Pazar, 19 Kasım 2017
Anasayfa Yazılar Güncel PWD ye geçmiş olsun ve ardındakiler

PWD ye geçmiş olsun ve ardındakiler

 

 

eski Selim Cürükkaya / Dün Güney Kurdistan' da Suleymaniye  ile Hevler arasindaki Koye kasabasında ilginç bir olay oldu. PWD yöneticilerinden  Nizammetin Taş` ın bize aktardığına göre  olaydan bir müdet önce  evlerinin bulunduğu mıntıkayı çeken gizli bir kamera bulmuşlar ve bu kameranın yakınında arkadasları pusu atmışlar. Pusuyu fark etmeyen üç kisi, Kamerayı almak isterken engellenmişler, önce kavga, ardından sillahlı çatısma çıkmış, kamerayı yerlestirenlerden biri yakalanmış ve asayişe teslim edilmistir.

 

Aradan bir kac saat gecmeden saldırganın KCK li olduğu anlaşılmıştır. 

Nizamettin Taş ve bir gurup Eski PKK li komutan, 2004 Yılında Abdullah Öcalan ve ona tabi olan PKK nin politikalarını yanlış bularak, Qandil dağından ayrıldı, Koyê kasbassına yerleşerek burada  "Yurtsever Demokrat Parti" isminde  bir örgüt kurarak siyasi faaliyetlerini  devam ettirdiler.

Öcalan ve Qandil`deki kılik, bu ayrılanlari "ulusal hain" ilan ederek, hepsinin hakkında ölüm kararı aldı. Bu kararın hemen ardından PKK nin merkez üyesi Kani Yilmaz, Türkiyedeki legal partinin başkan yardımcısı Hikmet Fidan, Kani Yilmaz in söförü, Örgütte önmli görevler yüklenmiş  bir Suriye Kürdü, birde Iran Kürdünü katlettiler. Nizamettin Taş ve arkadaşları O günden beri ölüm tehdidi ve KCK nin ablukası altında kendilerini koruyarak yaşıyorlar.

Bu acıklı ve utanc verici durumu KDP ve YNK, ayni zaman da Goran hareketi de  çok iyi biliyorlar. Biliyorlar ama seslerini çıkarmıyorlar! Çünkü ortadoğuda geçerli olan akçe güçtür, insanlik, akıl ve vicdanın hiç bir önemi yoktur!

 Kamera olayina gelirsek; KCK veya Qandil neden PWD lileri izlemek için evlerinin yakınına kamera yerleştiriyor? Türkiyedeki ergenekon örgütü, daha sonra mit, muhaleflerini kamera ile izliyorlardı. Onlarin evlerine bürolarına, hatta yatak odalarına bile gizli kamera yerlestiriyorlardı. MİT imalatı olan KCK, bu yöntemleri sahibinden mi öğrendi? 

Kendinden ayrılan muhalifleri gizli kamera ile izlemek, KCK de bir ilktir sanirim. 
Peki izleyip te ne yapacaklardı? 
PWD nin lideri konumundaki Nizamettin TaŞ` ın ifadelerine göre, kendisini ve arkadaşlarını toptan katletmek için bu kamerayı oraya yerleştirmişlerdir.

Gerçekten katlederler mi? 
Bana göre ederler!
Ama Nizamettin Taş; bize saldırı yapmalarının nedenlerini anlayamıyorum demeye getiriyor.
Sevgili Nizamettin, bu örgütün yazılı olmayan kanununda ayrılmak yoktur. Ayrılan"haindir ve öldürülür" diye emri vardır.
Bizler o örgütte yönetici iken de bu kanun vardı , her an, her zaman da uygulanırdı. Ve biz de yurtseverlik gereği buna sessiz kalıyorduk! 
Siz de  ayrılmışsınız ve niye bizi öldürmek istiyorlar, biz anlamıyoruz diyorsunuz!
Anlamıyorsanız lütfen artik anlayınız!
Buna rağmen anlayamıyorsanız,  sen ve Ebubekir gidin PKK Merkez Komite Üyesi Resul Altınok`un gömüllü olduğu çukurun üzerine ve sorunuz, deyiniz ki Resul, neden bizi öldürmek istiyorlar? Resul size; "hangi gerekçe ile beni öldürdülerse, aynı gerekçe ile sizi öldürüyorlar" diyecektir.

