Salı, 11 Aralık 2018
Anasayfa Yazılar

Yazılar

Talimatla Kitap yazmak 38

sakine diyarbakirSakine Cansız 1991 Mayıs sonunda Şam’a gitti.

Yaklaşık olarak bir yıl kadar Bekaa vadisinde kaldı.

Ardından Güney Kurdistan’a gönderildi.

Beş yıl dağda yaşadı.

1996 Yılında Şam’a geri çağrıldı, bir buçuk yıl kadar Suriye Kürdistan’ında kaldı.

Adım adım izlendi

Bütün hareketleri, gözeleri ve sözleri kontrol altındaydı.

Avrupa’ya gönderilmeden önce, Öcalan gerilla adaylarının eğitim gördüğü kampta onu ayağa kaldırdı.

Yüzüne karşı şunları söyledi:

Hem sosyal gerçekliğimizin, hem de partileşme düzeyimizin kendini en açıkça ortaya koyduğu, çok ağır bunalımlı bir kişilik biçiminde dayattığı ve işlerin içinden çıkılmaz hale getirdiği yaygın bir gerçekliğin söz konusudur.

Ve bu, son derece tehditkar bir durum haline gelmiştir.

Üzerinde emperyalizmin ve özel savaşın bütün hesapları yapmasına yol açmıştır.

Son Güncelleme (Cuma, 15 Nisan 2016 08:27)

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap yazmak 37

pkk-tutanak-yeniSelim Çürükkaya / Sakine Cansız, Kitabının 3. Cildini; Zap’ta Kaybolan adam ara başlığıyla bitiriyor.

Ama alt başlığın altında konuyu öylesine anlatmış ki; o anda Zap’ta olmayan ve olay hakkında bilgisi bulunmayan hiç kimse Sakine’nin ne anlattığını bilmiyor.

En iyisi ben önce Sakine’nin bu konuda yazdıklarını size aktarayım, ardından ne anlatmak istediğini ben size söyleyeyim:

Uzun yıllar Zindan da kalan Nes. Soruşturması tamamlanmış, mahkemesi yapılacaktı.

Ona katılmak için tüm arkadaşlar okula gittik.

Oldukça uzun ve zorlu bir süreçti Nes. İçin.

Hakkında söylenenler de ciddiydi.

Ama yaklaşımlar, eleştiriler, değerlendirmeler oldukça abartılı, zorlayıcıydı.

Bazen pratik sahada sorunları ele alış tarzımız ile PKK nin devrimci yargılama gücü, onun ruhu onu kazandıran ve mutlaka değiştiren, dönüştüren tarzıyla uyuşmuyor……

Nes. Durumu buna örnekti.

Ki buna benzer daha çok olay yok değildi.

Nes’nin yaşadıkları karşısında hepimiz suçluyduk.

Parti kolay kazanmadı, kolayda kaybetmeyecek Nes.yi, bu çok açık.

Ama kendimizi devrimci çizgiye yatırmazsak böylesi trajik durumlardan kurtulamayız.

Yani trajik bitişlere hızla götüren zeminleri hızla kaldırmak ve bireyleri yeniden yaratmak gerekir.

Nes. Dokuz ay soruşturmada kalmıştı ve mahkemesi yapılmıştı.

Çok sert eleştiriler almıştı.

Haksız yaklaşımlar da vardı.

Bu sebeple yaşadıklarının etkisiyle hala kızgındı, küskündü ve acılıydı.

Zap ta kaybolan adam koymuştu adını.

Oysa Zap güzelliklerin yüceliklerin adıydı.

Aslında Zap’ta yüceleşen insan olmalıydı.

Son Güncelleme (Salı, 12 Nisan 2016 22:53)

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap yazmak 36

apopkk1Selim Çürükkaya/ Abdullah Öcalan 1999 Şubat ayında Kenya’dan İmralı adasına gidince, daha devlete yapacağı hizmetleri vardı.

Devlet onu değerlendirdi.

