Röportaj

APO’nun Ayetleri ikinci cildi CIKTI

Cevap: Apo nun Ayetlerinin ikinci cildini Abdullah Öcalan ın kendisi yazdi, bana gerek kalmadı. 7. Hani nerede, yayınlandı mı? Cevap: Evet, hem kendi sesinden, hemde görüntülü olarak, bak sana linkini vereyim izle! Bu Apo nun ayetlerinin ikinci cildidir, birinci cildin devamıdır, Birinci ciltte selim Çürükkaya Abdullah Öcalan’ı anlattıyor, ikinci ciltte Öcalan kendi kendisini anlattıyor. Birinci cilt, benim gördüklerim ve yaşadıklarımdır. Okuyucuya göre benim iddialarımdır, ikinci cilt ise; birinci cildin görüntülü belgesidir. 

Stockholm de ikamet eden Cezaevi arkadaşım Laleş Qaso ile uzun bir süreden beri görüşemiyordum. Bundan üç gün önce  son dönemdeki gelişmeler ile ilgili kürtçe bir röportaj yapmak istediğini bildirdi. Soruları yolladı, ben çok hızlı bir şekilde cevap verip Kendisine illetim. İşte o soru ve cevapların türkçesi:

Laleş Qaso: 1. Çözüm süreci  ne zaman sona erer?

  Selim Çürükkaya: Cevap: Çözüm süreci baslamadan önce, Apocu kitleler bağımsız Kürdistan’ı istemeyen Kürtleri  hain olarak değerlendiriyorlardı. Bu Apocu kitle, Bağımsız Kürdistan’ı isteyen Kürtleri hain olarak gördüğü zaman süreç tamamlanmış olur.


 Neden HDP’ e ihtiyaç duyuldu? Neden BDP HDP ile birleştirildi?

Cevap : Kürtlerin bu birleşmede bir istekleri yoktu. Devletin emrindeki Apo, her daima böyle birleştirme, çarpma, bölme işlemleri onu yönetenler istediği için yapar! Bunu yaptıkça Kürtler kendi sömürgecilerine entegre olurlar

Bu son günlerde yine Öcalan’ın direktifiyle toplanacak  kongre ne için dir…?

Cevap: Biz Diyarbakır cezaevinde tutuklu iken, 1981 1982 yıllarında İşkenceci Esat Oktay Yıldıran, tutsakların bir anlarının bile boş kalmaması, düşünmemeleri için gün boyu marş söyletirdi. Abdullah Öcalan’ da bu Esat Oktay gibi, esir alınan Kürtlerin boş kalmamaları, düşünmemeleri için sürekli uğraştıracağı bir iş buluyor. Bu güne kadar kaç kongre, kaç konferans yapıldı, kimse biliyor mu? Hangi kongre ve konferanstan Kürtler lehinde bir sonucun çıktığını bilen var mı? Bana göre bu yeni kongrenin adını şöyle koysalar daha gercekçi olur. “Kerizleri Kandırma Kongresi” (K.K.K)

PKK 1990 larda bir avuç kurtarılmış toprak sloganı ile başladı, şimdi nereye vardı?

Cevap : Bir avuç kurtarılmış toprak, sloganından sonra Botan Behdinan savaş Hükümeti yalanı geldi, onun ardından Kürdistan Ulusal Meclisi Kurma yalanı attıldı, onun ardından Bütün Kürtleri bir araya getirme yalanıyla ulusal  cephe planı geldi, ardından Sürgünde Kürt parlamentosu kurma yalanı vardı. Ardından yalancıktan Zap Cumhuriyeti kuruldu!  Ardından adını sayamayacağım kurumlar kuruldu, süreçler başladı, süreçler bitti . Aslında hiç  bir şey kurulmadan kitleler sadece kandırıldı, bu sloganlarla kitlelerin ceplerindeki paralar ve genç çocukları alındı / çalındı.. Şimdi yapılmak istenenler bunların tekrarıdır..

Yaşar Kaya ‘nın Sürgünde Kürt parlementosu ile Senin Kürdistan ulusal meclisine ne oldu?

 Cevap : Yaşar Kaya’ nın sürgündeki Kürt parlementosu, Öcalan İmralı’ya dönünce  vefat etti, yani o parlemento öldü. Öldüğünü hiç kimse açıklamaya bile cesaret etmedi. Yalınızca bu Parlementonun bir üyesi olan yaşlı Kürt avukat İsmet Şerif Vanlı Parlementonun neden öldüğünü, hatta öldürüldüğünü Kürtler işitmesinler / bilmesinler diye Fransızca bir metinle açıkladı, aradan kaç zaman geçti, ölü Kürt aydınları bu metni bile Kürtlerin bildiği dillere çeviremediler.

Bu parlementonun Başkanı Yaşar Kaya, 2014 Yılında  Türkiye’ye tekerlekli sandelye ile döndüğünde, yaptıklarımın ve savunduklarımın ardındayım dediğinden, Parlementosunun taraftarlarından ve daha önce başkanlığını yaptığı legal partiden tek bir kişi dahi onu karşılamadı Ve  onlarla dalga geçer gibi, siz bir simit kadar bile değilsiniz der gibi, 22 Yıllık sürgünlüğünde en çok “simit” i özlediğini söyledi.

