Cuma, 17 Ağustos 2018
Anasayfa Yazılar

Yazılar

12 Eylül karanlığında Diyarbakır şafağı Piyasada

kitabimSelim Çürükkaya / 23 Yıl sonra “12 Eylül karanlığında Diyarbakır Şafağı” adlı belgesel kitabımın üçüncü baskısını tekrar yaptım. Bu kitabı yeniden yayınlamamın pek çok nedeni vardır. Birinci si yeni yetişen gençlerin de bu kitabı okumalarını, Diyarbakır cezaevi duvarları arasında olan bitenleri öğrenmelerini ve dersler çıkarmalarını istedim. İkinci neden Kitabı yeniden düzenledim. Kitabı yazdığım dönemdeki mantığımıza göre anlatılacak olaylar önemliydi, kişilerin bir önemi yoktu. Veya o günkü mantığımız ölmemiş kişilerin tanınmasını uygun görmüyordu, gerçi kişi olarak benim mantığım öyle değildi ama örgütsel mantığımız böyle emrediyordu; sağ kişiler tanınmasın!(Bunun nedenini ben tahliye olup Bekaa vadisine gidince oarada anladım)  Bu yüzden kitabımın sağ olan bütün direnen kahramanları kendi isim ve soy isimlerinin baş harfi ile vardılar. Yeni baskıda bunu değiştirtim. Her kes kendi gerçek adı ve soyadı ile yer alıyor. Böylece kitabın tarihi değeri arttı kanısındayım. Okuyucu, kitabı okuyunca artık kimin kim olduğunu bilecek.

Kitapta yaptığım üçüncü değişiklik ise, Diyarbakır cezaevinde tutsak olan Türkiye solu ve Kürdistan solundan grup ve partilerin isimlerinin önüne koyduğumuz sıfatları kaldırdım.

Devamını oku...

 

Adam Olmak

 

adamSelim Çürükkaya / Saman’ı yazdım dayanamadım. Adam’ı yazmaya kara verdim. Adam olmak, tek kelime ile sözünde durmak, söz ile özü birbirine uydurmaktır. Sözünde durmayana adam denmez bizim diyarda. Sözünde durmak çok önemlidir. Öyle insanlar var ki bir konuda söz verirler ama bir gün sonra o sözlerinin arkasında durmazlar. Ve o sözü vermemiş gibi davranırlar, bir gün sonra başka bir konuda yine söz verirler. Ama verdikleri o sözü de tutmazlar. Böylesi adamlar bizim ülkemizde öylesine çoğalmışlar ki, ne parmakla sayılır, nede vurmakla tükenirler. Eskiden biz Kürtlerde böylesi insanlar çok azdı. Verilen sözün bir değeri vardı, kellesi gitseydi,  söylediği sözünün arkasında dururdu.

 Sözünün arkasında duramayanlar utançlarından toplumun arasına girmez,  toplum da onlara itibar etmezdi.Sözüne itibar edilmez lafı, çok ağır bir hakareti içeriyordu. Şimdi toplum da bozuldu, oda söylenen ve arkasında durulmayan  her sözü alkışlar hale geldi. 

Bizim toplumun bir kesiminin yöneticisi durumunda olan KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan 01.01.2013 tarihinde geri çekilmeye ilişkin olarak ANF´ye yaptığı açıklamada şunları söylemişti: “Erdoğan bilmeli ki biz Kürdistanlıyız, bu ülkeyi çok seviyoruz ve bu ülke için çok bedel verdik. Erdoğan diyor ki ya Türkleşerek tek milleti kabul edeceksiniz ya da nereye gidiyorsanız gidin. Ben de diyorum ki sizin ne işiniz var ülkemizde? Burası Kürdistan'dır. Bizim ülkemizdir. Asıl siz çekin gidin ülkemizden! Kürt halkı üzeride silahlı baskı ve siyasi soykırım olduğu sürece bu özgürlük gerillası ve Kürt halkının direnişi de olacaktır. Bunu herkes iyi bilmelidir."

Son Güncelleme (Pazartesi, 13 Mayıs 2013 19:57)

Devamını oku...

 

Saman

 


inekSelim Çürükkaya / Bu gün bir arkadaşla facebook ta yazışıyorduk. 

"Selim abi neden süreç üzerine bir şeyler yazmıyorsun" dedi.
Artık yazmam dedim. Siyasi yazılar yazmamaya karar vermek istiyorum deyince,"ya ne yazacaksın?" diye sordu. Konu çok dedim, mesala ilk makalemi saman üzerine yazmak istiyorum deyince oda şaşırdı. 

Son Güncelleme (Perşembe, 02 Mayıs 2013 23:31)

Devamını oku...

 

Yeni Kitap Çıktı

arkaplan12 Eylül karanlığında Diyarbakır şafağı adlı belgesel romanımın birinci cildinin Üçüncü baskısı Epubli yayınevi tarafından basıldı . Bir hafta içinde Kitap hem  elekronik hemde kitap olarak Epubli, Amazon, Google, Apple, üzeri satışa çıkacaktır. Kitabın üçüncü baskısında kitap kahramanları kendi gerçek isimleri ile yer alacaklardır. Elekronik olarak kitabı almak isteyenler 7 Euro 49 cent ödeyerek kitabın tümünü bilgisayar, tablet veya telefonlarına indirebilirler. Ama kılasik kitabı satın alanlar için kitap biraz pahalıdır liks baskı olduğundan ve Epubli nin özelliklerinden dolayı kitap pahallıdır.. Ama bu kitap okumaya değer. Blefeld' e yaşayan bir Kürt bundan yaklaşık yirmi yıl önce bu kitap hakkında bana şunları anlatmıştı:

 

"Ben ağır hastaydım, beni Blefeld de hastahaneye kaldırdılar. Doktorlar ameliyat olmam gerektiğini söylediler. Ameliyattan oldum olası korkuyordum. İtiraz ettim bütün çabalara rağmen ikna olmadım. Hastahanenin bir odasında yatıyordum. Bir akrabam okumam için "12 Eylül karanlığında Diyarbakır Şafağı"nı getirdi. İki gün içinde okudum, bitirdim. Son sayfayı kapattığımda doktorları çağırdım. "gelin beni ameliyat edin" dedim. "Ne oldu hani korkuyordun?" dediler. "Aha bu kitabı okudum, insanlar o kitapta anlatılan acılara dayandıktan sonra ameliyatınız bana vız gelir" dedim ve bıçağın altına teredütsüz yattım."

Kitabı satın almak için burayı tıkla

elekronik kitabı satn almak için burayı tıklayınız

Son Güncelleme (Perşembe, 02 Mayıs 2013 15:24)

 

Zehiri Bala Katarak Sunacaklar

 

aydinSelim Çürükkaya  /  Dün kanal D ve CNN Türk televizyon kanallarında bazı gazetecilerin sorularını yanıtlayan Türk Başbakanı Erdoğan, Öcalan ile herhangi bir pazarlığın yapılmadığını, PKK nin askeri unsurlarının ülkeyi terk etmesi, BDP nin yapılacak olan yeni anayasaya destek vermesi, Kürtlerin özerkliği unutması karşılığında Öcalan' a bir televizyon, günde bir saat havalandırma ve tutuklu arkadaşları ile görüşme dışında hiç bir konuda söz verilmediğini açıkça söyledi.

 

Son Güncelleme (Pazar, 31 Mart 2013 07:48)

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...