İmralı adası tamamen Yalçın Küçük’ün meslektaşlarının denetimindeydi.

Şam’da Öcalan ile aynı apartmanda oturan Türk subayı Hasan Atilla Uğur’da İmralı’ya taşınmıştı.

Kendi deyimi ile zamanın Genel Kurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun emriyle Öcalan’la mesai yapıyordu.

Sivil siyasetçilerin İmralı adası üzerinde hiç bir denetimleri ve etkileri yoktu.

Türk Ordusuna göre Kürt sorunu bir terör sorunuydu.

Terör de ancak silahlı şiddetle yok edilirdi.

Bu ordu, zaten uzun bir süreden beri Öcalan ve bazı arkadaşları aracılığıyla örgütü istediği biçimde yapılandırmıştı.

Şam’da yapılması gerekenler yapıldı, bundan sonra tasfiye sürecinin İmralı’dan kontrol edilerek sürdürülmesi kararlaştırıldı.

Son Güncelleme (Pazartesi, 11 Nisan 2016 21:00)

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap yazmak 35

hasan atillaSelim Çürükkaya / Bu gün artık anlıyoruz ki; profesör Yalçın Küçük, Kürtler ile ilgili tezler yazmak ve bunları kitap olarak yayınlatmak için Abdullah Öcalan’ın yanına gitmemiş ve onun kaldığı yerde ikamet etmeye başlamamıştır.

Yine bu gün anlıyoruz ki; Türkiye Dışişleri Bakanlığı müşaviri, İstihbarat Araştırma Genel Müdürü ve Şam Büyük Elçisi, Yalçın Küçük’ün bacanağı, Sabri Cenk Duatepe, sadece büyük elçi olarak Şam’ a atanmamıştır.

Ve yine anlıyoruz ki; Kızıltepe'de Kürt halkına, Antakya’da PKK’ye karşı savaşan ve pek çok faili meçhul cinayetin faili olan, Albay rütbeli, Jandarma Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı görevlisi Hasan Atilla Uğur, sadece askeri Ataşe olarak Öcalan’ın Şam’daki apartmanına yerleştirilmemiştir.

2007 Haziran ayında, Türkiye'de başlayan Ergenekon operasyonlarının ardındaki yargılamalarda, Albay Hasan Atilla Uğur ile prof. Yalçın Küçük’ün tutuklandıklarına, Silivri cezaevinde aynı hücrelere konulduklarına şahit olduk.

İkisi aynı Örgütün üyeleriydi ve mahkeme kararlarıyla bu sabit oldu.

Son Güncelleme (Cumartesi, 09 Nisan 2016 21:10)

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap yazmak 34

yalcin-kucuk-670Selim Çürükkaya / Abdullah Öcalan yaklaşık olarak 20 Yıl Suriye'de kaldı.

1979 Yılı Haziran ayında yaya olarak Suruç’tan Suriye’ye gitti.

1999 Şubat Ayında Türk Milli İstihbaratının kiraladığı Cavit Çağların (1) özel uçağı ile Türkiye'ye geri döndü.

Öcalan'ın Şam'da yaptıklarının bir kısmını dizi yazı boyunca belgesel gibi anlatmaya çalıştım.

Bundan sonra, onun geri dönüşünü ve devletle açık çalışmasını anlatmakla yetineceğim.

Onun geri dönüşünün bir bilinen boyutu vardır, bir de bilinmeyen, saklanan veya az kişinin bildiği boyutu vardır.

Ben bilinmeyen veya az kişinin bildiği boyutunu anlatmayı düşünüyorum.

Abdullah Öcalan, Sakine Cansız ve Hamili Yıldırım’ ı Güney Kürdistan’da KDP’ ye karşı ikinci 15 Ağustos atılmı (2) adı altında savaşmaya gönderirken, kendisi Türkiye’ ye geri dönmek için Türk ordusunun yetkilileri ile gizli görüşmeler yapıyordu.

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...