Cumartesi, 18 Kasım 2017
Anasayfa Yazılar Portreler PKK yi Kimler Kurdu? 5

PKK yi Kimler Kurdu? 5

 

 

 

 

aytenpisarSelim Çürükkaya / 99 – Edip: Kars doğumlu Türk kökenlidir, grubun kuruluş çalışmalarına burada katıldı. İdeolojik yönü güçlü biriydi. Darbeden önce yurt dışına çıkabildi. Özellikle 1986’lardan sonra Avrupa’da görevler üslendi. Bir ara Avrupa kooardinatörlüğü yaptı. Öcalan’ın diktatörlük sitemini Kürtler arasında Avrupa’da yerleştiren kişilerden biri oldu. 1988 yılında Fransa’da Longo mayi çiftliğindeki Örgütün eğitim kampında Duran Kalkan ve Ali Haydar Kaytan tarafından tutuklandı. Burada kurulan uyduruk bir mahkemede yargılanarak idam cezasına çarptırıldı. Mezarı kazılırken tutuklu olduğu çadırdan kaçarak Longo mayi kooperatifinin başkanına durumu izah etti.   Kazılan mezarları gören başkan, Edip’e sahip çıkarak ideolojik eğitim amacıyla bu kooperatifte bulunan PKK’lileri kovdu. Öcalan’ın devreye girmesiyle Edip tekrar geri döndü, önce Yunanistan’a yollandı ardından Öcalan’ın talimatı ile Mardin eyalet koordinatörü olarak atandı. 1991 tarihinde Bekaa vadisinde Öcalan’ın önayak olduğu bir çalışmayla Türkiye partisi adı altında bir parti kurulmak istendi. Anlatıldığına göre bu partiyi PKK içindeki Türk kökenliler kuracak ve Türkiye halkına da bu parti öncülük yapacaktı. Bu aşamada Edip kendisinin yardımcısı konumunda Olan Madiha Bahtiyar ile birlikte Mardin bölgesini terk ederek İstanbul’a gitti. Bu partiyi biz kuracağız açıklaması yaptı. Bekaa’da bu haberi alan Öcalan, Edip ile Mediha’nın ölüm kararını vererek İstanbul’a tetikçiler yolladı. Bir Mardinlinin evinde ele geçirilen Edip, başına bir çuval geçirilerek boğuldu, İstanbul’daki bir çöplükte üzerine benzin dökülerek yok edildi. Mediha tutuklu olarak bir grubun denetiminde Şam’a Öcalan’ın yanına götürüldü.

100 – Mediha Bahtiyar: Eskişehirli Bir kasabın kızıdır. Örgüt içinde Elif kod adını kullanıyordu. Mardin Eğitim Enstitüsü’nde öğrenci iken Kemal Pir’in ilişkisi sonucu grubun çalışmalarına katıldı. Mardin bölgesinde, Batman’da çalıştı, yurt dışına çıktı, önemli görevler üstlendi, gerilla komutanlığı yaptı, Edip ile birlikte Mardin bölgesini terk ederek İstanbul’a gitti. Şam’da sorguya alındı. Meral Kıdır’a teslim edilerek İstanbul’a yollandı. Meral Kıdır ekibi tarafından öldürülerek gömüldü. Örgütün Türkiye’deki gazetesi özgür gündemde “Polis Elif’i kaçırdı” başlıklı bir haber yazıldı ve kimse onun akıbetini dahi soramadı.

101 - Mahmut Bilgili: Ankara Hukuk Fakültesi’nde öğrenci iken grubun çalışmalarına katıldı. Mezun olduktan sonra Diyarbakır’da avukatlık bürosu açtı. Hem avukatlık yapıyor, tutuklanan örgüt militanlarının davalarına bakıyor, hem de örgütsel çalışmalar yapıyordu. 12 Eylül darbesinden sonra PKK davasının avukatlığını yapmaktan dolayı tutuklandı, Diyarbakır zindanına konuldu, korkunç işkenceler gördü. Bazı itirafçılar, “örgüt militanıdır” diye üzerine ifade verdi. Onurunu koruyarak bu cehennemden kurtuldu. Türkiye’de yaşamanın zor olduğunu fark edince, yurt dışına çıktı, Hollanda’ya iltica etti. PKK içindeki değişikliği Hollanda’da fark etti. Onunla görüşen PKK’nin Avrupa sorumlularından Duran Kalkan kendisini Suriye’ye Abdullah Öcalan’ın yanına yollamak istedi. Bütün ısrarlara rağmen Mahmut gitmeyi ret etti. Bu durum karşısında Avukat Mahmut Bilgili’yi Şam’a getiremeyeceğini anlayan Öcalan, onun ölüm kararını verdi. İnfaz kesin yapılacak, ama hiç bir iz bırakılmayacaktı. Mahmut bir eve misafirliğe çağrıldı. 1987 Mart ayının başında zehirlenerek öldürüldü. Cesedi satırlarla parçalandı. Bir kaç torbaya konuldu ve Hollanda da pislik kanallarının birine atıldı. 26 Mart’ta Twente kanalında bulundu. Kürt asıllı olan Mahmut Bilgili’nin mezarı Kayseri’nin Sarız ilçesindedir ve mezar taşı üzerinde “Av. Mahmut Bilgili PKK tarafından katledildi” diye yazılıdır. Mahmut Bilgili’nin ölümü üzerine Hollandalı emekli komiser Dolf Van Soest ile araştırmacı gazeteci Elzo Springer “Moord op Olof Palme” adlı bir kitap yazdılar Bilgili İle Palme cinayeti arasında bağlantıların olduğunu ileri sürdüler.

