Cumartesi, 18 Kasım 2017
Anasayfa Yazılar Kitap Yorumları

Kitap Yorumları

Talimatla Kitap yazmak 2

saki
 
Selim Çürükkaya / Sakine Cansız, 12 yıl çeşitli cezaevlerinde yattıktan sonra, 1991 tarihinde Çanakkale cezaevinden tahliye oluyor.

İstanbul’da legal ortamda çalışıyordu.

1991 yılının hemen başlarında Güney Kürdistan’da yapılan PKK nin 4. Kongresinde Mehmet Cahit Şener, Kongrenin divanında yer alan biri olarak, Öcalan’ın PKK içinde kurduğu diktatör sistemi dinamitleyecek eleştiriler ve öneriler ileri sürüyor.

http://www.kurdistanaktuel.com/Arsiv/manevi-yazarlarmz/mehmet-ener/7038-4-kongrede-neler-oldu-11.html

Üstelik bu öneri ve eleştiriler kongreye katılanların önemli bir kısmı tarafından onaylanıyor.

Dış güçlere dayanıp PKK’yi ele geçiren Apo’cu yapının o günkü polisi konumundaki Osman Öcalan, Mehmet Şener’ in 4. Kongrede yapmak istediklerini Şam’a rapor edince, Mehmet Şener derhal tutuklandı.

Mehmet Şener ile Sakine Cansız arasında duygusal bir bağ vardı ve ikisi Diyarbakır cezaevinde tutuklu iken kendi aralarında nişanlanmışlardı.

Mehmet Şener’in tutuklanması ve kongrede yaptığı eleştirilerinin Sakine tarafından duyulması durumunda tehlikeli bir durumun yaşanacağını düşünen Öcalan, Sakine’nin derhal Avrupa’ya ve ardından Bekaa’ya getirilmesini istiyor.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap yazmak 1

talimatla kitap yazmak h2798Selim Çürükkaya / Bizde ‘Ölünün ardından konuşulmaz’ diye bir söz vardır.

Bu söze bağlı kalarak hapis arkadaşım Sakine Cansız aleyhine bir şey söylemek istemem.

Onun kitabını, ( Hep Kavgaydı Yaşamım)  sağken yayınlatmayanlar, yaşamını yitirince yayınladılar.

Bu kitapta yazılanlar hakkında düşüncelerimi ve tanıklıklarımı anlatmak zorundayım.

Çünkü tarih ve yaşananlar çarpıtılıyor, şimdiki ve gelecek nesil aldatılıyor.

Sakine Cansız’la biz, 1991 yılında Bekaa vadisinde idik.

Ben 7 Mart 1992  günü oradan ayrılarak Almanya’ya geldim. Sakine’nin kitabından öğreniyorum ki; Kendisi de aynı  yıl Öcalan tarafından Güney Kurdistan a yollanıyor.

Burada resmi ideolojinin gardiyanı Ali Haydar Kaytan’ a teslim ediliyor.


Dağda tecrite alınan Sakine’ye: ‘kimse ile görüşmeyeceksin, kendini yazacaksın!’ deniliyor.

Son Güncelleme (Salı, 16 Şubat 2016 14:05)

Devamını oku...

 

Sıng that song

singSelim Çürükkaya nın yazdığı O Türküyü söyle,  öykü kitabı Sing that Song adı altında ingilizceye çevrildi ve Epubli yayınlarından çıktı. Bu kitabi edinmek isterseniz,  kitabın adını tıklayın ve nasıl edinebileceğinize bakınız !

Sıng That Song

Son Güncelleme (Perşembe, 16 Ekim 2014 13:35)

Devamını oku...

 

