Cumartesi, 18 Kasım 2017
Anasayfa Yazılar Kitap Yorumları

Kitap Yorumları

"Sırlar Çözülürken"

sirAlan Lezan / “Delil’in gözüne bir türlü uyku girmiyordu. Doğduğu günden beri göremediği kızını düşündü. Dört yıl önce o dağın başında, o küçük dağ evinde vurulduğu ceylanın arzusuna yenik düşmüştü. Uzunca siyah şaçları vardı. Gözleri fettandı. Yasakların, kuralların, emirlerin mengenesin de ezilmişti”

Bu kadının ismi Berfin’di. Gazeteci olan Delil Demir’ ile bu insan son karşılaştıklarında “kaç gündür seninle dolşıyorum, diğer bayanlara sorduğun soruları, aldığın yanıtları dinlemiştim. Bu dağlarda özgür kadın aramaya gelmişsin. Elimizdeki silahları görünce bizi özgür sanmışsın, ama ruhumuzun nasıl köleleştiğini görememişsin.”

Gerçekten de gerillada bir kadının hamile oluşu onun ölümü demektir ama bu kez bir istisna ile Berfin’in doğurduğu kız çocuk (Lori) partinin çocuğu olarak kabul görür. Ama kimlerin Lori’yi kaçırdığı bilinmiyor.

Son Güncelleme (Pazar, 16 Ekim 2011 01:33)

Devamını oku...

 

Sırlar Çözülürken

scbuuBenisa Erdem /Kürt coğrafyasında 90'lı yıllardan günümüze kadar yürütülen bir kirli savaş var . Bu kirli savaşın en trajik yanlardan biri, yaşadığımız kayıplar oldu.40 bine yakın insanın ölmesi ve hala savaşın devam etmesinin nedenini: "Bu sadece kirli bir oyunun sonucudur" demek, yazan kişi için kolay değil ve okuyan kişi içinde, kolay kabullenilecek bir durum değil, inanmakta zorluk çekilir...

Bu kirli savaşta, gün yüzüne çıkan iki önemli boyut var. 1. Boyut inancın zedelenmesi 2 . Boyut ise, sarsıcı bir şekilde sırların çözülüp, ezberin bozulması diye düşünüyorum.

Yazar Selim Çürükkaya' nın sırlar çözülürken kitabını geç te olsa nihayet birkaç gün içinde soluksuz bir şekilde okudum . Bu güne kadar neden okuyamadığıma bir anlam yüklemek istemiyorum, sadece Selim Çürükkaya'yı politik bir kişilik olarak görmemden kaynaklanmış olabilir diye düşündüm. Akıcı anlatımı ve sıra dışı kurgusundan çok etkilendim.

Kaleme aldığı, Sırlar çözülürken kitabını okurken, beraberinde gündemi ve süreci değerlendirdim. Açıkçası ne uçurumlardan döndüğümüzü düşündüm.

Son Güncelleme (Salı, 24 Mayıs 2011 16:35)

Devamını oku...

 

Kurdo ve Kurdis' i sevdim !

kurdoSelim Çürükkaya / Yollardaydım.
Çalışıyordum, başımı kaşıyacak zamanım yoktu desem inanın.
Bundan dolayı yazamıyordum. Haber izleme zamanım bile yoktu. Dünyada neler oldu bitti, onu bile bilemiyorum. Kaddafi kaçtı mı, hala dünyaya karşı direniyor mu?

Suriye patladı mı?

Yemen diktatörü sıvıştı mı?
Kürdistan da da başlayan "sivil riayetsizlik" devam ediyor mu?

