Makalelerim

Elveda

Selim Çürükkaya / Eylül ayından beri internette yazmıyordum.
Daha doğrusu başka bir iş ile meşgul olduğumdan İnternetten uzak duruyordum. Ama Dünyada ve Ülkemde olan biten gelişmelerden haberdar olmaya çalışıyorum… Son günlerde en çarpıcı olan haberler hakkında kısaca da olsa görüşlerimi belirtmek istiyorum. Türkiye´de Yaşar Büyükanıt ve ekibi ordunun üst kademelerindeki koltuklarına yerleşti.
Siyasi alanda da tam olarak hükümranlığını kurdu.
Bu gelişmenin hemen ardından İmralı’dan gelen bir emirle çatışmalar durdu.
Buna “Ateş kes” adı verildi.

 

Bu “Ateş kes” in diğer ateşkeslerden farkı vurgulanmadı. Bana göre bu “Ateş kes”te Amerika’nın ve Kürdistan hükümetinin de rolü vardı. Ama ne kadardı, orasını ilerde öğreniriz.
Kuzey Kürdistan´da “Kürtler adına yürütülen politika” Kürtlerin yararına olan bir politika olmadığından “Ateş et” i de “Ateş kes’ i de zaman kaybı, insan kaybı ve Kürtleri güçten düşürmekten Türk ordusunun gücüne güç katmaktan öte bir işlevi görülmüyor.

 

 

  Bu “Ateşkes”in, yeni bir “Ateş et”e gebe olduğu daha şimdiden anlaşılıyor.
Türkiye’de ki Cumhurbaşkanlığı seçimi, Genel seçim ve Kerkük referandumu, bölgede çatışmalı bir ortama ihtiyaç duyanların arzularını kamçılıyor!

 
********************************************

Son günlerde Mehmet Ağar: “Abdullah Öcalan barış misyonunu iyi oynamalıdır” içerikli demeçler verdi.
İmralı’dan hemen yankı buldu: “Mehmet Ağar rolünü Mükemmel oynamalıdır” denildi.

Yaşar Büyükanıt her ne kadar Ağar ile Öcalan’a kızdıysa; sakın  aldanmayın!
Çünkü üçü aynı örgütün üyesidir, her şey danışıklıdır!
Eğer Recep götürülmek isteniyorsa, Ağar biraz daha Kürt’çü, Öcalan biraz daha Türk’çü olacak.
Büyükanıt biraz daha korkutucu ve kızgın davranacak, oylar alındıktan sonra İnkara ve katliama kaldığı yerden devam edilecek!

Duyduğuma göre Kuzeyli bazı Kürt Partileri “PKK” konusunda ezberi bozacaklarmış!
En azından “Ateş kes” e destek verecekler, önümüzdeki seçimlerde ittifak yapmayı düşünüyorlar.
Gerekçeleri de şudur:”PKK’ye cepheden karşı durduk, soyutlandık, ittifak yapıp kitleleri yurtsever bir çizgiye çekeceğiz”
Kimin kimi hangi çizgiye çekeceğini şimdiden görüyorum.
Kitleleri kazanmanın yolunun da bu olmadığını biliyorum!
ABD ve Güney hükümeti, Kerkük probleminden dolayı kuzey ile ilgileniyorlarsa;
Türk devletinin Kerkük konusunda sessiz kalmasıyla kuzeyin ipinin de çekileceğini tahmin ediyorum.

********************************************

Osman Öcalan Şükrü Hoca’ya açık bir mektup yollamış demiş ki;
“Şükrü hoca bir şeyler bildiği için ‘Hoca’  değildir. Türklere öğretmenlik yaptığı için, kendisine ‘hoca’ denilmiştir.”
Bu müthiş belirlemesinden sonra yine demiştir ki;
“Bizim ailemiz Kürtlere önderlik yapan bir ailedir.
Bu Şükrü Hoca cezaevine düştüğü ve orada hastalandığı için, bizim aileye düşman kesilmiştir.
Oysa bizim ailemiz onun tedavisi için 200 bin mark para harcamıştır. İnsan olurda bu kadar nankör olmaz yani!”

 
Osman “haklıdır!”,yerden göğe kadar haklıdır!”
Abisiyle birlikte ihanetin bataklığında beslenirken, hala onların söylediklerini dinleyenler, olduğundan dolayı” haklıdır! “
Öcalanların, Gülmüşlerin ve ağlamışların, dağılan ve yok olan ailelerinin yıkıntıları üzerinde “Aile” olduğundan dolayı ve kimseler hala bunu fark etmediği için “haklıdır!”

 

 

11.11.2006

 

Selim Çürükkaya

1954 te Bingöl' de doğdu. Öğretmen okulundan mezun oldu. Siyasi nedenlerle on bir yıl hapis yattı. Gazeteci ve yazar. Yayınlanmış 10 adet Kitabı var. Siyasi mülteci olarak Almanya'da yaşıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı