Cumartesi, 23 Şubat 2019
Anasayfa Yazılar Güncel

Güncel

Yalan Gerçeğe yenilecektir!

8eb2d3a7-04d8-4b61-be42-63fd082bb970-mSelim Çürükkaya / Diyarbakır cezaevi ile ilgili uydurulan yalanlar hakkındaki yazıyı yayınladıktan bir kaç gün sonra , tanımadığım birisi facebook üzeri bana hakaretler yapmaya başladı.

Adamın derdi nedir deyip sesli olarak kendisine bağlandım.
İlk sözleri yine hakaret içerikliydi. Dedim ki; bak senin bana söylediklerinin aynısını ben de sana söyleyebilirim.
O zaman konuşamayız. İki uygar insan gibi birbirimizi anlamaya çalışalım.

Kabul etti. İki saat kadar konuştuk. Benim ona anlattığım onun bana anlattığı her şeyi burada anlatmam zaman alır.

Adam öz olarak bana şunları söyledi: "Sen diyorsun ki; Gültan Kışınak doğru söylemiyor. Biz de biliyoruz, 1982 Yılında Esat Oktay Yıldıran Diyarbakır cezaevinde kadınlar koğuşuna girdiğinde bütün diğer katınlar ayağa kalkmış ama Gülten kalkmamış, bundan dolayı 6 ay köpek Co'nun hücresine atılmış cümlelerinin yalan olduğunu.


Ama bir kere bu yalan söylendi. Diyarbakır halkı da buna inandı, bu yalan halkın inancı haline geldi. Sen şimdi kalkıp bunun yalan olduğunu söylersen, halkın moralini bozarsın, düşmanca bir faaliyet içinde olmuş olursun" dedi.

Son Güncelleme (Salı, 05 Şubat 2019 13:30)

Devamını oku...

 

Öcalan: "Açlık Gerevi Bitsin"

50466348 233714150841283 7850190392967299072 n 600x330

Selim Çürükkaya / Bu sabahın erken saatlerinde Türkiye’de yaşayan hapis arkadaşımla Facebook üzeri bir görüşme yaptım. Arkadaşımın Öcalan ailesiyle kontağı vardı. Son olarak Abdullah Öcalan ile kardeşi Mehmet Öcalan’ın görüşmesiyle ilgili bildiklerini bana aktardı.

Anlattığına göre görüşme esnasında Abdullah Öcalan kardeşine, “git söyle açlık grevini bıraksınlar, benim durumum iyidir, sağlığım yerindedir, benim için kimse ölmesin” dedi.

Mehmet Öcalan bu haberi, iletmesi gereken yerlere iletti. Ama bir gün sonra Qandil dağından bir açıklama geldi. “Açlık grevi devam edecek, devlet Önderliğimizi, kardeşi ile görüştürerek açlık grevini kırmak istedi” dendi.

HDP genel başkanı Sezai Temel ise, “Öcalan’ın sağlığı iyidir, seçimlerde başarılı olmamızı istemiş” diyerek konuyu noktaladı.

Açlık grevleri, ölüm oruçları, devletin bu konudaki tutumlarını yakından bilen ve bu konularda hayli tecrübe sahibi olan ben, olan bitenleri yorumlamak isterim:

Devamını oku...

 

Diyarbakır Zindanı

46818494 2133652916685027 6490114691459710976 n 600x330Vengma / Diyarbakır Zindanı son kırk yıllık Kürdistan tarihinde bir başlık olarak değerlendirilmeyi hak  edecek bir konudur.

Bu zindan sadece işkenceleriyle değil, direnişleriyle de meşhurdur.
Pek çok yazar, bu cezaeviyle ilgili yazdıkları kitaplarda, sadece cezaevinde tutuklulara yapılan işkenceleri anlattı. Oysa orayı İşkenceleriyle birlikte direnişlerini de anlatmak gerekiyordu.

Selim Çürükkaya bu konuyu çok çarpıcı bir şekilde anlatmış. Hatta, “Diyarbakır Zindanında işkence görmek marifet değil, marifet işkenceye karşı konulan tavırdadır” der.

Bu filmde cezaevinde yatan tutukluları iki bölüme ayırıyor;

Kurbanlar ve aktörler!

Kurbanlar, sadece dayak yer, işkence görür, hakarete uğrar, pislik yer, konuşamaz,bağırır, acı çeker, yapılan hiç bir uygulamaya karşı koyamaz, buyrulan her şeyi yapar. Bu cendereden kurtulmak için çare düşünmez, umudu kırıktır. Direnişe ve kurtuluşa inanmaz.

Aktörler, kurbanlardan çok farklıdır. Onlar her koşulda direnir, bazen yenilir, yenikken bile yeniden diremenin ortamını yaratmaya çalışır. Çaresizliğin dibe vurduğu zamanlarda bile çare yaratır. Susmaz, cezaevinde susturulsalar bile mahkemede konuşurlar, can derdine düşmezler, fırsatları değerlendirirler, kendilerine  güvenirler, içlerindeki inanç ordularının sayısı zalimlerin ordularından daha kalabalık olduğunu bilirler.

Diyarbakır cezaevi bir laboratuvardır.
Ordan alınması gereken dersler vardır.
Selim Çürükkaya iki saat boyunca  bu cezaevini anlattı.
Alınması gereken derslerle doludur.
Biz bu filmi orada yaşamını yitiren, orada direnen, orada işkence gören herkesin anısına yayınlıyoruz.. 

Diyarbakir Zindanı Filmi

 

 

 

 

 

 

Son Güncelleme (Çarşamba, 16 Ocak 2019 20:12)

 

Paris Katliamının davası Sürmeli

paris-suikastiSelim Çürükkaya / Bu gün Youtube de Sakine Cansız’la ilgili bir video film izledim. Video film de anlatılanlara göre KCK, Sakine Cansız’ın katillerini ortaya çıkarmıştır. KCK’ ye göre Sakine katledildiği zaman, olayın “dış güçler,” yani Öcalan ile Türk devletinin atmak istediği barış adımını hazm etmeyenler yapmıştı. O tarihlerde Türk devletinin yetkilileri de bu “dış güçler” nakaratını terennüm ediyordu.

https://www.ensonhaber.com/zubeyir-aydar-paristeki-cinayetler-ozel-istihbarat-isi-2013-01-11.html

Zamanla katillerin adresleri ve kendileri değişti. AKP iktidarı ile Fetullah’çıların arası bozuldu. KCK eş başkanı Cemil Bayık, Olayın Fetullah’çılar tarafından yapıldığını söyledi.  MİT Müsteşarı Hakan Fidan da Cemil Bayık’a adres olarak Fetullah’çıları gösterdi. “Dış güçler” iç güçlere dönüştü.

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Ocak 2019 21:45)

Devamını oku...

 

Hz: Adem de Kürt

63a9ff93-fee0-4af4-a367-1027ec405abbSelim Çürükkaya / Tarihimiz inkar edilmiş ya.
Bize siz yoksunuz denilmiş ya!
Millet olarak bir şeyin yaratıcısı değilsiniz denilmiş ya.
Diliniz yok, kültürünüz yok, geçmişiniz yok denilmiş ya!
Bu durum bizde de Sayın Azad Sağnıç’ın psikolojisinin gelişmesine neden olmuş.
Böylesi bir baskıya, aşağılanmaya, inkara, maruz kalanlar, işi tersinden alan bir savunma mekanizması geliştirmeye çalışırlar.

Benim tarihim en eski tarihtir, hatta tarihi başlatan bizim millettir.
Siz daha yokken biz vardık.
Milattan önceleri her şeyi biz icat ettik.
Dilimiz en kadim dillerden biridir.
Kültürümüz yeryüzünün en güçlü kültürü olmasaydı bu kadar baskı ve zulüme rağmen yok olurduk.
Adem ile Havva Kürttür.
İspatı da şöyledir: “Allahu Taala Adem ile Havva’yı cennetten attığı zaman, Araf dağına düştüler. Bir müddet sonra kalkıp yürürler. Çıplak olduklarından örtünmek için, incir yapraklarıyla hayalarını örterler.

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Ocak 2019 21:45)

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...