Cuma, 22 Eylül 2017
Anasayfa Yazılar Güncel Nalet bayrağınıza!

Nalet bayrağınıza!

kurSelim Çürükkaya: Bu resme iyice bir bakın.

Bu Kürtler’in daha önce yaşadığı bir şehirdir.

Daha önce derken, bazılarınız iki ay önceyi, bazılarınız üç bin yıl önceyi anlayın.

Yani Türkler daha orta Asya’ da iken veya daha hiçbir tarihi kayıt Türkler’ den söz etmezken, Kürtler bu şehirde yaşıyorlardı.

Bazı maşaları bahane etiller, tankları topları, uçakları, cümle yıkıcı güçleri ile geldiler.

Kocaman bir şehri ve üç bin yıllık bir tarihi yerle bir ettiler.

Ve hiç utanmadan bayraklarını da bu harabelerin üzerine diktiler.

Şimdi şerefi namusu olan hangi Kürt, bu manzaraya bakıp Türk bayrağına saygı duyacak?

 
 

O bayrak orada işgalin sembolü değil mi?

O bayrak orada yıkımın sembolü değil mi?

O bayrak orada barbarlığın sembolü değil mi?

O bayrak oradaki caniliğin sembolü değil mi?

Sen benim ölümün üzerine, sen benim yerle bir edilmiş evimin üzerine, sen benim bombalanmış camimin üzerine bayrağını dikersen ve benden de "bu bayrağa saygı duy” dersen ve bende senin dediğini yaparsam, bende şeref, namus haysiyet kalır mı?

Bu gün gücün var, istediğin şehri yıkarsın, istediğin dağı yakarsın, istediğin kişileri asarsın.

Ama unutmaki bunlarla hiçbir yere varamazsın.

Cengiz Han ı düşün, oda bu coğrafyada zulüm yaptı, taş üzerine taş bırakmadı.

Şehirleri yağma etti, Çocukları yetim, kadınları dul bıraktı.

Timurleng  geldi, Sivaş şehrinin insanlarını diri diri kanallara gömerek yok etti.

Ne oldu bunların sonu ?

O cağrafyada kimse bunları iyilikle anıyor mu?

Sizden daha zalimdiler ve sizden daha yıkıcıydılar.

Ayakta kalabildiler mi?

Onların da bayrakları vardı.

Fil ve atatlar ordular vardı.

Ahmet Arif’in deyimiyle hepsi göçüp gittiler gölgesiz!

Zulümleri şerefsizlikleri barbarlıklarıyla.

Biz kalacağız yine bu topraklarda

Çünkü kökümüz burada, ne kadar keserseniz, yine filizleniriz orada.

Siz ise köksüzsünüz, kesmek, yakmak, talandır marifetiniz!

Sizi gelmiş geçmiş bir deprem gibi, bir kasırga gibi, bir veba gibi anacağız.

Ve analarımızın bedduaları yer yüzünden arşu alaya yükselecektir:

Allah evinizi başınıza yıksın

Mutluluk yüzü görmeyesiniz

Evladınız düşmanınız olsun

Cüzam hastalığına yakalanasınız

Adınız hep barbarlıkla, hayvanlıkla, kötülükle anılsın!