Pazar, 19 Kasım 2017
Anasayfa Yazılar

Yazılar

Talimatla Kitap Yazmak 9

Olympia JPGSelim Çürükkaya / Sakine Cansız kendi kitabında, Bekaa vadisindeki Mahsum Korkmaz Akademisinin, Diyarbakır cezaevinden beter olduğunu yazıyor:

‘Zindan çıkışlılar yan yana gelmeyecek’ deniliyordu.

Bu bizdeki şaşkınlığın, acemiliğin, apolitikliğin, uslupsuzluğun tuzu biberi oluyordu.

Burası bizim ortamımız, parti ortamıydı.

Hem de Mahsum Korkmaz Akademisiydi.

Bizim için çok kutsaldı, yıllarca hayalini yaşamıştık.

Ve bu gün oradaydık.

Zindandan çıkmış olmak neden bu kadar tepki çekiyordu?

‘Keşke hiç çıkmasaydım, çıkarmasaydı beni alçaklar, belki de bilerek çıkardılar’ diyordum.

Yaşanan karmaşa, suçlamalar, bir çaresizlik yaratmıştı.

Ne kadar Korkunçtu!

Düşman yıllarca aynı koğuşta, aynı blokta, aynı hücrede, aynı cezaevinde birbirimizle ilişkimizi kesmek istiyordu.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 8

talimatla kitap yazmak 8 Selim Çürükkaya / Sakine Cansız, Mahsun Korkmaz Akademisinde önce yalınızlaştırılıyor, derslerde tartıştıkça etrafındaki çember daraltılıyor, en son gece bir yere çağrılıyor ve tehdit ediliyor.

Kendisi yazıyor: ‘ Beni anlayan yokmuy du?

Arıyordum.

Zindandakiler tanıyor, ama onlar da uzak duruyordu.

Aysel’le beş buçuk yıl birlikteydik, en iyi o tanıyordu.

O bile herkesten daha uzak duruyordu.

Hatta konuşmuyordu benimle bile.

Hemen tartışmadan sonra, gece Dr. Baran gelip beni çağırdı.

‘Arkadaş konuşacak’ dedi.

Telsiz odası denilen yere doğru gittik.

Yolda biraz heyecanlandım, acaba Önderlik mi gelmişti?

Sormadım ama içeri girdiğimizde Dr. Baran, ‘ben gideyim’ diyerek çıktı.

Beni çağıran 'Ahmet Tekne' isminde biriydi.

Kampta yarım saat ötede olan bir kampımızda karşılaşmıştık. …..

Yani siması yabancı değil.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 7

tali7 h2824Selim Çürükkaya / Sakine Cansız kitap boyunca, Öcalan’ı övüp göklere çıkarıyor, ama Öcalan’ın diktatörlüğünü reddeden, onu yanlış gören veya örgütten ayrılan hapis arkadaşlarını tek tek yeriyor, onların baştan beri kötü olduklarını söylemekten geri kalmıyor.

Gönül Atay, onun hapishane arkadaşıydı, birlikte direnişlerde yer almış, 49 gün ölüm oruçlarında kalmışlardı.

Ve Gönül Diyarbakır cezaevi gibi bir cehennemde kavganın saflarını terk etmemişti, terk edip devlete sığınmamıştı.

Ama tahliye olduktan sonra mücadeleye katılmak için Şam’a gitmişti.

Öcalan’ın evinde kalırken, bir gece yarısı bu evden firar ederek, Şam’ daki Türk konsolosluğuna sığınmıştı!

Sakine’ye göre bunun nedenlerini araştırmaya hiç gerek yoktu!

Kaçmış ya, bu yeterli idi!

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 6

talim 6 hSelim Çürükkaya / 12 Eylül 1980 Darbesinden sonra Misak i milli sınırları içinde zulmün işkencenin en fazla yapıldığı cezaevi hiç kuşkusuz Diyarbakır cezaevi idi.

Bu cezaevinde PKK kadrolarının önemli bir bölümü devletin bu zulmüne karşı direndi, Sıkıyönetim mahkemelerinde Kürdistan davasını açıkça savundu, mahkeme salonlarını, o zulüm altında tartışma meydanlarına çevirdi.

Giderek cezaevindeki direnişler öylesine gelişti ki, yapılan işkenceleri kaldırmakla kalmadı, direniş, duvarların dışına taştı, aileler, aydınları, öğrencileri harekete geçirdi, hatta dışardaki silahlı mücadeleyi de cezaevindeki bu direnişler tetikledi.

Silahlı mücadeleyi başlatan Eruh baskınını yapan grup, kendisine 21 Mart takımı, Şemdinli baskınını yapan grup, 14 Temmuz takımı, Çatak baskınını planlayan grup 18 Mayıs takımı adını almıştı.

21 Mart’ta PKK önderlerinden Mazlum Doğan Diyarbakır zindanında yaşamına son vererek direnişin kıvılcımını çakmıştı.

14 Temmuz günü PKK önderlerinden M. Hayri Durmuş ve arkadaşları ölüm orucu başlatmıştı.

18 Mayıs günü ise Yine PKK önderlerinden Ferhat Kurtay ve arkadaşları kendilerini yakarak zulümü yakmışlardı.

Kürt toplumunda cezaevinin rolü çok büyüktü ve cezaevindeki bu direnişler, direnişçi kişileri de doğal olarak ortaya çıkardı.

Bu kişilerin isimleri toplumda derin bir saygı ve güven yarattı

Son Güncelleme (Pazartesi, 28 Mart 2016 22:10)

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 5

tal 5 Selim Çürükkaya / Öcalan, PKK nin 4. Kongresindeki gelişmelerle ilgili, Sakine Cansız’ la konuşmaz.

Onu bir an önce Bekaa vadisine göndermek ister.

Sakine Bekaa’ ya gitme hazırlıkları yaparken, Güney Kürdistan’dan Murat Karayılan Telsiz aracıyla Öcalan ile konuşur.

Sakine bu konuşmalara kulak kesilir.

Konuşmada Murat Karayılan, Mehmet Şener’ in Doğu Perinçek’in yönettiği 2000’ e doğru dergisine bir açıklama yolladığını bildiriyor, sakine bunu duyuyor:

‘Başkan Cemal Arkadaş’a (Murat Karayılan) acaba içeriği nasıl?

Yazıyı size göndersinler demişti.

Cemal arkadaşın ne konuştuğunu tam anlayamıyorum.

Başkan, ‘yayınlatmasınlar diyelim’ diyor.

Bana ne düşündüğümü soruyor.

Başkanım bir çağrı yapılabilir, dergi aracılığıyla.

Benim adım da kullanılabilir, bu sahada olduğumu, gelip partiye teslim olmasını, sorunları tartışarak daha farklı şekilde çözmenin gerektiğinin kendisine iletmek gerekiyor …‘Doğu böyle bir arabuluculuk yapabilir’ diyorum.

Başkan, ‘Öyle mi?

Son Güncelleme (Pazartesi, 28 Mart 2016 22:10)

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...