Makalelerim

Hevler’in seviyesi

Selim Çürükkaya / Hewlêr, kurulmakta olan Federatif  Kürdistan’ ın aday başkenti.
Yeryüzünde yaşayan bütün Kürtler,
artık gerçek anlamda bir başkente sahip olacaklar!….

 Bu bir duygudur, bir ufuktur, bir pusuladır. Pekâla, Hewlêr bütün Kürtleri temsil edebilecek mi?  Bildiğimiz gibi Kürtler, Türkiye, İran, Suriye sınırları içinde yaşamakta ve nüfusları kesin rakam olmamakla birlikte 40 milyonu aşmaktadır.

Bu devletlerin sınırları içinde yaşayan Kürtler, her türlü ulusal ve azınlık haklarından yoksundur.

Türkiye´de varlıkları inkâr edilmekte, Suriyede ise çoğunluğu vatandaşlık statüsü dışında tutulmakta, İrandakiler baskı altında inim inim inlemektedirler.

Kürtlerin bu statüsü Kasr-ı Şirin ve Lozan Anlaşmasından beri sürmektedir.

Ortadoğuda varlığı inkar edilen ve zorla yok edilmeye tabi tutulan tek ulus Kürt ulusudur.

 

Kürdistan nüfusunun çoğunluğunu oluşturan ve coğrafi olarak da en büyük parça olan Kuzey Kürdistan, yani Türkiye Kürdistan’ı ise henüz kararsız, şaşkın ve iradesizdir!  Orada iki eğilim söz konusudur:

Birinci çizgi, ulusun tümünün istem, arzu, çıkarlarını ve ideallerini temsil eden, ama henüz görünümde bir çizgi haline gelemeyen, ileride halkın çoğunluğunu kazanacak ve bir ufka götürecek olan çizgidir.  Bu çizgi, mazlum ve zulüm altında olan, varlığı yok sayılan, bütün ulusal hakları gasp edilen, Kürdistan ulusunun ulusal çıkarları temelinde ete kemiğe bürünmenin yolunu arayan ve Hewlêri ulaşılması gereken yakın bir ufuk olarak gören çizgidir.

İkinci çizgi ise; İsa‘ya ihanet etmiş bir Yahoda’nın temsil ettiği, Yahoda’nın İsa olarak gösterildiği ve bu İsa kılıklı Yahoda aracılığıyla İsa‘nın taşlandığı, işkenceye yatırıldığı ve ardından çarmıha gerildiği, bir trajedi çizgisidir. Bu çizgi, Kürdistanlılara Hewlêrin seviyesini değil, Ankaranın altını gösteriyor. Kürtler’e, “Türklerin tırnağı olun” rolünü biçiyor, Türk inkârcılarının 80 yıldan beri dile getirdiği, “Kürtler ulus değil, azınlık değil, devlet kurma hakları yok” tezini tekrarlıyor. Bir ulusun, baskı, zulüm ve yabancı tahakkümden kurtulmak için ihtiyaç duyduğu ve başka hiçbir ulusa zarar vermeyen milli duygularını “ilkel milliyetçilik” olarak aşağılıyor, Kürt ulusunu tarihten silmek için sonradan oluşturulmuş, katliamcı, inkârcı, ırkçı kemalizmi övüyor, bunu da Demokratik Cumhuriyet maskesi altında yapıyor.

 Kürdistanlıların birbirlerine düşman olması, birlikte olmamaları, ortak bir payda da buluşmamaları için her yola baş vuruyor. Kürtlerin Kürtlerle kardeşliğini dinamitliyor. Türk ile Kürt “kardeşliğini” vaaz ediyor! Kürtler dörtyüz yıl kadar uzun bir süre zarfında Osmanlı egemenliğinde kaldılar, seksen dört yıldır Türkiye Cumhuriyetinin egemenliğinde aşağılanarak yaşıyorlar. Osmanlıdan ve cumhuriyetten zulüm gördüler baskıya, aşağılanmaya, inkâra, sıkıyönetimlere,  olağanüstü hallere, tenkillere, sürgünlere,  işkencelere, dillerinin yasaklandığına zenginlik kaynaklarının talanına tanık oldular.

Beş yüz yıldır değişmeyen  bu kafa, bu mantık, bu yaklaşım bundan sonra değişir mi? Biz hayır diyoruz! Bütün sömürge halklara reva görülenlerin biraz fazlası bize yapılıyor. Ve bizler sömürge kalmayı Ankaranın altında yaşamayı kabul ettiğimiz müddetçe bu muamelelere maruz kalacağız. Bunun için Hewlêr bir ufuktur, bir merhaledir, elimizi kardeşlerimizin eline uzatalım önce ruhta duyguda, düşüncede Güney Kürtleri ile birleşelim aramıza çekilen tel örgülerini mayın tarlalarını ve askeri karakolları işlevsiz hale getirmenin zeminini yaratalım. Hewlêr Kürdistan davasının beşiği Ankara tabutudur.

Bunu bilelim ve hesaplarımızı buna göre yapalım.

 

27.03.2004

 

Selim Çürükkaya

1954 te Bingöl' de doğdu. Öğretmen okulundan mezun oldu. Siyasi nedenlerle on bir yıl hapis yattı. Gazeteci ve yazar. Yayınlanmış 10 adet Kitabı var. Siyasi mülteci olarak Almanya'da yaşıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı