Pazar, 19 Kasım 2017
Anasayfa Yazılar

Yazılar

Talimatla Kitap Yazmak 31

karaköy201Selim Çürükkaya / 1986’ nın başıydı.

Diyarbakır cezaevinde karar almış, tek tip elbiseyi çıkaracak ve ölüm orucu eylemime başlayacaktık.

Cezaevi İdaresinin saldırısı karşısında biz de saldıracaktık.

Gece son hazırlıklar yapılıyor, biz o dönem hücrelerde kalıyoruz, iki arkadaş, notları zulalarken, tuvalet bölümünde hücre duvarları arasında boşluk buluyorlar.

Haber verildi, inceleme yapıldı.

Kaldığımız bölüm dört katlıydı, her katta on hücre vardı, hücrelerin beş ara duvarında bir boşluk vardı.

Boşluklar ölçüldü her biri 60 çarpı yetmiş cm. Çarpı 12 metre idi.

Her iki hücre arasında bu büyüklükte birer boşluk vardı.

Karar alındı tünel kazılacak ve çıkarılan topraklar bu boşluklara doldurulacaktı.

O tarihte Hamili Yıldırım Diyarbakır cezaevinde Sakine Cansız ile haftada bir askerlerin gözetiminde akraba ziyareti yapıyordu.

Bir gün Hamili Sakine’ye tünel konusunu açıyor, Sakine olağanüstü heyecanlanıyor.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 30

Safiye-SultanSelim Çürükkaya / Sakine, Güney Kürdistan’a ulaşınca, önce onu YAJK karargahına yerleştiriyorlar, kendisine ‘burada kal’ diyorlar.

Sakine bu karargahta uzun süre kalıyor.

Bir gün silahını ve çantasını alıyor, karargahı tek başına terk ediyor.

Ancak bundan çok sonra bu kaçışını yazıyor ve biz okuyunca kaldığı karargahın nasıl bir karargah olduğunu anlamış oluyoruz:

“Zor bela YAJK karargah noktasından kaçmıştım. Gerçekten tam bir kaçış. Karargah ‘sultan karagahı’ydı.

Savaşın en sıcak dönemi ve her yerde kıyamet kopuyordu, güçlerimiz, kadınıyla erkeğiyle amansız çatışıyor ama karargah noktası edeta kilitlenmiş!..

Basit, günlük sıradan sorunların içine gömülmüş bir yönetim tarzı dayatılıyor ve bu var olan bayan gücünü iyice bunaltmıştı.

İradesiz, duyarsız, tepkisiz bir ruh hali egemen olmuştu. Kader belirleyen bir savaş vardı oysa. (KDP ile savaş kast ediliyor. S.Ç)

Kürdistan’ da ilk kez ihanet tarihi böylesine tersine çevriliyordu.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 29

AdsızhamletSelim Çürükkaya / Hamlet Danimarka kralının oğluydu.

Onun amcası (Cladius), yani babasının abisi, Hamlet' in annesiyle(Gertrude) işbirliği yapıyor, ikisi gizlice kralı kulağına zehir damlatarak öldürüyor.

Bir gün sonra görkemli bir törenle kralı gömüyor, cenaze merasiminin hemen ardından Hamlet`in annesi ile amcası dillere destan bir düğün töreniyle evleniyor.

Aradan fazla zaman geçmiyor, bir gece ölen kralın hayaleti saray nöbetçisine görünüyor, oğlu Hamlet`i soruyor.

Ve Oğluma söyle yarın gece tam bu vakitte burada olsun diyor, ortalıktan kayboluyor.

Nöbetçi ertesi gün Hamlet' e haberi veriyor.

Karanlık bastığında Hamlet ile ölü kralın hayaleti, sarayın bahçesinde buluşuyor.

Hamlet'in babasının hayaleti:

Oğlum Hamlet, ben ölmedim, öldürüldüm.

Amcan ve annen bana komlo yaptı, uyurken kulağıma zehir damlattı.

Cenaze töreni için hazırlanan yemekleri, düğün töreninde insanlara sundu.

Kardeşim ve karım koltuğum için beni öldürdü.

Ben öldükten bir gün sonra kardeşim hem karıma, hem de iktidarıma sahip oldu.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 28

hamlet1Selim Çürükkaya / Dağdaki Sakine’den, Hamili Yıldırım’ ın cezaevinden çıktığını, Şam’a ulaştığını, Güney Kürdistan’a gelmek için hazırlıklar yaptığını duyduk.

Bundan dolayı öncelikle Şam’daki Hamili’ye odaklanacağım.

Ne yazık ki; bu bölüm hakkında elimde belge bulunmamaktadır. Sakine’ nin yazdığı kitabın 3. Cildinde; ‘önderlik Saha’sındaki Nisan 1995 diyaloglarından bahsetmektedir.

Buradan da anlıyoruz ki; Hamili cezaevinden tahliye olup Şam’ a gidince, Öcalan, Hamili Yıldırım Mehmet Şener, Hamili Yıldırım, Sakine sorunu üzerine konuşmuş, bu konuşmalar kayda geçmiş, ardından 1995 Nisan çözümlemeleri adı altında bir kitap olarak basılmıştır.

Bu kitaba ulaşma imkanım olmadığından, ancak başkalarından duyduklarıma dayanarak bu bölümü yazmak zorundayım.

Hamili Şam’a giderken odaklandığı birinci proplem şudur veya kendisnini şöyle inandırmıştır;

cezaevinde iken, ta 1987 tarihinde Mehmet Şener’e karşı tavır koymuşum, haklı düşünceler savunmuşum, neticede yalınız kalmışım, cezaevi örgütü beni desteklememiş, hatta tecrit etmiştir, buna rağmen örgüte bağlılığımı sürdürmüşüm, Şener tahliye olunca, uzun bir süre Öcalan’ı da yanıltmış, ama ben hala Şener’e karşı olan eleştirilerime sahip çıkmış, Sakine’nin ihanetine rağmen ayakta kalmış, Mehmet Şener’in 'partiye karşı' çıkmasıyla, haklılığım yavaş yavaş anlaşılmıştır.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 27

cıbSelim Çürükkaya / Sakine Gerilla savaşı için, yani kürdistan'ı işgal eden devlete karşı savaşmak maksadıyla dağa gidiyor.

Kendisi ve bütün Kürtler böyle biliyor!

Oysa Dicle nehrinin o tarafına geçince, kendisini bir Kürt partisi olan KDP ile süren savaşın ortasında buluyor.

Sakine’ye göre; ‘bu ihanetle son büyük savaş oluyor.’

Niye ihanetle savaş?

Ona göre ve onu yönetenlere göre KDP Türkiye ile işbirliği içinde, Türkiye KDP’ye yardım ediyor.

Bir an önce bunun böyle olduğunu kabul edelim.

Yani Türkiye devleti, PKK yi ‘bölücü’ ve ‘terörist’ bir örgüt olarak kabul ediyor, KDP ye silah yardımı yaparak Kürdü Kürde kırdırıyordu.

Bunu gören Sakine, içinde bulunduğu örgütünün yapısını, rolünü, konumunu göremiyor!

Şu soruları kendi kendisine soramıyor!

Ben ve arkadaşlarım, sömürgeci olan bir devletin başkentindeki kampta nasıl askeri eğitimler gördük?

Ben ve arkadaşlarım bu sömürgeci devletin başkentinde nasıl silahlandık?

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...