Pazartesi, 18 Şubat 2019
Anasayfa Yazılar Röportaj

Röportaj

Allah şifa versin

erdoSelim Çürükkaya / Güneybatı Kürdistanda olan bitenler üzerinde yazmak istiyordum. Çünkü Kürt düşünce dünyasında büyük bir kirlilik vardı. Yalanlar almış başını gidiyordu. Sahte bir devrim yalanları hızla yayılıyordu. Tam bu ara Gazeteci Ahmet Ün  İhlas haber ajansında yayınlamak için bu konuda bir röportaj yapmak istedi. Bende yazmak istediğim konunun geniş bir çevre tarafından bilinmesini  istiyordum.

Son Güncelleme (Cuma, 13 Eylül 2013 13:13)

Devamını oku...

 

Selim Çürükkaya Afrika da tutuklandı

tunizZeynel Çelik / Selim  ile Aysel' Çürükkaya'yı bir gün önce Tunus'a yolculamıştım.  Teli kapamadan "Selim yoldaş, sana Tunus'tan ne alayım?"  diye sormuştu, bende: "canının sağlığı! Ama bir osmanlı küllahı birde Deve sütü getirirsen iyi olur" demiştim.
 
Ben onları Tunus' ta sanırken birden Selim xoca msn de karşıma çıktı, başladık sohbet etmeye,  bakın başlarından neler gelmiş
Zeynel Çelik  : Merhabalar, tatil nasıl gidiyor?
Selim Çürükkaya:  Tunustan kovulduk!
 Zeynel : niye?
 

Selim:  Tunus Hamamet kentinin Elfida havalanında ailece tutuklandık, ardından özel bir uçağa konularak bir adaya yollandık.

Son Güncelleme (Çarşamba, 04 Temmuz 2012 16:58)

Devamını oku...

 

Terörist Kürtler ve onlara karşı kullanılacak Kürtler üzerine

 

 

selimSelim Çürükkaya /  Bugün Gazetesinden Seda Şimşek´e mülakat veren Yazar ve siyasetçi Selim Çürükkaya, röportajın Bugün gazetesinde yayınlanmasının ardından yaptığı açıklamada “Röportaj yayınlandı. Gazetenin hala Terörist Kürtler ve terörist Kürtlere karşı kullanılacak Kürtler mantığından vaz geçmediğini anladım. Çünkü bu bir devlet politikasıdır. Temelinde de Kürt halkının varlığını kabul etmeme gerçeği vardır. Kürt halkının varlığını kabul etseydi onun siyasi temsilcilerini de kabul eder, onların fikirlerini de meşru görürdü. Ama biz bu politikayı teşhir edeceğiz ve kıracağız. Seda hanımla yaptığım sohbetin tem metnini yayınlıyorum” diyerek röportajın orijinal halini yayınladı.

Son Güncelleme (Çarşamba, 29 Şubat 2012 16:53)

Devamını oku...

 

Çürükkaya: Savcılara ifade vermem

ergenekon

Madiya: Sitemizin yazarlarından Selim Çürükkaya Ülke TV ye açıkladı. Türk savcılarına ifade vermeyi ahlaki bulmuyorum. Çüknü falli meçhullerin asıl sorumlusu devletin kendisidir. Şu anda devlet kendisini, hakem konumuna, PKK lilerin bir kısmını katil, bizi ve bazı başka Kürt aydınlarını da tanık olarak kullanmak istiyor. Bu ahlaki değil, faili meçhul cinayetler,  PKK, hizbullah köy korucuları,asker polis tarafından işlenmiştir.

 

Bütün bu yapılar, Ergenekon adlı yapı tarafından yönetilmiş. Ve Ergenekonda Genel Kurmay Başkanlığının emri altında  inşaa edilmiştir. Devlet hakem değil Kuşkuludur. Bundan dolayı bu soruşturmayı devlet yapamaz, Kürt ve Türk tarafını gerçek olarak temsil edecek bir yapı tarafından bu soruşturmanın yapılması gerekiyor diye düşünüyoruz. Bu yapı da şu kesimlerden oluşabilir. Kürtlerin oyu ile seçilmiş beş milletvekili, Kürdistan daki barolardan beş avukat, Kürdistanda seçilmiş beş  belediye başkanı, Kürt pertilerden ve sivil toplum kuruluşlarından birer temsilci, Bunun tam karşılığı Türkeye den o kadar temsilciden iyi bir heyet oluşturulabilir. Bunlara ünlü bazı yazarlar dahil edilebilir. Böyle sivil ve adil bir yapı oluşursa. herkes çekinmeden gider hesap verir. İşte Çürükkaya nın tavrı:

Son Güncelleme (Cuma, 19 Ekim 2012 14:22)

Devamını oku...

 

Makbule kaçırılan kız kardeşi Ayten'i anlattı

Makbule-aytenKaçırılarak öldürülen kardeşiyle gittiği Alay Komutanlığında yaşadıklarını anlatan Makbule Öztürk, “Alay komutanı bizi sorguladı, Yeşil not aldı. Kimi kaçıracağına orada karar verdi” dedi.

Melik Duvaklı

1992’de kaçırılıp işkence ile öldürülen Ayten Öztürk, 19 yıl sonra Meclis İnsan Hakları Komisyonuna konuşan babası Hıdır Öztürk’ün “Gözleri oyulmuş, burnu ve kulakları kesilerek öldürülmüş bir evladın babasıyım” sözleri ile gündeme geldi. Ayten Öztürk’le birlikte Tunceli Jandarma Alay Komutanı tarafından Yeşil’e teşhir edilen kız kardeşi Makbule Öztürk STAR’a konuştu. Olayın yaşandığı tarihte 22 yaşında genç bir hemşire olan ve şimdilerde Almanya’da yaşayan Makbule Öztürk o günleri şöyle anlatıyor:

Son Güncelleme (Cuma, 16 Aralık 2011 07:25)

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...