Pazartesi, 18 Şubat 2019
Anasayfa Yazılar Kitap Yorumları

Kitap Yorumları

Talimatla Kitap yazmak 2

saki
 
Selim Çürükkaya / Sakine Cansız, 12 yıl çeşitli cezaevlerinde yattıktan sonra, 1991 tarihinde Çanakkale cezaevinden tahliye oluyor.

İstanbul’da legal ortamda çalışıyordu.

1991 yılının hemen başlarında Güney Kürdistan’da yapılan PKK nin 4. Kongresinde Mehmet Cahit Şener, Kongrenin divanında yer alan biri olarak, Öcalan’ın PKK içinde kurduğu diktatör sistemi dinamitleyecek eleştiriler ve öneriler ileri sürüyor.

http://www.kurdistanaktuel.com/Arsiv/manevi-yazarlarmz/mehmet-ener/7038-4-kongrede-neler-oldu-11.html

Üstelik bu öneri ve eleştiriler kongreye katılanların önemli bir kısmı tarafından onaylanıyor.

Dış güçlere dayanıp PKK’yi ele geçiren Apo’cu yapının o günkü polisi konumundaki Osman Öcalan, Mehmet Şener’ in 4. Kongrede yapmak istediklerini Şam’a rapor edince, Mehmet Şener derhal tutuklandı.

Mehmet Şener ile Sakine Cansız arasında duygusal bir bağ vardı ve ikisi Diyarbakır cezaevinde tutuklu iken kendi aralarında nişanlanmışlardı.

Mehmet Şener’in tutuklanması ve kongrede yaptığı eleştirilerinin Sakine tarafından duyulması durumunda tehlikeli bir durumun yaşanacağını düşünen Öcalan, Sakine’nin derhal Avrupa’ya ve ardından Bekaa’ya getirilmesini istiyor.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap yazmak 1

talimatla kitap yazmak h2798Selim Çürükkaya / Bizde ‘Ölünün ardından konuşulmaz’ diye bir söz vardır.

Bu söze bağlı kalarak hapis arkadaşım Sakine Cansız aleyhine bir şey söylemek istemem.

Onun kitabını, ( Hep Kavgaydı Yaşamım)  sağken yayınlatmayanlar, yaşamını yitirince yayınladılar.

Bu kitapta yazılanlar hakkında düşüncelerimi ve tanıklıklarımı anlatmak zorundayım.

Çünkü tarih ve yaşananlar çarpıtılıyor, şimdiki ve gelecek nesil aldatılıyor.

Sakine Cansız’la biz, 1991 yılında Bekaa vadisinde idik.

Ben 7 Mart 1992  günü oradan ayrılarak Almanya’ya geldim. Sakine’nin kitabından öğreniyorum ki; Kendisi de aynı  yıl Öcalan tarafından Güney Kurdistan a yollanıyor.

Burada resmi ideolojinin gardiyanı Ali Haydar Kaytan’ a teslim ediliyor.


Dağda tecrite alınan Sakine’ye: ‘kimse ile görüşmeyeceksin, kendini yazacaksın!’ deniliyor.

Son Güncelleme (Salı, 16 Şubat 2016 14:05)

Devamını oku...

 

Sıng that song

singSelim Çürükkaya nın yazdığı O Türküyü söyle,  öykü kitabı Sing that Song adı altında ingilizceye çevrildi ve Epubli yayınlarından çıktı. Bu kitabi edinmek isterseniz,  kitabın adını tıklayın ve nasıl edinebileceğinize bakınız !

Sıng That Song

Son Güncelleme (Perşembe, 16 Ekim 2014 13:35)

Devamını oku...

 

12 Eylül karanlığında Diyarbakır şafağı Piyasada

kitabimSelim Çürükkaya / 23 Yıl sonra “12 Eylül karanlığında Diyarbakır Şafağı” adlı belgesel kitabımın üçüncü baskısını tekrar yaptım. Bu kitabı yeniden yayınlamamın pek çok nedeni vardır. Birinci si yeni yetişen gençlerin de bu kitabı okumalarını, Diyarbakır cezaevi duvarları arasında olan bitenleri öğrenmelerini ve dersler çıkarmalarını istedim. İkinci neden Kitabı yeniden düzenledim. Kitabı yazdığım dönemdeki mantığımıza göre anlatılacak olaylar önemliydi, kişilerin bir önemi yoktu. Veya o günkü mantığımız ölmemiş kişilerin tanınmasını uygun görmüyordu, gerçi kişi olarak benim mantığım öyle değildi ama örgütsel mantığımız böyle emrediyordu; sağ kişiler tanınmasın!(Bunun nedenini ben tahliye olup Bekaa vadisine gidince oarada anladım)  Bu yüzden kitabımın sağ olan bütün direnen kahramanları kendi isim ve soy isimlerinin baş harfi ile vardılar. Yeni baskıda bunu değiştirtim. Her kes kendi gerçek adı ve soyadı ile yer alıyor. Böylece kitabın tarihi değeri arttı kanısındayım. Okuyucu, kitabı okuyunca artık kimin kim olduğunu bilecek.

 

Kitapta yaptığım üçüncü değişiklik ise, Diyarbakır cezaevinde tutsak olan Türkiye solu ve Kürdistan solundan grup ve partilerin isimlerinin önüne koyduğumuz sıfatları kaldırdım.

Son Güncelleme (Çarşamba, 23 Ocak 2019 13:33)

Devamını oku...

 

12 Eylül karanlığında Diyarbakır şafağı Piyasada

kitabimSelim Çürükkaya / 23 Yıl sonra “12 Eylül karanlığında Diyarbakır Şafağı” adlı belgesel kitabımın üçüncü baskısını tekrar yaptım. Bu kitabı yeniden yayınlamamın pek çok nedeni vardır. Birinci si yeni yetişen gençlerin de bu kitabı okumalarını, Diyarbakır cezaevi duvarları arasında olan bitenleri öğrenmelerini ve dersler çıkarmalarını istedim. İkinci neden Kitabı yeniden düzenledim. Kitabı yazdığım dönemdeki mantığımıza göre anlatılacak olaylar önemliydi, kişilerin bir önemi yoktu. Veya o günkü mantığımız ölmemiş kişilerin tanınmasını uygun görmüyordu, gerçi kişi olarak benim mantığım öyle değildi ama örgütsel mantığımız böyle emrediyordu; sağ kişiler tanınmasın!(Bunun nedenini ben tahliye olup Bekaa vadisine gidince oarada anladım)  Bu yüzden kitabımın sağ olan bütün direnen kahramanları kendi isim ve soy isimlerinin baş harfi ile vardılar. Yeni baskıda bunu değiştirtim. Her kes kendi gerçek adı ve soyadı ile yer alıyor. Böylece kitabın tarihi değeri arttı kanısındayım. Okuyucu, kitabı okuyunca artık kimin kim olduğunu bilecek.

 

Kitapta yaptığım üçüncü değişiklik ise, Diyarbakır cezaevinde tutsak olan Türkiye solu ve Kürdistan solundan grup ve partilerin isimlerinin önüne koyduğumuz sıfatları kaldırdım.

Son Güncelleme (Çarşamba, 23 Ocak 2019 13:36)

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...