Pazartesi, 25 Mart 2019
Anasayfa Yazılar

Yazılar

Yine Mahmut Şakar

Mahmut_SakarSelim Çürükkaya / Mahmut Şakar „Ateş et demiş" başlığını taşıyan bir makale yazdım.
Bu yazımda yeni keşfettiğim hiçbir şey yoktu.
Çok önceden yazılmış, kimsenin dikkatini çekmemiş
bir haberin üzerine büyüteç tuttum sadece.........

Kongre Gelin'in eski yöneticisi Faysal Dunlayıcı, kaleme aldığı makalesinde „Bir Avukat ‘bu kongreden savaş kararı çıkmalıdır' diye  bir cümle yazmıştı. Bende aynı Kongreye katılan delege Gülnaz Altun'dan avukatın adının Mahmut Şakar olduğunu öğrenmiştim.
Bu haberi bir çağrı halinde yayınladım. Ve bu korkunç durumdan haberi olan, ama susanlara seslendim.

Seslendiğim kesimleri ikiye ayırdım:

Birinci kesime, bildiğiniz bu olayı açıklayın dedim.

İkinci kesime ise susmalarının nedenlerini bildiğimi söyledim.

Benim yazdıklarımı; ya iyi okumayanlar ya da ard niyetlerini dışa vurmak isteyenler, mal bulmuş mağribi gibi saga sola çekiştirdiler.

Devamını oku...

 

Elim Kalem Tutmuyor

1288993085_el_yazisi_kalemSelim Çürükkaya /  Elim kalem tutmuyor.
Parmaklarım tuşlara dokunmak istemiyor.
Yazamıyorum.
Beynim düşünmek istemiyor

Ağzım kilitli sanki, dilim dönmüyor

Konuşamıyorum.

 

Nedendir bilemiyorum!

Baharın gelişinden mi,

Newrozun gidişinden mi?

Kestiremiyorum.

 

Ax Newroz!

Seni hangi ortamlarda kutladığımı biliyorum

Devamını oku...

 

Anılar 3

intro_stockholm_wasser_gSelim Çürükkaya / Stockholm'de Hapis arkadaşım İhsan Şenr ile karşılaştım.
Diyarbakır cezaevınden tahliye olduğu, Batman'ı terk ettiği gün gibiydi. Yani hiç bozulmamıştı.cİçindeki yurtseverlik ayeşi hala yanıyordu...
Bana: „Haydi artık bir şeyler yapın!" dercesine bakıyordu.

Zaten merhabalaştıktan hemen sonra, ilk sorusu: "Ne zaman örgüt kuracaksınız?" oldu.

İhsan"dedim  „Otuz yıl önce bir tane kurduk. Amacımız bütün Kürtleri, Kürdistan'daki bütün aşiretleri, bütün aileleri, bütün sınıf ve tabakları, bütün dinler ve mezhepleri, bütün dilleri ve kültürleri ve Kürdistan‘ın bütün parçalarını birleştirmekti.

Bunun için akla hayale gelmedik çabalar harcadık.
Hala kimselerin anlatamadığı işkencelere maruz kaldık.
Karları, kışları, dağları yendik.

Coşkun suları, geçilmez engelleri geçtik. Açlıkların koynunda yattık, ölümü öldürdük.  Eski inançların tümünün altına dinamitler koyduk. Ama vardığımız yeri biliyor musun?

Devamını oku...

 

Anılar 2

tilek_koprusuSelim Çürükkaya / 1977 yılının ilkbaharıydı. Erzurum Atatürk Üniversitesinde
okuyan Urfa'lı bir ögrenci faşistler tarafından katledilmişti.
Biz Tunceli öğretmenokulu öğrencileri aynı gün 
olayı öğrenmiş, öldürülen öğrencinin cenazesinin
Tunceli'den geçeceğini duyunca hazırlıklarımızı yapmıştık........

1977 yılının ilkbaharıydı. Erzurum Atatürk Üniversitesinde okuyan Urfa'lı bir ögrenci faşistler tarafından katledilmişti. Biz Tunceli öğretmenokulu öğrencileri aynı gün  olayı öğrenmiş, öldürülen öğrencinin cenazesinin Tunceli'den geçeceğini duyunca hazırlıklarımızı yapmıştık.

Akşam üzeri Erzurum-Elazığ yolu üzerindeki Tunceli Köprüsü üzerinde barikatlar kurmaya başlamıştık. Tunceli öğretmenokulu öğrencilerinin tümüne yakını, Tunceli lisesi, sanat okulu, kız meslek lisesi öğrencileri, Dersim'deki bütün örgütlerin elemanları oradaydı. Dört bine yakın kişiydik. Her grup bir yerde kümelenmişti. Halkın Kurtuluşu, Halkın Yolu, Halkın Birliği, Halkın Sesi, Tikko, Kurtuluş, Kawa, Dev-Genç ve biz yani Kürdistan devrimcileri. Her Gruptan bir ses çıkıyordu.

Devamını oku...

 

Anılar 1

 weran01Selim Çürükkaya / 12 - 22 Ocak 2005 tarihleri arasında Stockholm'daydım.
On bir yıldan beri uğramamıştım bu kente.
Oradaki arkadaşlarımı görememiş,
sohbet edememiştim.Laleş Qaso'nun daveti üzerine gittim,
gezdim, sohebetler ettim ve geri döndüm......

Çok şey yaşadım, çok şey öğrendim, çok şey gördüm eğer müsaade ederseniz bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Amacım, sizleri biraz düşündürmek, biraz üzmek, biraz ağlatmak başarabilirsem biraz da güldürmektir.

Nereden mi başlayayım?

Uçaktan iner inmez arabasıyla bizi karşılamaya gelen çok eski bir arkadaşımdan bahsedeceğim: O­nu görünce hemen 1977'lere gittim. Kıştı, havalar soğuktu, Bingöl TÖB - DER lokalinde tek başıma bir masada oturuyordum. Özgürlük yolu dergisi çevresinde isim yapmış bir grubun elemanları beş öğretmen de, yanan sobanın etrafında hem ısınıyor hem konuşuyorlardı.

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...