Salı, 16 Ekim 2018
Anasayfa Yazılar

Yazılar

Talimatla Kitap Yazmak 15

15Selim Çürükkaya / Bekaa vadisinde cezaevi konferansı sürerken, 15 Ağustosa yaklaşmıştık.

Bu gün, PKK tarihinde çok önemli bir gündü.

15 Ağustos 1984 Günü Kürdistan’ın Şemdinli ve Eruh ilçelerindeki Türk askeri karakolları Kürt silahlı gerilla güçleri tarafından basılmış, silahlı ulusal kurtuluş mücadelesinin başladığı bütün dünyaya ilan edilmişti.

Kürt halkı üzerindeki sömürgeci korkuyu, yılgınlığı kıran bu hareketliliğin politize ettiği halk, biz cezaevlerinden tahliye olan ama Öcalan'ın yüceliğini / cüceliğini kavrayamayan / kavrayan lara karşı kullanılacaktı.

Suriye Kürdistan’ın daki Örgüte; ‘halkı toplayın Bekaa vadisine getirin’ talimatını veren Öcalan, on binlerce kişinin kendisine nasıl bağlı olduğunu bize gösterecekti.

Bir ay boyunca, konuşmuş ama bizi anlattıklarına inandıramadığını anlamıştı.

Şimdi on binlerin kendisine nasıl taptığını bize gösterecek, adeta bakın, görün bana boyun eğin diyecekti.

Son Güncelleme (Çarşamba, 30 Mart 2016 16:30)

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 14

14Selim Çürükkaya / Bekaa vadisinde yapılan zindan konferansı esnasında, bir ara Sakine ile yalnız kalabildik.

Ona: ‘Sakine, ben artık susacağım. Sende sus, bir dinleyelim, biz cezaevinde iken neler olmuş?

Bu arkadaşlarımız neden düşünemiyorlar ve böyle davranıyorlar ?

Biz cezaevinde iken öldürülenler neden öldürülmüş?

Bunları öğrenmemiz lazım!

Susmazsak, ikimizi de öldürürler.

Burada en yakınlarımıza, 1980 lerden beri ajan olduğumuza dair öyküler yazdırırlar.

Bu yazılanları örgütün taraftarlarına okuturlar.

Ve ne yazık ki; okuyanlara inandırırlar.

Bu sözlerim karşısında,’Ben intihar ederim’ dedi Sakine.

İntihar edersen, yine hain olarak damgalanırsın, senden önce bu yola baş vuranlar vardır, dedim.

Son Güncelleme (Çarşamba, 30 Mart 2016 16:28)

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 13

13Selim Çürükkaya / Öcalan’ın talimatıyla kurulan soruşturma komisyonunun başkanlığına Dersim’li Serhat, ( Bekaa vadisinde idamlıkken, savcılığa atanmıştı) ve yardımcılığına Diyarbakır Cezaevi itirafçısı Mecit Gümüş getirilmişti.

Bu ikisi, biz Diyarbakır zindanında direnenleri yargılayacaklar ve susturacaklardı.

Ben (Selim Çürükkaya) bir takım da gözetim altında tutulurken, yanındaki Korumaları ile İtirafçı / komutan Mecit Gümüş geldi.

Elinde bir kağıt vardı:

‘Selim arkadaş, bu sorulara cevap ver, inceleyeceğiz, konferansa katılıp katılmayacağına karar vereceğiz’ diyor.

İtirafçı Mecit Gümüş’ün uzattığı kağıdı alıyorum.

Hatırlayabildiğim kadarıyla kağıtta sorulan sorular şunlardı:

1. Önderliğe neden karşısın?

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 12

12Selim Çürükkaya/ Bekaa vadisinde Öcalan’ın talimatı ile üç gün tutuklu kalan üç kadın, kendilerini aşağılayan, Öcalan’ı yücelten raporlarını yazdılar. Öcalan' da soruşturma komisyonunun kurulması talimatını verdi. Sakine Cansız'ın büyük suçlarını(!) tek tek sıraladı: ‘Öcalan: Sorgulama birimi oluşturuldu mu? ben dün söyledim oluşturulacaktı.

Dersimli Serhat, (Mahsun Korkmaz Akademisinin Savcısı:)

Dün zaman yoktu bu gün oluşturulacak.

Öcalan bu gün mü?

Dün buradan giderken söylediği sözler var, suç teşkil eder.

Suçta ısrar vardır.

Kendi içinizde sorgu birimi geliştireceksiniz.

Buraya ilişkin suçlarına sizde katılacaksınız.

Akademi nizamına dayattıkları suçları sizde soruşturacaksınız.

Cezaevindeki suçlara ilişkin de siz zindandan gelen arkadaşlardan bazıları katılacaksınız ve bir komite oluşturacaksınız.

Yavaş yavaş sorgulamaya başlayacaksınız.

Başka düşünceleri olanlar var mı?

Bu tavır yerinde midir?

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 11

11Selim Çürükka / Sakine, Cahide ve Aysel dersten dışarı atılıp tutuklanınca, Öcalan Gerilla adaylarına aleyhimizde konuşmaya devam ediyor.

Her şeyden habersiz gençlere; bizim kadın sorunundan dolayı sorun çıkardığımızı, buranın kutsal mekanlar olduğunu, binlerce Kürt gencinin kahramanca gidip şehit düştüğünü, bizim ise parti ortamını bulandırmak, savaşı boşa çıkarmak istediğimizi anlatıyordu.

Onun en büyük yardımcısı da Akademi yönetiminde komutan olarak görevlendirdiği Diyarbakır cezaevi itirafçısı Mecit Gümüş'tü.

Bir hain ile bir itirafçı el ele vermiş, tutuklu olan bizler aleyhinde habire konuşuyorlardı:

Abdullah Öcalan: ‘Alçaklık bu, ‘hoş geldin’ dememiş, var mı sizin de böyle sorunlarınız?

Kemalizm pisliğine iliklerine kadar batmışlar, utanmadan, sıkılmadan pisliği halen burada da sürdürmek istiyorlar.

Neymiş de, ‘iyi karşılanmamışlar’, burada!

Dünyanın en görkemli karşılaşmasını yapıyoruz, mucizevi bir yaklaşım geliştiriyoruz, halen halkası eksikmiş!

Evet, zindan direnişçisi arkadaşlar, nasıl oluyor, bu durumlar aranızda gelişmiş, sizin şeref ve onurunuzla bu kadar oynamaya nasıl müsaade etmişsiniz, bizde yiğitlik bu kadar mı düştü?

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...