102 A. Kerim Saruxan: Doğu Beyazıt’ta öğretmenken grubun çalışmalarına katıldı. Mardin bölgesinde faaliyetlerini sürdürdü. 12 Eylül Darbesiyle birlikte yurt dışına çıktı, Avrupa’ya ulaşınca burada Kürt kitleleri içinde çalışmalar yürüttü. 1985 yılında Çetin Güngör ve arkadaşlarının yaptığı eleştirilere benzer görüşlere sahipti, örgüt içindeki uygulamalardan rahatsız oldu ve tedrici olarak ilişkilerini kesti.

103 - İdris Ökmen: Kars doğumludur. Lise yıllarında mücadeleye katıldı. 1976 yılında Kars’taki kuruluş çalışmalarında yer aldı. Askeri darbeden sonra bir yolunu bularak Libya’ya gitti. Burada Kürt işçiler arasında Ulusal kurtuluş mücadelesinin düşüncelerini yaydı. Ardından Bekaa Vadisi’ne döndü, buradaki toplantılara, konferanslara katıldı, Avrupa’daki Kürt kitleleri arasında çalışmalar yürütmek İçin Fransa’ya gitti. Örgütün buralarda düzenlediği eğitim çalışmalarının sorumluluğunu üstlendi. Ülkede başlayan gerilla savaşının uzağında kalmak istemedi, Bir grup arkadaşı ile Birlikte Şam’a döndü, buradan Güney Kürdistan’a geçti. PKK-Merkez komite yedek üyesi olan İdris, 15 Nisan 1985'de, M. Rauf Orbay ve Ozan Sevkan'ın da içinde bulunduğu bir grup arkadaşı ile G. Kürdistan da detayları bilinmeyen bir çatışmada yaşamını yitirdi.

104 - Hüseyin Makal: Kürdistan Devrimcileri grubunun kuruluş aşamasında çalışmalarına katıldı. Dersim doğumluydu. Kars’ın Digor-Pazarcık ilçesinde öğretmenlik yaparken yörede örgüt çalışmalarına güç kattı. Halk arasında çok sevilen bir insandı. Kars bölgesinin yöneticisi konumundayken 12 Eylül Askeri Cuntası iş başına gelince, bir grup arkadaşı ile birlikte dağa çıktı. Bir müddet dağlarda kaldı, daha sonra bir çatışmada yaralı olarak esir düştü. İşkenceler karşısında direndi, mahkemelerde Kürt halkının haklı davasını savundu. PKK’ye katılan gençlere göre yaşlı olduğu ve tutarlı bir duruş sergilediğinden cezaevlerinde de sevilen bir konuma geldi. Uzun süre Erzurum Sıkıyönetim Cezaevlerinde kaldı. Onun bu durumunu hazmedemeyen cezaevleri gittiği her yede sürgüne yolladı. 15 yıl kadar tutsak kaldı. 1991 tarihinde tahliye oldu. Yaşı ellinin üzerinde olmasına rağmen gerilla olarak dağa çıktı. Güney Kürdistan'da hastalandı. Kısa zamanda hastalığının kanser olduğu anlaşıldı. Tedavi olmak amacıyla İran’a gitti, burada yaşamını yitirdi.

105 - Abbas Göktaş: Kars Tuzluçayır doğumluydu. Ankara’da üniversitede öğrencisi iken grubun kuruluş çalışmalarında yer aldı. Özellikle Kars bölgesinde çalışmalarını sürdürdü, sorumluluklar yüklendi. 12 Eylül darbesi olunca aranan arkadaşları ile birlikte dağa çıktı. Yakalandı, Erzurum cezaevinde yargılanması sürüyorken 1983 yılında itirafçı oldu.

106- Mehmet Okçu: Ağrı Doğubayazıt doğumludur. Ankara öğretmen okulunda öğrenci iken 1975 Yılında grubun çalışmalarına katıldı. Doğubeyazıt’ ta öğretmen olarak atanması yapılınca buradaki çalışmalara dâhil oldu. 12 Eylül darbesi gelmeden tutuklandı, polis soruşturmasında direnişçi bir tavır sergiledi. Erzurum cezaevinde kaldı. 1984 yılında tahliye oldu. Suriye’ ye çıktı. Buradan Bekaa vadisine ulaştı. Bekaa da sorumluluklar yüklendi. Bir müddet sonra Güney Kürdistan’a geçti. Gerilla kamplarında askeri eğitim göründü, gerilla olarak kuzey Kürdistan’a gitti. Ocak 1991 tarihinde Türk ordusuyla girdiği bir çatışmada yaşamını yitirdi.

