Pazar, 19 Kasım 2017
Anasayfa Bay Muhalif Savaş İyidir

Savaş İyidir

tito2Selim Çürükkaya / Saygıdeğer muhalifler, bende çoğunuz gibi, geceleri sabaha kadar CNN televizyonundan savaşı naklen izliyorum.
Naklen maçtan sonra, naklen savaşı izlemek de teknolojinin bir nimeti oldu.
Amerika, İngiltere, Fransa, Türkiye, Suudi Arabistan ve diğer mütefik karma takımına karşı oynayan Saddam`ın takımı fazla gol yemesine rağmen hala direniyor......

Arasıra Suudi Arabaistan ve İsarail oyuncularına çelme takıyor, karşılığında daha fazla gol yeyiyor. Amerika Saddam´dan değil, Ortadoğu Trübünlerine dolmuş, olan bitenleri izleyen halk kitlelerinden korkuyor.Buraya kadar işin esprisi. Gercekte ise; Ortadoğu halklarının başına füzeler, bombalar ve cümle öldürücü silahlar yağdırılıyor.Kadınlar, çocuklar, güvercinler, böcekler, karıncalar, sevdalar, aşklar, anılar öldürülüyor. Binalar yıkılıyor, ormanlar yakılıyor. İnsanlar yerlerini yurtlarını, evlerini, bahçelerini, sevdiklerini, mezarlarını bırakıp kaçıyorlar. Bu savaş, Petrol için, dolar için, Ortadoğu hakimiyeti için, Filistin ve Kürt sorununun cözümsüzlügü veya cözümü için sürüyor.

 

Sürsün!İyi de oluyor! Evelallah bu savaşta devletimiz ve hükümetimiz,, kârlı çıkacaktır. Böylece yıllardır hayata koymaya çalıştığımız; köşeyi dönme politikamız hayat bulacaktır.Savasta insanların ve canlıların ölmesi, fazlaca önemli değildir.Çünkü savaşın tabiatında ölme ve öldürme vardır.Ve biz savasçı bir milletin afadıyız. İnsanlar ve canlılar, savaşta ölmeselerde normal yollardan yine öleceklerdir.Musul ve Kerkük  uğruna ölmek varken, normal yollardan miskince ölümü beklemek bizlere yakışmaz. Kaldi ki, böyle günlerde ölümü düşünmek yerine devletimizin çıkarlarını, mütefiklerimizin tatlı kârlarını düşünmek zorundayız.Halihazırda hakim düşünüş tarzı böyle buyuruyor.


Bizler, bu savaş firsatından yararlanarak, hem kârlarımızı, hem itibarımızı arttırmalı, hemde yıllardır basımıza bela olmuş şu Kürt sorununu çözmeliyiz . İtibar ve karlarımızı nasıl artırır, Kürt sorununu nasıl mı çözeriz ? Sakin olun, izah edeyim efendim. Bakın, Körfez krizi başlar başlamaz bütün vurucu güclerimizi, imha ekiplerimizi Kürtlerin yaşadığı bölgeye sevk ettik.Almanyadan, İtalya' dan,  İngiltere'den de imhacı güçler istedik. Malatya da, Batman da, Pirinçlik üslerinde Mütefiklerimizin vurucu güçlerini konuşlandırdık.Her tarafı askerler, teyareler, tanklar ve toplarla doldurunca, devletimizin ve ülkemizin birliği ve bütünlüğü için tehlike arz eden Kürtleri, hızla bölgeden sürdük.Ve mütefiklerimize dedi ki: „Arkadaş biz Irak için istediğiiniz her şeyi yaparız. Bunun karsşılığında Kürtlere karşı yapacaklarımıza sesinizi çıkarmayın." 


 


Ama Saddam saldırıya geçmezse bizim mütefiklerimizin uçakları, Irak`a doğru uçarken arasıra şöyle Cizre`ye, Nusaybin`e Silopiye bombalarını düşürüvereceklerdir. Gözümüze kestirdiğimiz bazı bölgeleri de bu hengamede uygun ve nazik biçimde biz hal edeceğiz.Ümmet ve develetce dua ediyoruz, ve Tanrıdan diliyoruz ki; Saddam Kürt bölgelerine kimyasal silahlar atsın. Zaten zat- i- alilerinin bu konuda epeyce deney ve tecrübeleri de vardır.Biz atmasını bekliyoruz.Bunun için bölgede hiç kimseye gaz maskeleri vermedik. Yalınızca askerlerimizi ve polislerimizi maskelendirdik. Saddam Kimyasal silahları kullanırsa hem aleyhine propaganda yapar, dünyaya rezil ederiz, hemde basşımıza bela olanların bir kısmından kurtulur, geri kalanlara timsah gözyaşlari döker, yanımıza alırız.


