Salı, 23 Ekim 2018
Anasayfa Yazılar Makalelerim

Makalelerim

Ergenekonun akibetini izlerken

 

sirSelim Çürükkaya/ Dün, gün boyunca Türkiye televizyonlarını izledim.
Ergenekon davasında mahkeme kararını verdi.
Haberciler olanları dakika dakika bize aktardı.
Çok yakından takip ettiğim bir davaydı. Öylesine yakın takip ediyordum ki; ilk iddianamesini dokuz ciltlik bir kitap olarak bastırdım, bana ilginç gelen bölümlerin hepsini okudum, daha ilginç olanların altını çizdim ve bir kitap kadar notlar çıkardım.

 Bu dava henüz başlamadan, Ergenekon Örgütüne karşı operasyonların düğmesine basılmadan, 2007 Mart Ayında İstanbul “DOZ “yayınlarında  Ergenekon’ un romanı olan,“Sırlar çözülürken” adlı kitabım yayınlandı. Bu kitap yayınlandıktan dört ay sonra, 27 Haziran 2007 günü, İstanbul da polisin yaptığı bir operasyonda bir evin çatısında 27 adet el bombası ele geçti ve bu bombaların altında Ergenekon örgütü çıktı.

 

Son Güncelleme (Salı, 06 Ağustos 2013 14:38)

Devamını oku...

 

Dert Bir Değil

resimroSelim Çürükkaya / Alman vatandaşı olduktan, cebime Alman pasaportu koyduktan sonra, geçen yıl  yazın Ailem ile birlikte Tunus’a gitmeye karar vermiştik. Gecenin geç saatlerinde Tunus’un Elfida havalanında indiğimizde, pasaport kontrol noktasında durdurulmuş, üç saatlik bir beklemenin ardından Tunus a girmemizin yasak olduğunu anlamış, Türkiye’ nin  2008 yılında verdiği kara  bir listede adımız olduğunu çok sonra öğrenmiş ve bir uçakla Berlin’e geri gönderilmiştik.
 
Bu yılki tatilimizi  Yunanistan’ın  Rodos adasında geçirmeye karar verdik. 
Neden Rodos?
Eşim 27 Yıldan beri kız kardeşini görememişti, ayrıca İzmir de oturan annesi ve babası ile de görüşmek istiyordu. Biz Almanya’dan Rodos’a, eşimin ailesi de İzmir’den oraya gelecekti. Danimarka da oturan arkadaşım Zeynel’ e Rodos’ a gitme fikrimi açıklayınca, kendisi de gelmek istediğini bildirdi. 

Devamını oku...

 

Diyarbakır konferansı kararları geçersizdir

konSelim Çürükkaya / Haziran aynın ortalarında Diyarbakır' da bir konferans toplandı. Konferansın kararını ve tarihini belirleyen İmralı’ da ki Öcalan’ dı, hatta konferansın isim babası da kendisiydi, konferansta nelerin konuşulması gerektiğini de O belirlemişti. Yalınız Diyarbakır’ da değil, Avrupa ve  Ankara’ da konferansların yapılmasını emreden yine  MİT siz hareket etmeyen Öcalan’ dı. 

 Bu konferanslar üzerine çok şey yazıldı.
 Bana sorarsanız bu konferansların tek bir amacı vardır:

Devamını oku...

 

Gaz verilen ve gaz atılan milletin hali

 gazSelim Çürükkaya /  İstanbul’da Taksim meydanında bir ağacı devirdiler. Kıyametler koptu. Rejisör Sırrı Süreyya Önder kendisini kepçenin önüne attı, bir ağaç gitti, diğerlerini kurtardı. Önce bir grup genç ağaçların kesilmesine engel oldu, ardından AKP hükümetine karşı Türkiye çapında örgütlü bir isyan vukuu buldu ve hala devam ediyor.

Ergenekon ve emekli askerler milletin eline Türk bayrakları, Atatürk resimleri tutturarak, ağızlarından Atatürk’ ün askerleriyiz sloganlarını attırarak, sokaklara döktürdüler.

Devamını oku...

 

Adam Olmak

 

adamSelim Çürükkaya / Saman’ı yazdım dayanamadım. Adam’ı yazmaya kara verdim. Adam olmak, tek kelime ile sözünde durmak, söz ile özü birbirine uydurmaktır. Sözünde durmayana adam denmez bizim diyarda. Sözünde durmak çok önemlidir. Öyle insanlar var ki bir konuda söz verirler ama bir gün sonra o sözlerinin arkasında durmazlar. Ve o sözü vermemiş gibi davranırlar, bir gün sonra başka bir konuda yine söz verirler. Ama verdikleri o sözü de tutmazlar. Böylesi adamlar bizim ülkemizde öylesine çoğalmışlar ki, ne parmakla sayılır, nede vurmakla tükenirler. Eskiden biz Kürtlerde böylesi insanlar çok azdı. Verilen sözün bir değeri vardı, kellesi gitseydi,  söylediği sözünün arkasında dururdu.

 Sözünün arkasında duramayanlar utançlarından toplumun arasına girmez,  toplum da onlara itibar etmezdi.Sözüne itibar edilmez lafı, çok ağır bir hakareti içeriyordu. Şimdi toplum da bozuldu, oda söylenen ve arkasında durulmayan  her sözü alkışlar hale geldi. 

Bizim toplumun bir kesiminin yöneticisi durumunda olan KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan 01.01.2013 tarihinde geri çekilmeye ilişkin olarak ANF´ye yaptığı açıklamada şunları söylemişti: “Erdoğan bilmeli ki biz Kürdistanlıyız, bu ülkeyi çok seviyoruz ve bu ülke için çok bedel verdik. Erdoğan diyor ki ya Türkleşerek tek milleti kabul edeceksiniz ya da nereye gidiyorsanız gidin. Ben de diyorum ki sizin ne işiniz var ülkemizde? Burası Kürdistan'dır. Bizim ülkemizdir. Asıl siz çekin gidin ülkemizden! Kürt halkı üzeride silahlı baskı ve siyasi soykırım olduğu sürece bu özgürlük gerillası ve Kürt halkının direnişi de olacaktır. Bunu herkes iyi bilmelidir."

Son Güncelleme (Pazartesi, 13 Mayıs 2013 19:57)

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...