Perşembe, 21 Haziran 2018
Anasayfa Yazılar

Yazılar

Talimatla Kitap yazmak 34

yalcin-kucuk-670Selim Çürükkaya / Abdullah Öcalan yaklaşık olarak 20 Yıl Suriye'de kaldı.

1979 Yılı Haziran ayında yaya olarak Suruç’tan Suriye’ye gitti.

1999 Şubat Ayında Türk Milli İstihbaratının kiraladığı Cavit Çağların (1) özel uçağı ile Türkiye'ye geri döndü.

Öcalan'ın Şam'da yaptıklarının bir kısmını dizi yazı boyunca belgesel gibi anlatmaya çalıştım.

Bundan sonra, onun geri dönüşünü ve devletle açık çalışmasını anlatmakla yetineceğim.

Onun geri dönüşünün bir bilinen boyutu vardır, bir de bilinmeyen, saklanan veya az kişinin bildiği boyutu vardır.

Ben bilinmeyen veya az kişinin bildiği boyutunu anlatmayı düşünüyorum.

Abdullah Öcalan, Sakine Cansız ve Hamili Yıldırım’ ı Güney Kürdistan’da KDP’ ye karşı ikinci 15 Ağustos atılmı (2) adı altında savaşmaya gönderirken, kendisi Türkiye’ ye geri dönmek için Türk ordusunun yetkilileri ile gizli görüşmeler yapıyordu.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap yazmak 33

pkk-ayrilikçi-siddetin-20-ySelim Çürükkaya / 1979 Mayıs ayında, Elazığ da, polis soruşturmasında, PKK Merkez Komite üyesi, örgütlenmeden sorumlu Şahin Dönmez çözülüyor

PKK Malatya bölge sorumlusu Celal Aydın’ın ölüm kararını kendisinin, Cemil Bayık’ın ve Abdullah Öcalan’ın birlikte aldığını söylüyor.

Cesedin gömülü olduğu çukuru gösteriyor.

Elazığ’da yer gösterme sonucu Cemil Bayık yakalanıyor, ardından yanlışlıkla (!) serbest bırakılıyor.

Şahin Dönmez Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır’da, Günaydın apartmanında kaldığını itiraf ediyor

Polis Diyarbakır’a doğru harekete geçiyor ama Ankara’ dan gelen talimatla operasyon yapmaktan vaz geçiliyor.

Bunun nedenlerini, Öcalan yıllarca sonra Şam’da kendi adamlarına anlatıyor.< p>Yani açıktan, gizlemeksizin, Ankara' da iken, Türk devleti ile istihabaratı ile ilişkisinin olduğunu söylüyor:

Abdullah Öcalan: Şimdi özellikle benim durumum nerede?

Bu adamlar beni 76’da adamakıllı ele almaya çalışıyorlardı.

Daha önceki dolaylı yollar yetmedi, şimdi tehlikeli olmaya başlıyoruz.

Pilot Necati çok paralı: Abi sen emret bana, dört katlı apartman var, buradan takla atarak atlayayım, diyordu.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 32

32Selim Çürükkaya/ Hamili Sakine’ye yüz vermez.

Sakine ağlayarak Hamili’den uzaklaşır, bunun ardından genişletilmiş bir merkez komite toplantısı yapılır.

Öcalan bu toplantı’ya telsizle katılır, Diyarbakır cezaevi çıkışlı birinin kaçtığını söyler, Sakine bu yeni kaçış olayından da töhmet altında bırakılır, bu toplantıdan sonra Ali Haydar Kaytan Sakine’yi gerillalardan soyutlar, eline kalem, kağıt verir ve kenidini yaz der.

Dizi yazımın başında da anlatmaya çalışmıştım, Sakine’nin kitap yazma serüveni böyle başlar... Tabi Sakine’nin yazdığı kitap, daha başka açılardan da incelenebilir.

Bu kitaba Sakine’nin anılarıdır demek mümkündür.

Ama Sakine bu kitabı özgür bir insan olarak yazmamıştır.

Ruhundan iliklerine kadar resmi ideolojiye ve onun gardiyanlarına teslim olarak yazmıştır.

Son Güncelleme (Cuma, 08 Nisan 2016 17:54)

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 31

karaköy201Selim Çürükkaya / 1986’ nın başıydı.

Diyarbakır cezaevinde karar almış, tek tip elbiseyi çıkaracak ve ölüm orucu eylemime başlayacaktık.

Cezaevi İdaresinin saldırısı karşısında biz de saldıracaktık.

Gece son hazırlıklar yapılıyor, biz o dönem hücrelerde kalıyoruz, iki arkadaş, notları zulalarken, tuvalet bölümünde hücre duvarları arasında boşluk buluyorlar.

Haber verildi, inceleme yapıldı.

Kaldığımız bölüm dört katlıydı, her katta on hücre vardı, hücrelerin beş ara duvarında bir boşluk vardı.

Boşluklar ölçüldü her biri 60 çarpı yetmiş cm. Çarpı 12 metre idi.

Her iki hücre arasında bu büyüklükte birer boşluk vardı.

Karar alındı tünel kazılacak ve çıkarılan topraklar bu boşluklara doldurulacaktı.

O tarihte Hamili Yıldırım Diyarbakır cezaevinde Sakine Cansız ile haftada bir askerlerin gözetiminde akraba ziyareti yapıyordu.

Bir gün Hamili Sakine’ye tünel konusunu açıyor, Sakine olağanüstü heyecanlanıyor.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 30

Safiye-SultanSelim Çürükkaya / Sakine, Güney Kürdistan’a ulaşınca, önce onu YAJK karargahına yerleştiriyorlar, kendisine ‘burada kal’ diyorlar.

Sakine bu karargahta uzun süre kalıyor.

Bir gün silahını ve çantasını alıyor, karargahı tek başına terk ediyor.

Ancak bundan çok sonra bu kaçışını yazıyor ve biz okuyunca kaldığı karargahın nasıl bir karargah olduğunu anlamış oluyoruz:

“Zor bela YAJK karargah noktasından kaçmıştım. Gerçekten tam bir kaçış. Karargah ‘sultan karagahı’ydı.

Savaşın en sıcak dönemi ve her yerde kıyamet kopuyordu, güçlerimiz, kadınıyla erkeğiyle amansız çatışıyor ama karargah noktası edeta kilitlenmiş!..

Basit, günlük sıradan sorunların içine gömülmüş bir yönetim tarzı dayatılıyor ve bu var olan bayan gücünü iyice bunaltmıştı.

İradesiz, duyarsız, tepkisiz bir ruh hali egemen olmuştu. Kader belirleyen bir savaş vardı oysa. (KDP ile savaş kast ediliyor. S.Ç)

Kürdistan’ da ilk kez ihanet tarihi böylesine tersine çevriliyordu.

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...