Nasıl bir plan? Allah aşkına, hı? Ama şu İsrail planımızı bozuyor, keyfimize taş atıyor. Tuttu can düşmanları Filistinlilere gaz maskeleri dağıttı.. Kardeşim olacak iş mi bu?Filistinliler Saddam ile isbirliği halindeyken, Saddam`ın Telaviv`e düşen füzelerini kutlamak için sevinç gösterileri yapıyorlarken, onlar tutumuş Saddam`ın kimyasal silahlarından korunmaları için Filistin`lilere gaz maskeleri dağıtıyorlar.Aklın mantığınn almıyacağı bir şey!...Bizde olsalardı inanınız olsun, hepsini Ermeniler gibi keserdik.Ben aslında mütefiklerimizin içişlerine karışmak istemiyorum. Ama, „Eşeğin aklına karpuz kabuğu düsürüyorlar!...."

 


Bu İsrail uzun süreden beri, bazı haltlar karıştırıyor.İntifada faciasını,  o başımıza getirmedi mi?Filistinli kadınlarla çocuklar, taş ve sopalarla İsrail polis ve askerlerine saldırınca; plastik mermiler ve sis bombalarıyla karşılık verdi. Plastik mermi, göz yasartıcı bomba ve günde bir iki kişi öldürmekle intifada önlenir mi? Önlenmez efendim! Önlenmediği gibi bizim buraya kadar sıçrar!Ama biz, İsrail gibi keriz değiliz.Cizre'de, Nusaybin'de, Lice'de bastık hakiki kurşunu, beşini, onunu yere serdik. Yüzden fazlasını yaraladık.Kaldiki polisimize taş sopa yerine sologan atmışlardı.Bundan sonra  intifada yapsınlarda görelim! Top sıkarız Alimallah top! Ben zaten Güney Afrika ve İsrail yöneticilerine ezelden beri muhalifim, ilerde zamanım olursa kendilerine bazı nasihatlarım olacaktır.Savaş itibarımızı ve kârlarımızı artırmıştır.


Şöyleki, kriz ve savaş başladığından beri Amerika ve diğer mütefiklerimizin askerleri güzel ülkemizde haftalık tatillerini geçirmeye karar verdiler. Bildiğiniz gibi 12 Eylül öncesi Amerika filoları korkudan limanlarımıza yanaşamaz olmuşlardı.Haddini bilmez solcularımız, velinimetlerimize saldırarak denize atıyorlardı.Allah  zeval vermesin, devletimiz, 12 Eylül inkılabıyla solcuları ezdi.Kimini hapise attı, kimini öldürdü, kimini dönekleşirdi, kimini Avrupa`ya kaçırttı..Ve bu güzel vatanımızı yabancıların askerleri için cennet haline getirdi.Kriz ve savas patlak vernice, aylarca denizde, çölde bekletilen Amerika ve diğer mütefiklerimizin askerleri, filolarla Izmir`e: Antalya`ya. Alanya`ya geldiler.


Tabii gelmeden önce yöneticilerimize "geliyoruz" diye haber saldılar.Bizlerde saygıdeğer konuklarımızı iyi karşılamak için Istanbul, İzmir, Ankara ve Bursa gibi büyük kentlerimizden dansözlerimizi, ses sanatçılarımızı, güzel artistlerimizi, travestilerimizi, homoseksüellerimizi konuklarımızın istrahat edecekleri, eğlenecekleri, barlara, pavyonlara ve otellere topladık.Ve ondan sonra günler ve gecelerce "vur patlasın, çal oynasın" karşılıklı oynadık. Ne kadar uygar, ne kadar medeni bir kaynaşma, değil mi? Kiymetli basınımızda milli mücadele ruhuyla bu güzel kaynaşmayı çarşaf çarşaf verdi: "Amerikalı askerler, İzmir deki bar ve pavyonları kapattı" "Esnaf memnun" Ve basına yansıyan fotoğraflar; kıvrak dans yapan sarışınn bir dansözün bacakları arasında yatmış Amerikalı zenci bir asker, Amerika filosunu Antalya'dan uğurlamaya giden ve onları yolcularken limanda iki parmağıyla zafer işareti yapan güzel bir artist kızımız.....Ne kadar güzel manzaralar, değil mi? Tabii milletçe gurur duyuyoruz, gözlerimiz yaşarıyor, göğsümüz kabarıyor!Yıllaraca AT`a girmeye çalıştık.


Çalmadığımız kapı, başvurmadığımız merci kalmadı. Giremedik!
Ama körfez krizi ve savaşı çıkınca  gördüğünüz gibi AT geldi bize girdi.
İnşallah sürüyle ortak çocuklarımız olacak, yıllarca Avrupa ile gerçekleştiremediğimiz kaynasmayı bu vesileyle gerçeklestirmiş olacağız!......
Tüm bunlar savaşın nimetleridir. İtibarımız artıyor.
Herkes bizi konuşuyor. Bize kredi verenler gün geçtikçe çoğalıyor.
Baksanıza kocaman Amerika Başkanı bizim Cumhurbaskanıyla telefon aracılığıyla görüşüyor.
Hatta bir keresinde Cumhurbaşkanımız, Mehmed Ali Biranda`a "Bush`la telefon aracılığıyla zaman zaman konuşuyorum, dediklerimi dikkate alıyor" dedi. "Onu ben yönlendiriyorum" demek istedi
Birand`in seytanlığı tuttu ve güldü.


Tüm bu iyi gelişmelere rağmen akılsızz solcular „Savaşa hayır" diyorlar.
Kafasız bunlar, kafasız!
Oysa savaş uygarlığınn alametidir.
İnsanlar ilkel dönemde yaşarken ufak tefek çatışmalar dışında birbirleriyle savaşmazlardı.
Ne zaman ki, uygarlığa geçildi, savaşlar baş gösterdi.
 Demekki uygarlığın baş alameti savaştır.
Maşallah, Allah eksik etmesin tarihimiz bu açıdan örneklerle doludur.
 Barbar bir toplumken savaşarak uygarlaştık.
 Ve Osmanlı devletini kurduk.
Yıkılmanın eşiğine geldiğimizde Rumu, Ermeniyi, Kürdü savaşla hal ederek Cumhuriyeti kurduk.
 Bu gün yine başımız dertte.
Bizi ancak bir savaş kurtaracaktır.
Tanrı kurbanların günahlarını bağışlasın!
 Biz ne zaman ki, „Yurtta barış, Cihanda barış" dedik, işte o zaman önmesizleştik.
Artık çağ atlamanın, eski politikaları bir kenara fırlatmanın zamanı gelmiş, geçmiştir.
Peşimizde Amerika ve onaltı düvel varken ilk hedefimiz Musul ve Kerkük, İleri!

Allah, Allaaah Allaaah!.....

 

10 Subat 1991

 

Bay Muhalif

 Peki Kürtlerde gaz maskesi isteseler, ne yapacağız? Mümkün değil, vermeyiz! Bu fırsatı iyi değerlendireceğiz. Bizim akıllı çocuk, Adnan Kahveci bu konuda çok güzel ve ikna edici bir demeç verdi. Dediki: „Maskeler çok pahalı veremeyiz." Aslında diplomatik bir uslupla verilen bir demeçtir bu. Doğrusu, „Saddam füzelerinin menzilinde yaşayan insanlar ucuzdur, pahalı maskeler ucuz insanlar icin gereksizdir .Yıllardır başımıza bela açanlara gaz maskesi vermek, akıllıca bir iş değildir.Biz Israil gibi akılsız değiliz" demek istemişti.
Sağolsunlar varolsunlar, dediklerimizi aynen kabul ettiler. Ve biz yapacaklarımızı yapmaya basladık.Son günlerde İncirlik üssünü mütefiğimiz ve hamimiz Amerikan güçlerinin kullanımınana açtık. O kadar mükemmel ki, kocaman kocaman uçaklar, dolu dolu bomballarını yüklüyorlar bir müddet sonra Irak`ın üzerine ustalıkla bırakıyorlar. Bombalarin patlamasıyla birlikte regarenk ışıkların aydınlığında Araplar ve Kürtlerle birlikte diğer canlılarla ölüyorlar. Bu bombalama işleri böyle sürüyor ve sürecek. İnşallah Saddam da gazaba gelir diyer parçalardaki Kürtleri bombalar.Böyle karşılıklı bombalamalarla hem biz,  hem Saddam, hemde diyer komşularımz şu Kürt belasından kurtulur.

Son Güncelleme (Pazar, 01 Mayıs 2011 20:23)