti ne kadar reddetse de, bilinç altımız hep ona benzemeye çalışıyor !
Sanırım Yalcın Küçük, “İmralı Kekliği“ ve siz de dahil hepimiz onun gibi olmaya, vatan kurtarmaya, frak giymeye özenirdik hep…
Ve nedense, toplum olarak topallara, körlere, delilere pek değer veriririz…
Onun koruması “Ermeni-Kürt-Laz- Rum celladı“ Topal Osman’dı !
Sizinkisi ise Topal Onbaşı ! Benimki de Topal Topuz (Köyümüzün en güzel kızıydı, topaldı, ve hem yavuklumuz, hem de korumamızdı.)
Sizi sanırım iki ay kadar önce, sokak çocukluğundan birden bire dört tv kanalı (!) sahibi olan Mehmet Çoban’ın dördü de üç kağıtçı (falcı, kumarcı, faşist..) olan Tv kanallarından birisinde, “Portreler“ programında PKK, APO ve Ergenekon hakkında saatlerce açıklamada bulunurken görmüştüm ve bir yandan MC’nin eşi, sizin yağlıboya resminizi yapmaya çalışıyordu.
Bendeniz resim eğitimi almış ve sergiler açmış birisi olarak, doğruyu söylemem gerekirse, ressamlığa özenen o sayın bayanın çizdiği diğer tüm portreler gibi, sizinki de çok kötü ve acemiceydi; ve sanki karikatürünüzü çizmişti! Buna rağmen siz nezaket gereği, resmi ok beğendiğinizi söylemiştiniz…
Ve sizi en son, bir kaç hafta önce Hamburg’un en kalabalık ve en geniş bulvarı olan Steindamm’da tek başınıza gezerken görmüş, doğrusu çok şaşırmıştım!
Dikkat çekmeyelim diye yanınıza gelemeye çekinmiştim…
Çünkü, orada boydan boya eski ve yeni PKK’li arkadaşlarımız kaynar.
Cesaretinize dogrusu çok şaşırmıştım.
Üstelik yanınızda ve çevrenizde tek bir korumanız, hatta Topal Onbaşı da yoktu (!); ve siz her tür tehlike ve saldırıya açık, uyuyan bir bebek kadar savunmasızdınız.
Neyse, izninizle gelelim 7 Haziran’da yapacağınız toplantıya…
Internetteki toplantı çağrınızı okuyunca, ona da çok sevindim !
Tamam, Ergenekon konusunda kitabınızı yazdınız, söyleyeceklerinizi söylediniz, internette de yazıyorsunuz.. Binlerce insan sizi okuyor…
Peki ne gerek var Alman Devleti’ne ait bir kurumda 40-50 kişiye (hadi diyelim 100 kişiye) seminer vermeye?
Üstelik eminim; o toplantı veya seminere, Kürt ve Zaza yurtseverlerden çok, iti-miti, bağını koparan ne idüğü belirsiz her tür insan gelecektir!..
Öyle değil mi ?!..
Üstelik artık muhafızınız Topal Onbaşı da yok !
Bu nedenle, sayın Çürükkaya, yerinizde olsam, bu semineri yapmazdım…
Sizi zaten tanıyan, takdir eden eder, etmeyen etmez…
Son olarak diyorum ki; “Bazen başımıza en büyük belayı “cesaret“ dediğimiz o ahmakça yanımızla, “ego“ dediğimiz, o kahrolası doyumsuz yanımız açar !
Selamlar, saygılar.
TARİH AVCISI
19 Mayıs 2008
Etiketler

Selim Çürükkaya

1954 te Bingöl' de doğdu. Öğretmen okulundan mezun oldu. Siyasi nedenlerle on bir yıl hapis yattı. Gazeteci ve yazar. Yayınlanmış 10 adet Kitabı var. Siyasi mülteci olarak Almanya'da yaşıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı