Cumartesi, 23 Şubat 2019
Anasayfa Yazılar

Yazılar

Gerçeğe çağrı İsa ve Aysel Malkaç

kayipSelim Çürükkaya / Aysel Malkaç'ın sağ olduğuna dair haberler,
önce internette, ardından Türk basını ve televizyonlarda yayınlandı.
Bu konuda pek çok yorumlar yapıldı, yapılmaya devam ediyor.
Kürt aydınları ve politikacıları, adeta şok olmuşlar ve Aysel'i suçluyorlar......
"Niye ölmemişsin?" demeye getiriyorlar.
Ben Aysel Malkaç'ın sağ olduğunu çok uzun bir süreden beri biliyordum. İnanıyorum ki; Aysel'i suçlayan Kürt Aydın ve politikacılarının çoğu da onun yaşadığını ve neden gizlendiğini biliyordu. Ama hiçbiri de Anderson'un hikayesindeki çocuk gibi "Anne bak kral çıplak!" diyecek kadar bir cesarete sahip olamadıklarından susuyorlardı.
Ben Aysel Malkaç ile ilgili yorum ve haberleri okuyunca, yıllar önce okuduğum Kazancakis'in ünlü romanı "Günaha son çağrı" daki bazı sahneleri hatırladım. Önce o sahneleri size aktarmak istiyorum.
Kazancakis'e göre İsa gerçekten çarmıha gerilmiyor. Rüya görüyor ve çarmıha gerilen bir insanın çekebileceği bütün acıları rüyasında çekiyor. Sonra kaçıp gizleniyor, bir köye yerleşiyor. Adını Lazarus olara değiştiriyor. İki kadınla evleniyor, marangozluk yapıyor.

Devamını oku...

 

Sezar ilkesi

sezarAbduldevlet'in tahakümündeki örgüt demokratikleşiyor nihayet, o­nun deyimiyle "demokrasi gümbür gümbür geliyor."
Hatta Abduldevlet yalnız kendi örgütünü değil,
Türkiyeyi ve Ortadoğuyu da demokratlaştıracakmış,
dalkavuk kalemler öyle yazıyor, yazılan ve söylenene böyle inanılıyor.....
Abduldevlet 19 Mayıs 2004 tarihli Avukatlarla görüşmesinde kendi örgütü içinde bundan sonra geçerli olan demokratik anayasayı açıkladı.
Demokrasinin geleceğini oradan çıkarabildim!
Bu yeni anayasa iki ilkeden veya maddeden oluşacakmış, birinci ilke Sezar ilkesi, ikinci ilke ise Dilek Kurt ilkesiymiş.
Bu iki ilkeye uymayanlar, demokrasi gereği halledilecekmiş ama halledilme yöntemleri biraz garip!
Bilindiği gibi Sezarlar Roma‘sı millattan önceki tarihlere ait. Koca Roma imparatorluğunda geçerli olan bir yasa varmış ve bu yasa yalnızca soylulara ve Sezarların komutanlarına karşı uygulanıyormuş.
Bu yasaya göre Sezarlara ihanet eden, o­nlara karşı gelen veya büyük suçlar işleyen komutan veya soylunun eline bir kılıç verilir ve bir odaya kapatılır.

Devamını oku...

 

İşkenceye karşı olmak

Iskence_x2Selim Çürükkaya / İşkenceye karşıysan eğer önce mensup olduğun sınıfın,
devletin, partinin, ordunun işkencesine karşı çık ki;
başkalarının işkencesine karşı çıktığında inandırıcılığın olsun!...

 İşkenceye karşıysan; "vatan, devlet, din elden gidiyor, düşmanlar altımızı oyuyor, örgütümüz bölünüyor, yüce önderlerimize dil uzatılıyor" gerekçeleriyle kendini kandırma!

İşkenceye karşıysan, karşı çık!
"Zamanı değil, tutuklanırım, tutsağım, yalnızım, güçsüzüm, ihanet damgası yerim, ölürüm, sakatlanırım" deme!
Tek başına direnenleri ahmak, kendini akıllı yerine koyma! Sakın olaki işkencenin nedenini; o­na karşı gelen direnişte arama!

Birde susma işkence karşısında, susarsan boyun eğersin!
Boyun eğersen kendin olmaktan çıkarsın! Ve işkenceciler karşısında özgürlük türküsü söyleyenleri düşman bilirsin.
Çektiğin bütün acıların sorumluları olarak o­nları görürsün!

Buna rağmen o­nların haklı olduklarını düşünürsün ama başarılı olmalarını istemezsin!
Çünkü o­nların başarısı karşısında, kendi başarısızlığınla yüzleşme cesaretine sahip değilsin!

Devamını oku...

 

Beni yıldızlara gömün

yildizlara_gmnSelim Çürükkaya / Karanlıktı.
Yer ve zaman yoktu
Bir adam yürüyordu
Yalnızdı.....

Sesler susmuş, rüzgar durmuştu

Adam yıldızlara baktı ve yürüdü

Yıldızlardan içine bir yıldız düştü

Hem uzaktaydı yıldızından

Hemde içindeydi yıldızı

 

Karanlıkta bir adam yürüyordu

Yer ve zaman vardı

Sesler gelmiş, rüzgar esiyordu

Devamını oku...

 

Kuyruğuna teneke bağlamışlar

fingerheadyd0Selim Çürükkaya / Televizyonlardan, radyolardan, duyuyoruz.
Gazetelerde, internet sayfalarında rastlıyoruz.
Ve bazen de kahvelerde, lokantalarda, çarşılarda,
sokaklarda kulaklarımıza bazı sesler geliyor,
gözlerimizin önünden bazı görüntüler geçiyor......
İriyarı birisinin görüntüleri bunlar ve arkasına bağlanmış bir teneke, adam korkusundan koşuyor! Görüntüsü gözlerimizde, teneke sesleri kulaklarımızda! Bir de adam korkudan bütün melekelerini yitirmiş, küfür ediyor!

Mazlum bir halka hakaret ediyor!

Kulaklarımız teneke sesindeyken; „Kürdistan kerhanedir" diyor. Kürt erkeklerinin hepsini pezevenk, kadınlarının tümünü, fahişe olarak niteliyor! Kardeşini „mayın tarlasına sürülmüş eşek" diye aşağılıyor! Yıllarca gerilla komutanlığı yapmış herkesi „pezevenkler" mertebesine indiriyor! Kürtlerin liderleri konumunda olan Celal Talabanî ve Mesut Berzanî'yi „kızlarını karılarını bile" satmakla suçluyor.  Türkiye´de legal Kürt kurumlarını yöneten kişilere „Şerefsizler" ithamında bulunuyor. Adam korkusundan koşuyor, gözlerimiz o­nda, teneke sesine kulaklarımız dikiliyor!

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...