Ölüm ve Hacc üzerine

hacc Selim Çürükkaya / Üç mayıs günü sabahın erken saatlerinde kalktım, duş aldım, traş oldum, giyindim, hastahanede terminim vardı. Böbreğimdeki taşları aldırtacaktım. Saat dokuzda bekleme odasından bir hemşire beni aldı,  başka bir odada önüme sürülen kağıtları imzaladım. Önüme düşen hemşireyi takip ederek bir kabine girdim,: Bana rehberlik yapan  hemşire  beyaz bir ihram uzattı, "sana ait olan her şeyi çıkar, şu plastik torbanın içine koy, üzerinde sadece ihram olsun" dedi. Kabinin giriş ve çıkış kapılarını kapattım, hemşirenin dediklerini yaptım, üzerimdeki ihrama ve kendime bakarken bir gün önce okuyup bitirdiğim İranlı Filozof Ali Şeriati'nin ‘Hacc’ adlı kitabında anlattklarını hatırladım. Şöyle yazmıştı  Şeriati :’Artık elbiselerini değiştirmelisin. Elbise! O seni, senin insanlığını kendi içine alıp sarmıştır, örtmüştür. Elbise insanı giyer. Bir de  insan elbiseyi giyer derler, ne büyük bir yalan. Elbiseyle, insanın insan olma özelliği gizlenir. Kurt, tilki, fare veya koyun elbiseleri içinde  kendini gösterir. Elbise bir kandırmacadır, gizlemedir, yani “küfr”dür. Hakikattin küfre bürünmesidir, elbise.....
Elbise bir göstergedir, hicaptır, işarettir, semboldür, rütbedir, ünvandır, ayrıcalıklı olmaktır. Elbisenin renginin, biçiminin  ve modelinin  tek bir anlamı vardır:
BEN!
“Ben” demek “sen” demektir,  “siz” veya “biz” değil.! “Üstünlük”tür, “ayrıcalık”tır”, yani “sınır”dır, “tefrika”dır. Bu “ben”, soy soptur, ırktır, sınıftır, grupçuluktur, sülaledir, rütbedir, makamdır, değerdir, kişidir, ama “insan” değildir.....
Kefen giy, bütün renklerden sıyrıl.
Beyaz giy, beyaz ol. Her kesin giydiği rengi giy. Kabuk değiştiren yılan gibi “ben” olmaktan çık ve “insanlar” ol. 
 

Zerrelerle karışmış bir zerre ol, denizde kaybolmuş bir damla ol.

Son Güncelleme (Perşembe, 10 Mayıs 2012 19:47)

Devamını oku...

 

D.Bakır Zindani anlaşıldı, ya Bekaa!

tanrilarin yaratamadSelim Çürükkaya / “Tanrıların yaratamadığı cehennem Bekaa” adlı kitap üzerine yazmak gerektiğine inanıyorum. Bu kitap yakın bir zamanda Türkiye de yayınladı. Kürt aydınları bu kitap karşısında suskun kaldı. Türk basını ise yine her zaman olduğu gibi kendi  kirli amaçları uğruna kullanmaya çalıştı. Beni düşündüren Kürt aydınlarının bu kitap karşısındaki suskunluğudur. Oysa bu kitap öylesine bir kitap ki; ancak vicdanlarını yitirenler bu kitaptaki gerçekler karşısında suskun kalırlar.
Çok yakından tanıdığım mekanlar ve şehirlerde başlıyor Dara Botan denilen Roman kahramanının çocukluğu. Ağabeyisi Mahir benimde tutuklu olduğum Diyarbakır cezaevinde esir. Dara Diyarbakır cezaevi kapılarında  büyür. Annesi ve annelerle  ile birlikte dolanıp durur Diyarbakır cezaevinin etrafında. Yüreklerinin teline dayanıp dururlar burada analar, Diyarbakır’ ın yoksul mahallesi Bağları karış karış bilir Dara. Zindanda zulüm altında inleyen  herkesin  ailesinin dertlerini öğrenir, onarla birlikte ağlar, onlarla birlikte çareler arar, evlerinin kapısını her kese açar. 
 

Eylül karanlığı çökmüştür Diyarbakır’ın üzerine, korku egemen olmuştıur, puştluk her bir yana sinmiştir. Kimse kimseye güvenmemektedir. Dara, örgütten bir tek Dırej’e güvenmektetir. Arkadaşlarının tümü yurt dışına çekilmesine rağmen, Dırej, Diyarbakır’ da kalmıştır. Tutuklu ailelerine umut ve cesaret aşılamıştır. Dara Dırej’ i ağabeysi Mahir yerine koymuş ona özenmiştir.  Diyarbakır cezaevi kapısında öylesine haberler, öylesine öyküler duymuştur ki; siyasal eğitimini burada tamamlamış,  abisinin arkadaşı Mazlum Doğan direniş fişeğini patlattığında, yurt dışına çıkmaya karar vermiştir.

Son Güncelleme (Çarşamba, 02 Mayıs 2012 17:52)

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...