Pazar, 19 Kasım 2017
Anasayfa Yazılar Röportaj

Röportaj

AFZ Röportajı

selfrankSelim Çürükkaya / "Öcalan, bir Alevi Seyidiyle görüştüğünde, ALi'ci, bir Hırıstiyan Papazla görüştüğünde, İSA'cı, bir İmamla görüştüğündeMUHAMMED'ci, bir yeşişciyle görüştüğünde, ÇEVRECi olurdu. Bir komünistle görüştüğünde 'dünyada tek bir Stalinci yaşıyor, O da Bekaa'dadır' diyordu. Bir Yezidi şeyhi ile görüştüğünde, "şeytana sempati duyuyorum" açıklamasında bulunuyordu. Böyle bir adam; Türkiye'ye giderse, iyi bir Kemalist olur, diye düşünüyorum"

ALGEMEİNE FRANKFURTER ZEİTUNG gazetesi ile

 23 ARALIK 1998 de yapılan Söyleşi:

 

   -AFZ: Bundan sonra Kürtler için sadece siyasi mücadele vereceğini söyleyen Öcalan'a ne kadar inanılır? Bu sadece birtaktik midir, yoksa gerçekten bir görüş değişiklıği mi?

Son Güncelleme (Pazar, 01 Mayıs 2011 20:40)

Devamını oku...

 

xenere cehenneminden kaçış

b-12978-cehennemSelim Çürükkaya /  Arif Bazencir kimdir?
Arif Bazencir 01.06. 1968 Bingöl de doğdu. Bingöl Ticaret lisesi mezunu, Dicle üniversitesi - Urfa meslek yüksek okulu muhasebe bölümünü bitirdikten sonra 1993 sonralarında Gerillaya katıldı. Erzurum eyaleti yönetiminde bölge komutanlığı yaptı. Bingölün büyük aşiretlerinden Azlıdır Babası TIP (Türkiye işçi partisi) ve SHP il başkanlığı yapmıştır. 19 Mayıs 2000 tarihinde Özgürlük insiyatifi adıyla kendilerini kamuoyuna deklere eden Komutanlardandır.

 

Selim ÇÜRÜKKAYA: PKK kamplarından ne zaman ve neden ayrıldınız?

 Arif BAZENCİR  : P K K den ayrılış gerekçemizi daha önce kamuoyuna yaptığımız açıklamada belirtmiştik. Kamuoyunda Özgürlük insiyatifi olarak bilinen gurupla birlikte 19 Mayıs 2000 tarihinde bizler, Güney Kürdistan daki PKK kamplarından ayrilarak Kürdistan dağlarına sığınmıştık.

 - : Nereye gittiniz, kendinizi nasıl korudunuz?
- : 19 Mayıs 2000 yılında gece silahlarımız ve telsizlerimizle PKK kamplarını terk ettik.

Son Güncelleme (Pazar, 01 Mayıs 2011 20:41)

Devamını oku...

 

Kürtlerin ateşle imtihanı

1234819624sadik02Selim Çürükkaya / Yazar  Sadık Yalsız Uçarlar bundan yaklaşık bir yıl önce, 
Kürt sorunuyla ilgili bir röportaj yapmak isteğini illeti.
Kendisinin kaleme aldığı Kürtlerin ateşle imtihanı adlı
Kitabında bu roportaja yer vereceğini söyleyince, kendisine güvendim,
Sorularına yanıt verdim. Kitabı yayınlanınca, röportajı yayınlıyorum

*************************************************************** 

Selim bey merhaba,

Kitaba katkılarınız için gerçekten minnetarım

Sorunun çözümüne dönük tutumunuz için de gerçekten çok teşekkür ederim

Bendeniz edebiyatçıyım veya öyle olmaya gayret ediyorum

Ama, bu kanserlermiş  sorunun çözümüne minik bir damla dahi olsa katkı sunmanın edebi çalışmalar kadar, hatta onlardan daha önemli olduğuna inanıyorum

Sizin gibi, sorunun içinde yer almış ve çözümü yönünde de en büyük işleve sahip olduğuna inandığım samimi, iyi niyetli insanların düşüncelerinin öncelikle kamuoyuna yansıtılması gerektiğine fazlasıyla inanıyorum.

Son Güncelleme (Pazar, 01 Mayıs 2011 20:43)

Devamını oku...

 

Zamanın kırptığı söyleşi

zamangazetesiSelim Çürükkaya / Yaklaşık olarak yirmi gün önce Zaman gazetesinden Selçuk Tapuci e mail üzeri bana ulaşarak Diyarbakır cezaevi ile ilgili tam sayfa  bir haber yapmak istediğini ve konuyla ilgili bilgi vermemi istedi. Hiç teredüt etmeden evet dedim. D.Bakır cezaevini anlatmak benim en önemli görevlerimden biri olduğu için evet dedim:   Selçuk bey benim yazdıklarımı kullanarak Diyarbakır cezaevi ile ilgili bir haber yaptı. Ben burada  Selçuk beyin yaptığı haberi,  benim ona yazdıklarımı ve haber yayınlandıktan sonra kendisine yazdığım eleştiriyi birlikte yayınlıyorum.
Lütfen Okuyunuz ve Türkiyede gezeteciliğin ne  durumda olduğu konusunda bir fikir sahibi olunuz!
Selçuk Tapuci imzalı Zaman gazetesinde yayınlanan haber:


"Diyarbakır Cezaevi, 'Dante'nin cehennemi' gibiydi"


Diyarbakır Cezaevi, adını, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra yaşanan korkunç işkencelerle duyurdu. Adeta bir 'işkence okulu' idi. Öyle ki, The Times gazetesi tarafından 29 Nisan 2008'de 'Dünyanın en kötü 10 cezaevi' içerisinde gösterildi.

Son Güncelleme (Pazar, 01 Mayıs 2011 20:45)

Devamını oku...

 

Zazaca bir Dil mi?

seliminElif orhan: Zazaca nedir,  sizce ayrı bir dil mi? Dımılki nedir, sizce Zazaca ve Dımılki'nın ortak ya da ayrıldığı yanları var mı?  Selim Çürükkaya:  Bana göre zazaca bir dildir. Bizim yakın köylümüz Züverli sayın Harun Turgut, arkadaşımdır. Uzun bir süreden beri nerdeyse ömrünün büyük bir kısmını zazaca konusunu araştırmaya adamış, bu konuda kalın zazaca bir sözlük kaleme alarak yayınlamıştır. Sayın Turgut o sözlüğün girişinde bir dil tanımlaması yapmıştır ve şöyle demektedir:

"Hiç eğitim görmemiş iki kişi, birbirleriyle konuştuklarında tam olarak birbirlerini anlıyorlarsa, aynı dili konuşuyorlar, birbirlerini hiç anlamıyorlarsa farklı iki dili konuşuyorlar demektir."  Ben sayın Turgut' un bu karmaşık olmayan tanımlanmasına olduğu gibi katılıyorum.

Ben sayın Turgut' un bu karmaşık olmayan tanımlanmasına olduğu gibi katılıyorum.

Son Güncelleme (Pazar, 01 Mayıs 2011 20:46)

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...