Birde; “PKK'ye karşı bir düşmanlığımız ve bu temelde bir çalışmamız da olmamıştır ve olmayacaktır,” diyorsunuz. Kendisinden ayrılanı öldüren, eleştiri yapanı imha eden, Kürtlerin bütün ulusal talaplerinden vaz geçen, bölge devletlerinin piyonu haline gelen bir zihniyete nasıl “önemli bir ulusal güçtür,” diyebiliyorsunuz?

Hakkınızda  ölüm kararı alan ve bu kararı uygulayanlara nerdeyse "arkadas" diyeceksiniz. Kürtlerin gençlerini katledenlerle arkadaşsanız, benim size söyleyecek bir lafım yoktur.

Birde diyorsunuz ki ulusal bir kongrenin yapıldığı bir sırada bizi katletmeye kalkmalarını  anlamıyorum!

Anlamıyorsanız ben anlatayım size: 

1984 tarihinde, 15 Ağustos 1984 silahlı atılımı baslamadan önce, Güney Kürdistanda ki mağaralarda elinizde çok sayıda tutuklu vardı, bunların hepsi sizin arkadaslarınız, bir kısmı da sizin yöneticiniz idi.
Bunların arasında PKK Kurucuları, Merkez komite üyeleri, Resul Altınok, Saime AŞkin, Suphi Karakuş ve PKK üyesi Bircan yıldız vardı. 

15 Ağustosta 1984 te Eruh ve Şemdinli de baskınlar yapılınca,  bu baskınların sesi bütün Kürdistanda yankılanınca ve bütün kulaklar sadece bu baskınların sesiyle dolunca, Abdullah Öcalan'ın talimatiyla Güney Kürdistan mağalarında tutuklu olan yurtseverler kurşuna dizilerek yok edildi ve kimselerde ölüm haberlerini duymadı.

Biz o zaman Diyarbakır cezaevinde tutukluyduk ve bu olayın ayrıntılarını siz benden çok daha iyi bilirsiniz.


Belkide bu olaylar karşısında  hala suskunlugunuzu sürdürdüğünüz için izleniyor ve öldürülmek isteniyorsunuz. Veya hayatın garip bir cilvesidir bu!

 Bu gün Suriye Kürdistanında “Rojava devrimi”  denilen bir palavra ile kuzey Kürdistanda kendi taraftarlarının kulaklarının doldurdular, Hevlerde olacak olan kongreyide, tipa yapıp bütün kulakları kapattılar ve bu ortamda sizi katletmek istediler.

Siz bunu anlayamacakmısınız?

Resul Altunok` un, Saime AŞkın`ıin  Süphi Karakuş `un Bircan Yıldız`ın ve daha adını burada veremediğim onlarca Kürt yurseverinin  ruhu ardınızda dolaşıyor. 

Öcalanı dinleyen, yaptıklarının bilincinde olmasına rağmen, dediklerini emir olarak telaki edenler bir ihanet ve cinayet şebekesidir.  
Bunların kongreleri ancak ulusa ihanet kongreleri olur. 
Çünkü bunlar Kürt halkının düşmanlarının  elinde halkımıza karşı kullanılan soğuk ve öldürücü aletlerdir sadece.
Ve bundan sonra  bana göre KCK eliyle hangi Kürt öldürüldüyse, bunun tek bir sorumlusu vardır. Oda Türkiye başbakanı Rejep Tayip Erdoğan' dır. Çünkü O, hem AKP nin genel başkanı, hem de KCK nin genel başkanıdır.
 
Sizler geçmiş olsun derim, üzüntülerimi ifade ederim, ama gerceği kavrayamadığınız içinde üzüntülü olduğumu bilmenizi isterim.

 

Yorum ekle

Son Güncelleme (Pazartesi, 02 Eylül 2013 08:16)