Makalelerim

Adrenelinim yükseldi

Selim Çürükkaya:  Sitemizin köşe yazarlarından D.Ali Küçük “zazalara özgürlük” başlığı altında bir makele yazdı.
Bu makalenin altına çok sayıda okuyucu, zazalarla ilgili görüşlerini illeti.
Ben bu sorunun tartışılmasının taraftarı olduğum için, bütün yorumları sitemizin tartışma bölümünde yayınladım.
Yazıları yayınlama işine devam ederken birden fark ettim ki, astığım makaleler yayından kaldırılıyor.
Benim dışımda sitenin yazı kurulunda olan dört arkadaşta daha şifreler vardı.
Akşam, Dursun Ali Küçük’ ün makalesi ile ilgili MSN üzeri benimle tartışan arkadaştan kuşkulandığım için; tel açtım, “astığım yazıları sen mi yayından kaldırıyorsun” der demez, karşımdaki kişi kin yüklü bir ses tonuyla evet ben kaldırdım, bu sitede zazacılık yapılıyor, ben buna müsaade edemem, sen beni susturamazsın dedi. Nefes alış verişlerinden ruh halini zaten anlamıştım. “Sakin ol kardeşim, ne oldu sana? Varsa bir eleştirin normal olarak anlat” dedim. Ama adamın nefes alış verişleri hala anormaldı ve şu cümeyi ağzından kaçırdı: “Biraz dur, adrenalinim yükseldi
Evet yanlış duymadınız!

 

Bir Kürt devrimcisi, Zaza sorunu tartışılmaya başlanınca, “adrenalin”i yükseliyor!
Bu sözleri duyduğumda 1970 lerin ortalarına gittim
Kürtlerin varlığı gündemleşmeye başlayınca, milliyetçi bütün Türklerin “adrenalin”i yükselmişti.

Ve “adrenalin”i yükselenler, hep bir ağızdan bağırıyorlardı:
“Bunlar bölücü, bunlar memleketi parçalayacaklar.
Kürt diye bir ırk yoktur, Kürtler Türktür.
Kürtçe olarak bilinen dil; dağ Türklerinin türkçesidir”
Aynen böyle diyorlardı.

Bu gün zazaca sorunu gündeme geldiğinde  arkadaşım aynı tepkiyi gösteriyor:
“Zazacılık yapanlar ülkeyi bölmek istiyorlar.
Bunları ben tanıyorum ajandırlar
Zazaca sadece kürtçenin  bir lehçesidir……”

Arkadaşımın  bu tepkisi kafama kocaman bir taş düşürdü.
Beynim hızla çalışmaya başladı
Demekki  uzun yıllardan beri bir kurmanc resmi ideolojsi oluşmuştur.
Bu resmi ideoloji hem jakoben, hemde kemalizmin bir versiyonu gibidir.
O da tek dil, tek bayrak, tek vatan, tek din, hatta tek parti ve tek lider kalıplarına sahiptir.
Bu kalıplara uymayan gerçekler, ya yok edilir ya yok sayılır!
Ve bu kalıplara uymayanlar dile getirilmeye çalışıldığında kıyametler kopar.

Kurmanc resmi ideolojisinin olduğunu şundan çıkarıyorum.
Bakınız, Kürt sorunu  gündeme geldiğinde Türk resmi görüşünü savunanların “adrenalin” ihemen çıkar.
Birileri Zaza sorunundan söz ettiğinde  eğer Kürdün “adrenalin” i yükseliyorsa; orada oluşmuş ve çok büyük bir tehlike arz eden  resmi ideoloji var demektir..

Ben kendim bir Zaza’ yım
Anam tek kelime ne Türkçe, ne de Kurmanci bilir.
Ve bana Zazaca dilini öğreten odur.
Ben bu güne kadar  Kurmanci dilini konuşan hiç bir arkadaşıma “Sen niye zazaca bilmiyorsun?” diye sormadım.
Ama kurmanci konuşan arkadaşlarım yerli yersiz her  yerde “neden kurmanci bilmiyorsun?” deyip, beni küçümsemişlerdir, hatta bazende şakayla karışık,  “ne biçim Kürtsün?”demişlerdir.

 

Ama ben, onlar Zazaca bilmedikleri için kendilerine “Ne biçim Kürtsünüz?” diyecek kadar terbiyesizlik yapmış değilim.
Bu makalede Zaza sorununa nasıl baktığımı izah etmeyeceğim.
Zira yıllarca önce Güvercini de vurdular adlı romanımda konuya nasıl baktığımı izah etmiştim.
Şimdi ki sorun şudur: Zazalarla ilgili sorunları bu sitede tartışmak doğru mu, yanlış mı?

 

Zazalar nedir? İn mi, cin mi?
Nerden geldiler, ne yer ne içerler?
Hangi dili konuşurlar?
Kendilerine özgü bir dilleri mi var; yoksa konuştukları Kürtçenin bir şivesi mi?
Yoksa dağ Kürtleri olmasın mı zazalar?
Zazalar bir ulus mu, kabile mi aşiretmi? Neyin nesi?
Yoksa zazalar yokturda Türk devleti, sırf kürtleri bölmek amcıyla mı çıkardı?
Veya  Seyfi Cengiz mi bu Zazaları icad etti?
Zazaistan kurmak isteyenleri ne yapmak lazım?
Vatan haini mi ilan etmek, yoksa  satılmış ajanlar mı?
Kurmanclarla Zazalar arasında ne gibi farklıklar ve ayrılıklar vardır?
Kaderleri bir mi? Aynı acıları mı çekiyorlar?
Ortak hareketetmeleri, birbirlerinin kimliklerine saygı duymaları daha doğru değil mi?
Tek dil şart mı?
Mezopotamya coğrafyası çok dilli çok dinli çok halklı bir cennet bahçesi değil mi?
Bu coğrafyayı siyah renge boyamak ne kadar doğrudur?

Bu konuların tartışılması kalıpların parçalanması lazımdır.
Ve bu konuların tartışma yeri elbette Kürdistan aktuel olmalıdır.
Eski pradigma çökmüştür.
Yeni pradigmada tek parti, tek ulus, tek lider, tek dil saçmalığına yer yoktur artık.

Selim Cürükkaya
\n // –> aytenhasan93@hotmail.com .
http://www.madiya.net/
http://www.diyarbakirzindani.com/
http://www.kurdistan-aktuel.org/

Selim Çürükkaya

1954 te Bingöl' de doğdu. Öğretmen okulundan mezun oldu. Siyasi nedenlerle on bir yıl hapis yattı. Gazeteci ve yazar. Yayınlanmış 10 adet Kitabı var. Siyasi mülteci olarak Almanya'da yaşıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı