Çarşamba, 26 Eylül 2018
Anasayfa Diğer Yazılar Sayın Çürükkaya,

Sayın Çürükkaya,

meclisSAYIN CÜRÜKKAYA, LÜTFEN O TOPLANTIYI YAPMA !
Gönderen: Tarih Avcisi (IP Kaydedildi)
Tarih: 19 May, 2008 08:31
SAYIN ÇÜRÜKKAYA O TOPLANTIYI YAPMA !
--------------------------------------------------------------------------------
Sayın Çürükkaya,
23 Yıllık, hasbelkader arastırmacı bir Kürt siyasetçisi olarak, tüm Kürt siyasetçilerini 1985' ten, sizi de 1992'den, yani Sürgünde Kürdistan Parlamentosu Baskanı sectiğimizden beri tanırım...
Hemen hemen her hafta yapılan Halk Toplantılarındaki konuşmalarımızdan eminim siz de beni tanırsınız..
 

Sizinle o toplantılardan birisinde tanışmıştık ve aramızda bir “cigara ikrami kadar" hatır ve hukukumuz vardır...

 
Neydi o bin yıllık köle, mazlum halkımızın /Halklarımızın  sevinçli, müzikli, çoşkulu günleri !
Onbinleri bulan toplantılar, yüzbinleri aşan yürüyüşler, meydanları ve stadyumları taşıran sevinçten çıldırmış yurtseverler..
Özellikle 1992'de Bochum Stadyumunda, Dünyanın her yerinden yüzlerce otobüsle kafile kafile gelmiş, renk renk giysili Kürdistanllıların ilk BAĞIMSIZLIK-ÖZGÜRLÜK ŞÖLENI...
Ve ben Yalçın Küçük denilen provokatör ajitatörü ilk kez orada gördüm... “Sevgili Apo Kardesim, Kürt kardeşlerim“ diye başlayan bir konusma yapmıştı ve kitlemiz onu çılgınca alkışlıyordu. !..
Serde dedektiflik var ne de olsa.. “Hele şu cücüke bir de yakından bakkayim“ diye yaklaştım ve yakından bakınca, onun, konuşma metnini (belki de MIT yazmıştı..) okurken ellerinin ve tüm vücudunun tir tir titrediğini gördüm...
Kendisini adeta 10. Yıl Nutku'nu okuyan Misto Kemal sanıyordu ve kendisinden geçmişçsine, salyalar saçarak okuyordu...
Onun halkımızın başına bela edilmiş ne menem birisi olduğunu, yakından da
görmüş, Kürt medyasında da yazmmıştım ama aldıran yoktu !...
.............
Gelelim size: 1992'deki Milletvekili ve Parlamento Başkanı seçim günü siz detıpkı Mısto Kemal gibi frak giymiştiniz ve çok yakışıyordu...
Gözlerimizi size bakmaktan alamıyorduk...
Lanet olsun, Misto Kemoluk hepimizin içine işlemiş!
Bilincimiz o ifriti ne kadar reddetse de, bilinç altımız hep ona benzemeye calışıyor !!!
Sanırım Yalçın Küçük, “Imrali Kekliği“ ve siz de dahil hepimiz, onun gibi olmaya, vatan kurtarmaya, frak giymeye özenirdik hep...
Ve nedense, top-lum olarak top-allara, körlere, delilere pek değer veriririz...
Onun koruması “Ermeni-Kürt-Laz- Rum celladi“ Topal Osman'dı !..
Sizinkisi ise; Topal Onbaşı !.. Benimki de Topal Topuş (Köyümüzün en güzel kızıydı, topaldı ve hem yavuklumuz, hem de korumamızdı...)
Sizi sanırım iki ay kadar önce, sokak çoçukluğundan birden bire dört tv kanali (!) sahibi olan Mehmet Çoban'ın dördü de üçkağıtçı (falcı, kumarcı, faşist..) olan Tv kanallarından birisinde, “Portreler“ programında PKK, APO ve Ergenekon hakkında saatlerce açıklamada bulunurken görmüştüm; ve bir yandan MÇ'nin eşi, sizin yagğlıboya resminizi yapmaya çalışıyordu...
Bendeniz resim eğitimi almış ve sergiler açmış birisi olarak, doğruyu söylemem gerekirse, ressamlığa özenen o sayın bayanın çizdiği diğer tüm portreler gibi, sizinki de çok kötü ve acemiceydi; ve sanki karikatürünüzü çizmişti!.. Buna rağmen siz nezaket gereği, resmi çok beğendiğinizi söylemiştiniz...
Ve sizi en son, birkaç hafta önce Hamburg'un en kalabalık ve en geniş bulvarı olan Steindamm'da tek başınıza gezerken görmüş, dogrusu cok şaşırmıştım !
Dikkat çekmeyelim diye yannıza gelmedim.
Çünkü, orası boydan boya eski ve yeni PKK'li hevallerimizle kaynar...
Cesaretinize doğrusu cok şaşırmıştım...
Üstelik yanınızda ve çevrenizde tek bir korumaniz, hatta Topal Onbası da yoktu (!); ve siz her tür tehlike ve saldıraya açık, uyuyan bir bebek kadar savunmasızdınız...
Neyse, izninizle gelelim 7 Haziran'da yapacağınız toplantıya...
Internetteki ilanınızı okuyunca, ona da çok şaşırdım !
Tamam, Ergenekon konusunda kitabını yazdınız, söyleyeceklerinizi söylediniz, internette de yaziyorsunuz.. Binlerce insan sizi okuyor...
Peki ne gerek var Alman Devleti'ne ait bir kurumda 40-50 kisiye (hadi diyelim 100 kisiye) seminer vermeye ?!..
Üstelik eminim; o toplanti veya seminere, Kürt ve Zaza yurtseverlerden cok, iti-miti, bagini koparan ne idügü belirsiz her tür insan gelecektir!..
Öyle degil mi ?!..
Üstelik artık muhafiziniz Topal Onbasi da yok !
Bu nedenle, sayın Çürükkaya, yerinizde olsam, bu semineri yapmazdım...
Sizi zaten tanıyan, takdir eden eder, etmeyen etmez...
Son olarak diyorum ki; Bazen başımıza en büyük belayı, “cesaret“ dediğimiz o ahmakça yanımızla, “ego“ dediğimiz, o kahrolasi doyumsuz yanımız açar !!!
Selamlar, saygılar.
TARİH AVCISI
19 Mayıs 2008

Son Güncelleme (Çarşamba, 15 Ağustos 2018 19:28)