Japonyadaki  feleket ne alemde? Hiç birinden haberim yok!.Yalınız hızlı trenle yolculuk yaparken kitap okuma imkanım oldu.
Yolculuğa çıkmadan bir gün önce, postacı bir paket getirdi, açtım baktım, iki ciltlik kocaman kalın iki adet kitap. Adına baktım: “Kurdo”, bu ismin hemen altında küçük harflerle   “çok sevmiştik onu” yazılıydı. İki yazarı vardı kitabın: Biri Hasan H. Yıldırım, ikincisi W. Sebri Arif. İkisini de tanırdım. Kitabın kapağında, buğday tarlasının kenarında koşan beyaz bir at vardı.

Son Güncelleme (Pazartesi, 23 Mayıs 2011 16:17)

Devamını oku...

 

Sırlar Çözülürken

sirSedat Penaber / Selim Çürükkaya son romanι sιrlar çözülürken de, Türkiyenin son 40 yιllιk tarihini özellikle Kürd sorunu ve çevresinde gelişen, gelistirilen  ülke içi ve dιşιndaki aktörlerin bu sürece olan katkιlarιnι yaşanmιş olaylardan ele alarak tarihi bir kurgu çerçevesinde  ele almıştιr. Kitabι değerlendirmeden önce, üstüne basa basa ifade etmeliyimki;  Selim Çürükkaya bu kadar sιrrι çözümlerken yapmιş olduğu çalιşma yayιnlandιğιnda, henüz Türkiyede Ergenekon davalarι gorülmemisti. Bu anlamιyla muthiş bir öngörüden bahsedebiliriz.

Bu politik roman yazιlιrken yazarιn uzun bir araştιrma, birebir görüsme, okuma süreci ve hatta bizzat olaylarιn yaşandιğι yerlere gittiğini, gitmemişse bile internetin nimetlerinden iyi yararlandιğιniı tahmin etmek hiçte zor değil. Kitap yazιlιrken yazarιn çok zorlandιğι belli oluyor. Bu zorlanmanın sebebi ise; yaşanmιş olaylarι yazarken, okuyucuya verilmesi gereken doğru bilgi, zaman mekan ve detaylardaki hassasiyeti, en ince ayrıntısına kadar  aktarmasιnιn kιtabιn inandιrιcιlιğι  açιsιndan olmazsa olmaz koşul olmasιdιr. Selim Çürükkaya en ufak bir hatasιnda romanιnιn bir fiyasko ya uğrayacaιnι çok iyi biliyor ve bu sebebten dolayι özellikle Haki Karer,Olof Palme, Johannes Paul II, Abdi İpekçi,Uğur mumcu gibi kişilikleri anlatιrken yer,  zaman ve detaylar üzerinde çok  duruyor ve hatta dahada inandιrιcι olsun diye, bazι bölumlerde kurban ve katillerin son buluşmalarında aralarındaki mesafeleri dahil bir çok ayrıntιya romanιnda yer veriyor.Selim Çürükkaya'yι sιrlar çözülürkende yapmιş olduğu seçimden dolayι kutlamak gerekir.

Son Güncelleme (Cumartesi, 01 Ocak 2011 21:10)

Devamını oku...

 

Çağdaş Kawa destanı

soylesi3"Eğer 1980-84 yılları arasında D.Bakır cezaevinde Tutsak olsaydım;
Ve  Yine Eğer 22 ekim 1988 tarihli Türkiye gazetelerini okusaydım;
Asur Kralı Dehak ile yüzbaşı Esat`ın Zulmünü,
Kawa ile Mazlum Doğan`ın isyanını şimdi izleyeceğiniz gibi yazardım....""

Perdenin ön tarafinda ortaçağ kıyafetli, Iran'ın eski şairi Firdevsi ayakta durmaktadır. Uzunca beyaz bir sakalı vardır, elinde bastonu hafif kamburdur. Elini havaya kaldırarak seyirciyi selamlar.)

FİRDEVSİ:
Hoş geldiniz hepiniz.
Hepiniz hoş geldiniz!
Sizin için ta ortaçağdan kalktım geldim.
Iran Şairi Firdevsi`yim.

Son Güncelleme (Pazartesi, 23 Mayıs 2011 16:18)

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...