Pazar, 19 Kasım 2017
Anasayfa Belgeler

Belgeler

Sakık' tan mektup var 2

semdinŞemdin Sakık' ın bir İnternet sitesinde bana hitaben yazdığı "Açık Mektup" un 2. Bölümünü yayınlıyorum.
Mektubun birinci bölümünde yaptığım açıklamadan anlaşılacağı gibi,
bu mektupta Şemdin Sakık' ın eleştiri konusu yaptığı yazı bana ait değildir. Selim Çürükkaya

Biliyorsun, kız kardeşim Adife dağa çıkan ilk kadın militanlardan biriydi. Dağa çıktıktan dört ay sonra, 9 Mart 1985 tarihinde, Talori mıntıkasında, silahlı kuvvetlerle girdiği bir çatışmada sekiz arkadaşıyla birlikte vuruldu.

O günlerde cenazeler, yani ölülerimiz bile para etmiyordu. O günlerde hem diri, hem ölü Kürt değersizdi, hatta biraz da sorundu. Özellikle Siirt bölgesinde vurulan arkadaşlarımızın cenazeleri, el arabalarına bırakılıp sokak sokak gezdirildikten sora götürülüp bir çukura atılıyorlardı.

Dolayısıyla kız kardeşimin öldürüldüğü olayda, cenazeler düştükleri yerde kaldılar. Devlet, onları teşhir etmek amacıyla helikoptere atıp Sason Jandarma Komutanlığı'nın bahçesine bıraktı. Üzerlerinde elbise olmayan cenazeler teşhir edildi. Sasonluların gelip cenazeleri görmeleri sağlandı.

Devamını oku...

 

Belgelerle Avrupaya geliş öyküm

pass-2Kamuoyuna,
Ergenekon örgütüyle ilintili Tuncay Güney'in 13 Ocak 2009 tarihli görüntülü polis ifadesinde; benim yani Selim Çürükkaya'nın General Veli Küçük' ün talimatı ve Bir Türk Pasaportuyla Lübnandan Avrupaya gittiğim, söyleniyordu. 

Bu haber televizyon kanallarında yayınlanınca,  yabancılar polisine baş vurdum. Çünkü dosyam oradaydı. Lübnandan geri Almanya' ya geldiğimde Birleşmiş Milletler aracılığıyla Lübnan hükümetinin bana verdiği geçiş pasını Bremen yabancılar dairesine vermişitim. Baş vurudan yaklaşık bir ay sonra dosyama ulaştım. Beyruttan gelişim ile ilgili belgeleri aşağıda değerli okuyucularıma sunuyorum:

 

Son Güncelleme (Salı, 29 Kasım 2011 19:43)

Devamını oku...

 

Sakıktan mektup var 1

semdinŞemdin Sakık' ın bana hitaben yazmış olduğu açık mektup 12 Ocak 2009 Tarihinde bir internet sitesinde yayınlandı.
Bu mektubu çok geç okudum.
Uzun bir süredir mektup üzerinde düşünüyorum.
Cevap verip vermeme konusunda hayli zorlandım
Bir ara bu mektubu görmemezlikten geleyim dedim. Ama vicdanım rahat etmedi. Çünkü bu öylesine bir mektuptu ki;  karşısında susulamazdı. Bana hitaben yazılan mektubun muhatabı aslında ben değilim.

 

Şemdin,  güya kendisini eleştiren bir yazımı okumuş ve bu yazımı eleştirmek gayesi ile bana hitaben açık mektubu kaleme alarak yayınlatmıştır. Oysa Şemdin' in sözünü ettiği yazı bana ait değildir. Anlaşılan birileri Şemdin' i yanıltmış, kandırmış yönlendirmiş, benim yazmadığım yazıyı bana mal ederek Şemdin' e ulaştırmış ve Şemdin bana ait olmayan bir yazıya dayanarak, yer yer kişiliğime yönelik  hakarete varan eleştiriler yapmıştır.Şunu açıkça söyleyebilirimki, Şemdin' in alıntılandırdığı yazının tek bir kelimesi bana ait değildir. Ben bu güne kadar Şemdin Sakık hakkında yalınız bir tek yazı kaleme alıp yayınladım.

Devamını oku...

 

Klasördeki Çürükkaya /

klasrSelim Çürükkaya/ Kurdistan Aktuel: 01.Aralık 2008 Gününde Nasname internet sitesinde Sayın Metin Delikan imzasıyla hazırlanan ve 
"Kara göründü" başlığıyla verilen haber yorumda sitemizin yazarlarında sayın Selim Çürükkaya' nın adının Ergenekon dosyasının 202. Nolu klasöründe geçtiğini vurguluyordu.

 

Bu haber üzerine sitemiz Kurdistan- Aktuel adına sayın Selim Çürükkaya ile bir görüşme yaptık. Konuyla ilgili Sayın Çürükkaya'nın Sitemize yaptığı açıklamanın aynısı aşağıdadır.

"Bende haberi Nasname sitesinden okudum. Hemen sayın Metin Delikan ile telefon aracılığıyla ilşkiye geçtim. Kendisi, yaptığı haberde kaynakları tam olarak vermediğinden dolayı, haberin kaynağına ulaşmak için hayli uğraşmak zorunda kaldık. Neticede ulaştık. Sayın Metin Delikan' ın verdiği bilgiler soncu;

Son Güncelleme (Pazar, 27 Mart 2011 20:06)

Devamını oku...

 

Vicdan sahipleri karar vesin

ayselcurukkaya Aysel Çürükkaya / Bu güne kadar Öcalan ve adamlarının hakkımda
söylediklerine ve yazdıklarına cevap vermedim.
Ama Abdullah Öcalan'ın Fırat Haber Ajansında bu gün yayınlanan
Avukat görüşmesinde benim hakkımda sarffettiği şu sözlerden

 

"Aysel adında bir kadın vardı, Çürükkaya'nın eşiydi. Rezil bir kadındı" -
sonra  bana  yapılan Küfür ve hakaretlere cevap verme zorunluluğu hissettim.
Ben 1974 yıllarında Dersim'de öğretmen okulunda öğrenci iken
Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesine ilgi duydum.


1978 yılında evimi terk ederek Profesyonel olarak
Kürdistan'ın pek çok bölgesinde gençliği ve halkı örgütleme çalışmaları yaptım
1979 Kasımında PKK -MK Üyeleri Mazlum Doğan ve
Yıldırım Merkit ile birlikte Mardin ve
Urfa kara yolu üzerinde bir arabanın içinde gözaltına alındım.
Soruşturmada hiçbir şeyi kabul etmediğim gibi
sahte kimliğimle gözaltından hapishaneye yollandım.

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...