107- Bişar Akbaş: 1952 yılında Mardin’in kasabası Nusaybin’de doğdu. Ceylanpınar’da öğretmenken grubun çalışmalarına katıldı. 12 Eylül darbesi öncesi tutuklandı. Diyarbakır zindanına konuldu. Zindanda inanılmaz bir direniş sergiledi. İşkenceciler onun gibi sert kayaya çarpınca yenildi. 1984 yılında 49 gün süren ölüm orucunda kaldı, gözleri göremez durumdayken, Diyarbakır askeri hastanesinde ailesi ile görüştürüldü. Eşine bakıp “baba nasılsın?” deyince, babası oğlunun gözlerinin görmediğini anladı. Ölüm orucu bir anlaşmayla sonuçlanınca, Bişar Akbaş uzun bir süre sonra komadan kurtuldu. 1987 yılında Diyarbakır Cezaevi’nden Antep Cezaevi’ne sürgün edildi. Burada tutuklu iken PKK içindeki ilişkileri gözlemledi, cezaevindeki PKK sorumlularıyla ilişkileri bozuldu. Neticede onların katıldığı koğuştan ayrılarak tek başına bir koğuşta kalmaya karar verdi. 1990 yılında tahliye olunca, Ceylanpınar’a döndü. Bu kasabada halkın çok korktuğunu, Emniyet müdürünün terör estirdiğini gördü, tanık oldu, hapis arkadaşı İsmail’i buldu, kafa kafaya verip konuştu, iki silah temin etti, İsmail ile birlikte Ceylanpınar Emniyet müdürlüğüne gitti. Emniyet Müdürünü sordu, odasına gitti, silahını çekti vurdu, İsmail ile birlikte dışarı çıktı, artlarına jandarmalar takıldı, “dur” dediler. Bişar hoca tenezzül edip ardına bile bakmadı, hiç bir şey olmamış gibi yürüdü, arkadan taranarak 25.05.1990 günü öldürüldü.

108 M. Şükrü Gülmüş: 01.01.1954 yılında Batman’da doğdu. 1976'da, Muhsin kod adlı (Mazlum Doğan)'la tanıştı. Öğretmen olan Gülmüş, Batman’da çalışmalarını sürdürdü. Hayri Durmuş ile tanıştıktan sonra faaliyetlerini profesyonel alarak Kızıltepe’ye kaydırdı. Önce Kızıltepe, ardından Mardin sorumluluğunu üstlendi. 1979 tarihinde aranır duruma düşünce Suriye üzerinden Lübnan’a geçti, Filistin kamplarında Halil Ataç, Kemal Pir ve yirmi kişilik bir grupla birlikte askeri eğitim gördü. Geçici MK üyesi sıfatıyla 1980 yılında bir arkadaşıyla birlikte müdahale amacıyla Kürdistan’a geri döndü. Fakat yakalanarak Diyarbakır cezaevine atıldı. Zindanlardaki direnişlerde yer aldı, mahkemelerde siyasi savunmalar yaptı. Zor koşullarda hep direnen arkadaşları ile birlikte hareket etti. İşkenceler bitince arkadaşları ile belirli konularda anlaşamadı ve tecrit edildi. Tahliye olunca, Öcalan tarafından Bekaa’ya çağrıldı. Bir müddet Bekaa’da kaldı. Türkiye’deki örgütün basın yayın sorumlusu olarak İstanbul’a yollandı. Özgür Gündem gazetesinin genel yayın sorumlusu iken, 500 kitap sayfası tutan Öcalan, Yalçın Küçük röportajının tümünün günlük bir gazetede yayınlanmasının mümkün olmadığını söyleyince, Öcalan’ın emriyle gazete kapatıldı, Şükrü gülmüş ve gazetenin diğer yöneticileri özeleştiri, yani “soruşturma sürecine” alındı. Ciğerlerinden siroz hastalığına yakalandığı için bazı arkadaşlarının yardımıyla Almanya’ya gitti, ölüm tehlikesi geçirdi, ciğeri alınarak bir Fransız’ın ciğeri takıldı. Uzun süre “sakıncalı piyade” olarak görüldü. Öcalan’ı ve Kürtler içinde kurduğu sistemi eleştirince, örgt ile  olan ilşkileri bitti. Hâlâ Almanya’da yaşıyor.

Üstte soldan sağa: 1 Süleyman Günyeli, Şükrü Gülmüş, Mediha Bahtiyar

Alttakiler soldan sağa: Bişar Akbaş, Ayten Yıldırım.

 

Devam edecek


Son Güncelleme (Pazartesi, 09 Nisan 2012 11:50)