Pazar, 19 Ağustos 2018
Anasayfa Yazılar

Yazılar

Nalet bayrağınıza!

kurSelim Çürükkaya: Bu resme iyice bir bakın.

Bu Kürtler’in daha önce yaşadığı bir şehirdir.

Daha önce derken, bazılarınız iki ay önceyi, bazılarınız üç bin yıl önceyi anlayın.

Yani Türkler daha orta Asya’ da iken veya daha hiçbir tarihi kayıt Türkler’ den söz etmezken, Kürtler bu şehirde yaşıyorlardı.

Bazı maşaları bahane etiller, tankları topları, uçakları, cümle yıkıcı güçleri ile geldiler.

Kocaman bir şehri ve üç bin yıllık bir tarihi yerle bir ettiler.

Ve hiç utanmadan bayraklarını da bu harabelerin üzerine diktiler.

Şimdi şerefi namusu olan hangi Kürt, bu manzaraya bakıp Türk bayrağına saygı duyacak?

 
 

O bayrak orada işgalin sembolü değil mi?

O bayrak orada yıkımın sembolü değil mi?

O bayrak orada barbarlığın sembolü değil mi?

O bayrak oradaki caniliğin sembolü değil mi?

Sen benim ölümün üzerine, sen benim yerle bir edilmiş evimin üzerine, sen benim bombalanmış camimin üzerine bayrağını dikersen ve benden de "bu bayrağa saygı duy” dersen ve bende senin dediğini yaparsam, bende şeref, namus haysiyet kalır mı?

Son Güncelleme (Çarşamba, 15 Ağustos 2018 19:45)

Devamını oku...

 

Özür Diliyorum

lütfi kıvançSelim Çürükkaya / KDP li Seid Çiçek ile yapılan ve iki gün ardarda Kürdistan Aktuel de yayınlanan röportajı ben yaptım.

 Ardından tuhaf tepkilerle karşılaştım.İlk tepki Türkiye’de legal olarak kurulan KDP nin sözcüsü Rojhat Amedi den geldi:

 Bana danışmadın neden yorumlar yapıyorsun? dedi yüksek perdeden.

 Ben de; bundan sonra yorum yapmadan önce sana mı danışmam lazım? diye sordum.

 İkinci sözü daha ağırdı: Gerçekten sen çok zavallısın! Nasıl Seid Çiçek’e inanırsın? deyince, bozmamak için alttan aldım: E, ne yapalım? Biz halktan insanlar böyle zavallıyız, kime inanacağımızı bize öğretemediniz dedim.

Konuşma ortamı kalmadı ‘misafirlerimiz geldi’ dedi , konuşmayı kestik.

Düşünebiliyor musunuz, daha dün dandik bir örgütün sözcüsü olmuş, yönettiği adam sayısı benim babamın keçilerinin sayısından az olan bu adam , kendisine danışmadan nasıl yorum yazabileceğimi bana soruyor! Bu adam yarın milyonlara hükümederse, kim bilir bize neler yapar? Aslında kabahat bunlarda değil, büyük KDP dedir.

" Rahat ortamlar da en lüks otellerde yatmasını biliyordunuz ve en görkemli villalarda konaklanıyordunuz, bu gün Kürdistan saldırı altındadır, Kürt namusu tehlikededir" deyip omuzlarına roketatar verip cepheye yollasaydı, dünyanın en namuslu tavrını takınmış olurdu.

Son Güncelleme (Salı, 07 Haziran 2016 21:54)

Devamını oku...

 

PDK nin Sorunları

Selim Çürükkaya: Ben, PKK ve Kürdistan devrimcilerini tanımadan önce KDP yi bilirdim. Bizim köyde Muhendis deza Ahmed ve Rahmetli Dr. Sıraç Bilgin, 1970 lerin başında KDP ile ilgili bize bilgi verirlerdi. Aradan kırk kırk beş yıl geçti. Türkiye KDP si neden gelişmedi?

Seid Çiçek: KDP nin Kuzey Kurdistanda gelişmediği doğrudur. Yani kuruluş felsefesinde dile getirdiği vaatleri yerine getirememiştir.

Selim Çürükkaya: Ben kırk beş yıldır Kürdistan sorunu ile uğraşıyorum. Bu güne kadar KDP nin programını görmedim, okumadım, okuyana da rastlamadım. KDP nin programı var mı?

Seid Çiçek: Sizin bir önceki sorunuzla isimlerini andığınız Merhum Sıraç Bilgin ve saygıdeğer Ahmed abiden hiç parti programını istediniz mi? Ben 1976 Yılında İdil ilçesinde KDP nin tüzük ve programını okudum. Ve üye olmak istedim. Bana verilen yanıt „siz demin tüzüğü okudunuz, 18 yaşını doldurmayan bizim partinin üyesi olamaz“ oldu.

 

Kürdistandan Haber Var

Kürdistandan Haber varSeid Çiçek aslen İdil Şırnak' lıdır.

Uzun süreden beri KDP Yöneticisidir.

15 Yıldır Almanya da Mülteci olarak yaşıyor.

Sık sık Kuzey ve Güney Kurdistan'a, gider, pek çok çevre ile görüşür torba torba haberlerle geri döner.

Dün onu bahçeme davet ettim, Kürdistan'da olan bitenleri konuştuk.

Ardından Kürdistan Aktuel in değerli okuyucuları için bazı kayıtlar yaptım.

Sizlere sunmak istiyorum:

 

Bebek Fil'in Hikayesi

Tören de eski tanıdıklarla karşılaştık, hal hatır sorduk, Kürt diplomat Mehmet Ali İle Kürt avukat Osman Aydın SYKES PICOT anlaşmasının ömrünü doldurduğu konusunda sohbet ediyorlardı.

...

Kürt diplomat Mehmet Ali bana döndü, dün SYKES PICOT anlaşması üzerine bir seminer vardı, neden katılmadınız veya siz bu anlaşma hakkında ne düşünüyorsunuz dedi.

Biraz düşündüm. Bizim diplomata dedim ki, fil küçükken yani henüz bebek filken, onu küçük bir kazığa bağlarlar.

Bebek fil, kazığı sökmek için çok uğraşır ama sökemez, süre içinde umudunu keser ve alışır.

Aradan yıllar geçer, fil büyür, beş altı tonluk olur. Küçükken bağlandığı kazığın yüz tanesini aniden sökecek bir güce kavuşur.

Ama onu, küçücük bebeklik kazığına bağlarlalar ve kazığı sökmez. Çünkü kanıksanmış bir alışkanlığın esiridir O.

Biz Kürtler de bu fil gibiyiz!

Bütün dünya SYKES PICOT anlaşmasının bir hükmü kalmadı dese de, Misaki milli antlaşmasını Türkler çöpe atsa da, Şengal'i İŞİD den geri alsakta, biz eskiden çizilmiş sınırlara bağlılığımızı sürdürürüz!
Kimimiz Misaki Milliyi güncelleştirelim diyenlere uyarız, kimimiz hala Şengal'i ırak toprakları sayarız, kimimiz de Suriye' yi bölme amacımız yok diye demeçler veririz.

Bütün bunların altında o bebek fil hikayesi vardır!

 
Diğer Makaleler...