Çarşamba, 21 Kasım 2018
Anasayfa Yazılar Makalelerim Qandil Dağına İlk ve Son Seslenişimdir!

Qandil Dağına İlk ve Son Seslenişimdir!

Qandil Dağına İlk Ve Son Seslenişimdir!

Selim Çürükkaya / Sayın Karasu, Bayık, Karayılan, Altun ve Kaytan, ülkemiz Kürdistan ın dört bir yanı ateşler içinde. Anneler kan ağlıyor, Babalar çaresiz, şerefımiz, namusumuz, haysiyetımiz ayaklar altında. Kadınlarımız bu çağda köle olarak pazarlarda satılıyor

 
Qandil Dağına İlk Ve Son Seslenişimdir!
 

Xanekin, Şengal, Kobani den hewarlar şivanlar yeri göğü inletiyor. 

Biz ulus olarak büyük bir felaketle karşı karşıyayız.
Önce bu felaketin ne olduğunu size anlatayım: 
Sizde çok iyi biliyorsunuzki, Suriye rejimine karşı isyan başlayınca, bu isyancılara ilk desteği veren ülke Türkiye idi. Isyancılar içindeki en barbarı işid grubu, Türk subayları tarafından organize edildi, eğitildi, sillahlandırıldı.
Bu örgütün uluslararası militanları Türkiye üzeri Suriye ye yollandı. 
Bu günkü Türkiye Başbakan ı Ahmet Davutoğlu İşid ın organizatörü ve mimarıdır.
Bu örgütün kimyasını bilen kişidir. Buna hiç bir kuşkum yoktur!

İşid i Kürtlere saldırtan Türk Hükümetidir. Sizin reyber olarak kabul ettiğiniz adam, geçen yılki Diyarbakır Newroz konuşmasında, Misaki milli sınırlarının genişletilmesinden söz etmişti ve sizde bu açıklamayı alkışlamıştınız. İşte bu günkü ateş ve kan, bu günkü hewar u figan, bu günkü Türkiye ye doğru can havli ile kaçışın, bu açıklamanın içeriği  ile bir ilişkisi vardır.

 Türkiye Kürtlere karşı sandaviç taktiği izliyor! Önce İşid i Şengal e, ardından Erbil e saldırttılar.
Yapılan hesap şuydu, Erbil  düşecek, KDP, YNK ve Kürdistan federasyonu başkanı Barzani, Türkiye ye sığınacak ve yardım isteyecekti. Amacına ulaşmış olan Türkiye, dünyanın onayını alarak ‘kahraman komandosu’nu güney kurdistan a sokacak, danışıklı bir dövüş olduğundan dolayı Musul a kadarki toprakları  ele geçirecekti.

Davutoğlunun reyberinize  onaylattığı Misaki milli hikayesi böylece gerçekleşecekti.
Ama olmadı, biz Kürtler dışında her kes, her şeyi dinliyordu ve de biliyordu.
Yutmadılar!

Barzani dik durdu, kaçmadı, Türkiye den de yardım istemedi, Amerika ve Avrupa senaryoyu bildiklerinden, aniden müdehalle ettiler ve oyun bozuldu. 
Erbil düşmedi, Kürtler Kerkük ile birlikte Irak anayasasında tartışmalı olan bütün alanları ele geçirdi. 
Ve en önemlisi Barzani, 'referanduma gidip bağımsızlık ilan edeceğiz! dedi.

Bütün bu oyunları bilen siz, eğer yurtsever olsaydınız, Qandil den Hevler e iner, Barzani ile kucaklaşır, Suriye kürdistanındaki sınırı kaldırır, iki parçayı birleştirir ve bağımsızlık için birlikte cephelere giderdiniz.

Ama siz böyle yapmadınız!

İsid Kürdistan a ağır silahlarla saldırırken, siz basınla, ajanslarla, televizyonlarla, sözlü propagandalarla Kürdistan yönetimi ve peşmergeye saldırdınız.
Dünyanın Kürdistan silahlı kuvvetlerine ağır silahlar vermemesi için Alman parlementosuna baskın bile düzenlediniz. ‘Biz Kürtlerin bağımsız devlet kurmasına karşıyız’ sözünü sömürgecilerden önce siz söylediniz.

 Güney Kürdistan da ki oyun bozuldu, işid in arkasında Türkiyenin olduğu net olarak anlaşıldı. 
Rehine olayının bir senaryo olduğu açığa çıktı. 
Uluslararası camia karşısında Türkiye İşid i destekledi. 
Ve bu barbar örgüte karşı yapılabilecek hiç bir eyleme katılmayacağına dair tavır koydu. 
En önemli gerekçesi ise, İŞİD in elindeki Türk rehinelerdi. 
Bu gece itibarıyla rehine kozuda elinden alındı, tam da köşeye sıkışmışken, son hamleyi oynadı:
Bu kez İşid i Kobaniye saldırttı.

Ağır silahlarla üç dört koldan saldırdılar..
Ne merhamet nede aman dilediler....

Amaç, Kobani ve Suriye Kürtlerini Türkiye ye sığındırmak, ‘kahraman komando’yu yardıma çağırtmak, uluslararası bir onayla kantonları himayeye almaktır. 
Buda İmralı da pişirilmiş Misaki millinin genişletilmesinin diğer versiyonudur.

Bu durum karşısında siz ne yapıyorsunuz?

Karayılan dün Kuzey Kurdistanlı Kürt gençleri, Kobani cephesinde savaşa çağırdı.
Salih Müslüm Türkiye den yardım istedi.

 Seçtiğiniz yol  yol değildir!

Hiç bir silahlı deneyimi olmayan kuzeyli gençlerle, İŞİD in tanklarını ve zırhlı araçlarını durduramazsınız.
İSİD i Kobaniye saltırttan bizzat Türkiyedir, ondan yardım istemekle ya komik duruma düşüyorsunuz, yada maskenizi düşürüyorsunuz!

Eğer halkınızın katl eilmesini istemiyorsanız, eğer yurtseverlik denilen bir olguyu tanıyorsanız, hiç gecikmeden, Qandil dağından derhal inin! Erbil e gidin! Talabani ve Barzani ile kucaklaşın! Salih Müslümü de çağırın! Aranızdaki sınırları kaldırdığınızı dünya ya duyurun! Peşmergeyi Kobani ye yardıma çağırın! Serok Barzani nin  Kürtlerin ırzı ve namusu tehlike altındadır, Kobani için bütün Kürtler harekete geçmelidir çağrısına kulak verin! 
Bağımsızlık için savaşın!
Bu adımı atarsanız, bende Erbil e gelmeye hazırım!
Hedefimiz ulusal ordu, çok partili sistem ve bağımsızlık olsun!

Önünüzdeki tek seçenek budur.
Bu adım atılırsa, bütün dünya Kürtlerin arkasındadır.
Bunu yapmazsanız, biz bütün Kürtlerin elleri sizin yakanızdadı

Son Güncelleme (Cuma, 03 Ekim 2014 21:18)