Çarşamba, 21 Kasım 2018
Anasayfa Yazılar

Yazılar

Dört Kişiydiler

osman
Selim Çürükkaya / 12 Eylül 1980 Yılında Türkiye de askeri bir darbe oldu. Askerler parlementoyu kapattı. Siyasi partilerin kapılarına kilit vurdu. Gazeteler, sendikalar suçlu sayıldı. Ve Politik insanlara, aydınlara düşünenlere karşı “cadı avı” başladı. On binlerce kişi yakalandı, hapishanelere, karakollara, futbol sahalarına dolduruldu.

Bu “cadı avı” nın en korkuncu Kürdistan da sahnelendi. Urfa ve kazalarında süren av bambaşkaydı. Ben bu “cadı avı’nda gözaltına alınan dört Kürt aydınının yaşadıklarını sizlere anlatmak isterim. Bunlardan birinin adı, Faysal Dunlayıcı, (Çok sonraları Kani Yılmaz olarak tanınacaktı) birinin adı Bişar Akbaş, (tarih onu, Aliye Yunıs olarak kayda geçecekti) birinin adı Mahmut Güvenç’ti, sonuncunun adı ise Osman Erdal’ dı.

Son Güncelleme (Cuma, 09 Kasım 2018 08:00)

Devamını oku...

 

PYD VE TURHALI

selim curukkaya 490x490
Selim Çürükkaya/ Sevgili okurlar, Afrin oyunu sürüyorken ve Kürtler şaşkınken, PYD nin Afrin yönetimi kendi resmi internet sitesinde Suriye devletine, “gel Afrin’i al” diye bir çağrı yaptı. Bu çağrı, tamamen ulusal ihanet çağrısıdır.

Hem Kürt örgütü geçineceksin, hem Kürt evlatlarını “Kürdistan sömürgedir” diye savaşa süreceksin, hem de bir sömürgeci güce karşı başka bir sömürgeci güce Kürtlerin topraklarını armağan edeceksin! Bununla yetinmeyecek, “Biz Kürtler bu güne kadar Suriye için savaştık” diyeceksin.

Devamını oku...

 

Türkiyenin Yalanlarını Gözler Önüne Serdim

 13

 

 


Tüm YazılaSelim Çürükkaya / Roman yazdığım için, olan bitenlere pencerelerimi kSelim Çürükkaya / Sadece romana odaklandım. Yazacağım konuların üzerinde saatlerce düşünüyorum. Bilmediklerimi, değişik yollarla öğreniyorum.

Ve yazma dünyama çekilip kayboluyorum. Bazen de kafa dinlemek için gezilere çıkıyorum.

Son Güncelleme (Cuma, 09 Kasım 2018 00:04)

Devamını oku...

 

Ah Kimsizlik!

 selimminister

 Selim Çürükkaya / Dün, yani 25.10.2011 Günü eşim ve bir kadın arkadaşla birlikte Hamburg parlamentosuna gittik. Çünkü akşam 16.30 da buraya davetliydik. Daha önce Alman vatandaşlığını kazandığımız için Hamburg belediye başkanı ve aynı zamanda başbakan biz vatandaşlık kazanan herkesi devet etmişti. Hamburg parlamentosu Almanların deyimiyle “Rathaus” çok görkemli ve tarihi bir binaydı. Burayı defalarca ziyaret etmiş, hatta 1993 tarihinde Kürdistan ulusal meclisi üyesi olarak, bu binada milletvekilleriyle resmi temaslarda da bulunmuştum.

Devamını oku...

 

Sayın Cumhurbaşkanı

Selim Çürükkaya / Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı  Recep Tayip Erdoğan’ a Açık Mektup

Kardeşim Dr. Sait Çürükkaya, Ortadoğu coğrafyasında ve Avrupa‘da masum insanları acımasızca katleden İŞİD barbarlarının döşediği mayınları sökerken, 26.10.2016 tarihinde Musul’a yakın Tezxırab Köyü’nde patlayan bir bombayla ağır yaralandı. Tedavi amacıyla Almanya‘ya getirildi. Burada 29.10.2016 tarihinde yaşamını yitirdi. Gerekli resmî işlemler yapıldıktan sonra Halil İbrahim Sınır Kapısından doğduğu Bingöl Yeniköy’e götürüldü ve orada defnedildi.

Biz kardeşleri, Bingöl Valiliği’ne bir proje ve 

recep ve selim Vengma

dilekçe ile başvurarak mezarın yapımı için izin istedik. Ve beş gün içinde Bingöl Valisi cevap olarak “mezarı yapabilirsiniz” sözünü verdi. Bu söz üzerine mezarı yapmaya başladık. İnşaatın tamamlandığı gün, sizin başkomutanı olduğunuz ordu, kepçelerle, dozerlerle mezarlığa girdi ve mezarı yıktı.

Sayın Cumhurbaşkanı,

Yunus Emre’nin “Biz yaratılanı yarata

ndan ötürü severiz” sözünü sürekli tekrarlayan sizsiniz. Biz Kürtler yaratanın yarattığı değil miyiz yoksa?  Neden mezarlarımıza bile tahammülünüz yoktur?
Siz ne yaptığınızın farkında mısınız?
Bildiğimiz bütün zorbalar hiç olmazasa ölüler karşısında susardı.
Mezarlara karışmazdı.
Dünyanın en saygısız rejimleri bile mezarlara karşı saygılıydı.
Gezegenimizin en eski yazılı eseri olan Gılgamış destanında ölülere  ve mezarlara karşı büyük bir saygı ve hürmet vardır.

Tarihin ilk yazılı kayıtlarından olan İlyada ve Odesa kahramanı Aşil, düşman olarak gördüğü Hektor'u öldürür.
Onun cesedini de kendisi bizzat yıkayarak Truva kralı babasına götürür.
Aşil'in bu davranışı düşmanı dahi olsa öldürdüğü insanın inanç ve geleneklerine duyduğu saygıdan tarihe ve eski yunan mitolojisine bir mertlik davranışı olarak geçmiştir.

Siz bizlere daima islâmın erdemlerini vaaz edersiniz.

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...