Çarşamba, 25 Nisan 2018
Anasayfa Yazılar

Yazılar

Talimatla Kitap Yazmak 11

11Selim Çürükka / Sakine, Cahide ve Aysel dersten dışarı atılıp tutuklanınca, Öcalan Gerilla adaylarına aleyhimizde konuşmaya devam ediyor.

Her şeyden habersiz gençlere; bizim kadın sorunundan dolayı sorun çıkardığımızı, buranın kutsal mekanlar olduğunu, binlerce Kürt gencinin kahramanca gidip şehit düştüğünü, bizim ise parti ortamını bulandırmak, savaşı boşa çıkarmak istediğimizi anlatıyordu.

Onun en büyük yardımcısı da Akademi yönetiminde komutan olarak görevlendirdiği Diyarbakır cezaevi itirafçısı Mecit Gümüş'tü.

Bir hain ile bir itirafçı el ele vermiş, tutuklu olan bizler aleyhinde habire konuşuyorlardı:

Abdullah Öcalan: ‘Alçaklık bu, ‘hoş geldin’ dememiş, var mı sizin de böyle sorunlarınız?

Kemalizm pisliğine iliklerine kadar batmışlar, utanmadan, sıkılmadan pisliği halen burada da sürdürmek istiyorlar.

Neymiş de, ‘iyi karşılanmamışlar’, burada!

Dünyanın en görkemli karşılaşmasını yapıyoruz, mucizevi bir yaklaşım geliştiriyoruz, halen halkası eksikmiş!

Evet, zindan direnişçisi arkadaşlar, nasıl oluyor, bu durumlar aranızda gelişmiş, sizin şeref ve onurunuzla bu kadar oynamaya nasıl müsaade etmişsiniz, bizde yiğitlik bu kadar mı düştü?

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 10

talimatla kit10Selim Çürükkaya / Bekaa vadisinde idik, Öcalan’ da gelmişti, toplantılar yapılıyor, Öcalan Mehmet Şener aleyhinde konuşuyor, elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi yırtınıyor, hıncını alamayınca, biz cezaevlerinden tahliye olanlara saldırıyordu.

Bizde durumun ne olduğunu bilmiyoruz.

Öcalan bize, ne Mehmet Şener’in ne yaptığını, ne de ne söylediğini anlatmıyordu!

Sadece: ‘Gözü liderlikte, beni halledecek, ben halledildimse, parti halledilecek, parti halledilirse, Kürt ulusu tarihten silinecek.’ Deyip duruyordu.

Buna inanmamızı istiyor, inanmadığımızı görünce, bize boyun eğdirmek için Mehmet Cahit Şener’in Cezaevinden, hatta cezaevine düşmeden önce ajan olduğunu söylüyor ve onun ajanlığını fark etmediğimiz için bizi suçluyor, bununla yetinmiyor, Diyarbakır cezaevindeki direnişleri karalıyor, mahkum ediyor ve bizimde kendisini doğrulamamızı istiyordu.

Kendisine destek vermediğimizi görünce, bizi itibarsızlaştırmak için hiçbir ahlak kurallına uymayan yöntemlere baş vuruyordu.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 9

Olympia JPGSelim Çürükkaya / Sakine Cansız kendi kitabında, Bekaa vadisindeki Mahsum Korkmaz Akademisinin, Diyarbakır cezaevinden beter olduğunu yazıyor:

‘Zindan çıkışlılar yan yana gelmeyecek’ deniliyordu.

Bu bizdeki şaşkınlığın, acemiliğin, apolitikliğin, uslupsuzluğun tuzu biberi oluyordu.

Burası bizim ortamımız, parti ortamıydı.

Hem de Mahsum Korkmaz Akademisiydi.

Bizim için çok kutsaldı, yıllarca hayalini yaşamıştık.

Ve bu gün oradaydık.

Zindandan çıkmış olmak neden bu kadar tepki çekiyordu?

‘Keşke hiç çıkmasaydım, çıkarmasaydı beni alçaklar, belki de bilerek çıkardılar’ diyordum.

Yaşanan karmaşa, suçlamalar, bir çaresizlik yaratmıştı.

Ne kadar Korkunçtu!

Düşman yıllarca aynı koğuşta, aynı blokta, aynı hücrede, aynı cezaevinde birbirimizle ilişkimizi kesmek istiyordu.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 8

talimatla kitap yazmak 8 Selim Çürükkaya / Sakine Cansız, Mahsun Korkmaz Akademisinde önce yalınızlaştırılıyor, derslerde tartıştıkça etrafındaki çember daraltılıyor, en son gece bir yere çağrılıyor ve tehdit ediliyor.

Kendisi yazıyor: ‘ Beni anlayan yokmuy du?

Arıyordum.

Zindandakiler tanıyor, ama onlar da uzak duruyordu.

Aysel’le beş buçuk yıl birlikteydik, en iyi o tanıyordu.

O bile herkesten daha uzak duruyordu.

Hatta konuşmuyordu benimle bile.

Hemen tartışmadan sonra, gece Dr. Baran gelip beni çağırdı.

‘Arkadaş konuşacak’ dedi.

Telsiz odası denilen yere doğru gittik.

Yolda biraz heyecanlandım, acaba Önderlik mi gelmişti?

Sormadım ama içeri girdiğimizde Dr. Baran, ‘ben gideyim’ diyerek çıktı.

Beni çağıran 'Ahmet Tekne' isminde biriydi.

Kampta yarım saat ötede olan bir kampımızda karşılaşmıştık. …..

Yani siması yabancı değil.

Devamını oku...

 

Talimatla Kitap Yazmak 7

tali7 h2824Selim Çürükkaya / Sakine Cansız kitap boyunca, Öcalan’ı övüp göklere çıkarıyor, ama Öcalan’ın diktatörlüğünü reddeden, onu yanlış gören veya örgütten ayrılan hapis arkadaşlarını tek tek yeriyor, onların baştan beri kötü olduklarını söylemekten geri kalmıyor.

Gönül Atay, onun hapishane arkadaşıydı, birlikte direnişlerde yer almış, 49 gün ölüm oruçlarında kalmışlardı.

Ve Gönül Diyarbakır cezaevi gibi bir cehennemde kavganın saflarını terk etmemişti, terk edip devlete sığınmamıştı.

Ama tahliye olduktan sonra mücadeleye katılmak için Şam’a gitmişti.

Öcalan’ın evinde kalırken, bir gece yarısı bu evden firar ederek, Şam’ daki Türk konsolosluğuna sığınmıştı!

Sakine’ye göre bunun nedenlerini araştırmaya hiç gerek yoktu!

Kaçmış ya, bu yeterli idi!

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...