Benim İçinde bulunduğum Kürdistan Ulusal  Meclisi Türkiye, Suriye Ve Öcalan üçgeninde dağıtıldı, ben hapise atıldım, diğer üyelerin bir kısmı Türkiye tarafından, bir kısmı Apo tarafından katl edildi, bir kısmı Türkiye’de 12 yıl kadar hapis cezası yattı. Bir kısmı hala dünyanın çeşitli ülkelerinde sürgün hayatı yaşıyor. Ben bu durumu 1994 Yılında Apo’nun Ayetleri adlı kitabım ve pek çok tv proğramı ile kamuoyuna açıkladım.

1994 yazında Apo’nun Ayetleri bilgisayara geçirilirken ikinci cildinide yazacağını söylemiştin, çok zaman geçtiği halde hala yazamadınız, neden?

Cevap: Apo’nun Ayetlerinin ikinci cildini Abdullah Öcalan ın kendisi yazdı, bana gerek kalmadı!

 Hani nerede, yayınlandı mı?

Cevap: Evet, hem kendi sesinden, hem de görüntülü olarak, bak sana linkini vereyim izle! Bu Apo’nun ayetlerinin ikinci cildidir, birinci cildin devamıdır. Birinci ciltte selim Çürükkaya Abdullah Öcalan’ı anlattıyor, ikinci ciltte Öcalan kendi kendisini anlattıyor. Birinci cilt, benim gördüklerim ve yaşadıklarımdır. Okuyucuya göre benim iddialarımdır, ikinci cilt ise; birinci cildin görüntülü belgesidir. Burayı tıklayın ve  Apo’nun Ayetlerinin ikinci cildini dinleyin:

http://www.ulusalkanal.com.tr/imralidaki-apo/iste-imralidaki-apo-ham-goruntulerin-65-dakikalik-1-bolumu-h22683.html

8 Dışardaki Apo ile içerdeki Apo arasındaki fark ne?

Cevap: Şam daki APO ile imralı daki Apo’yu kast ediyorsunuz herhalde?  Arada hiç bir fark yok! Apo Sam’da ne kadar serbest idiyse, İmralı’ da o kadar tutukludur, İmralı’ da ne kadar serbest ise; Şam’da o kadar tutukludur. Hem Şam da hem de İmralı’ da ona buyuranlar vardır. Buyurganlar değişmiş, Apo da bir değişiklik yoktur.

9 . Öcalan’ın bu Günkü rolü ne?

Cevap: Dünkü rolü ne idiyse ……

10.         Öcalanın Konseyi gerçekten Öcalan’ ın iyi yaptığına mı inanarak Öcalana uyuyor?

Cevap : 
Öcalan kendi üstlerine nasıl bağlanmışsa, kandildeki konsey de öyle Öcalan’a  bağlanmış durumdadır. Hem Öcalan, hemde konseyi iradesizdir. İradesizlerde irade arama!

11.         Apo’cu Kürdler ne yapmalı?
Cevap: Kurtarıcılarından (!)  kurtulmalı.

Röportajın Kürtçesi 

Teslîmiyeta ”hevalan” a bi carekê ve di reng û dengê xiyaneta bi navê ”Aşitiyê” de, li gora te kengî dikare bi dawî bibe? Kurt bibêje!

 Selîm: Berî vê dema wan a bi navê ”Aşitiyê” kurdên ku Kurdistaneke serbixwe ne dixweztin xayin didîtin. Îcar roja kurdên ku Kurdistaneke serbixwe xweztin xayin dîtin, wî çaxî jî bizanibe ku ev dema wan a ”Aşitiyê” bi dawî bûye!

Laleş: Çi pêwistiya ”hevalan” bi HDPê hebû? Ji bo çi BDP  û HDP li hev qelibandin?

Selîm: Kurdan, lihevqelibandineke wilo nexweztiye.  Apoyê ku di destê dewletê de ye her tim wilo xweztiye. Ev hemû ji bo ku kurd hogirî tirkan bibin, hatine kirin û tên kirin.

Laleş: Ji bo kongreya wan a ku dîsa li ser gotina Ocalan, û vê carê jî bi misilmankî, wê li Diyarbekirê li dar bikeve tu dixwazî çi bibêjî?

Selîm: Li girtîgeha Diyarbekirê, di salên 1981ê û 1982an de êşkencekar Esat Oktay, ji bo ku girtî vala nesekinîbana û nikarîbana li tiştekî bifikiriyana, seraqet merş bi hemiyan dida gotin. Îcar Ocalan jî wek vî Esatê ku kurd hêsîr girtibûn, ji bo ku kurd vala nemînin û li tiştekî kurdî, insanî û hwd. nefikirin wan bi tiştik miştikên pûç û vala dilebikîne.

Erê kî dizane ku heta roja îro li ser gotina vî Ocalanî çend kongre û çend konferans çêbûne! Bi kurt, li gora min mirov navê vê kongreya wan a ku wê li Diyarbekirê pêk bê, bike ”Kongreya mijûlkirina tiredînan!”

Laleş: PKKê di sala 1980î de bi slogana azadkirina terîşeke erd dest pê kiribû, lê niha hate ku?

Selîm: Piştî slogana azadkirina terîşeke erd, bi derewa ”Hikûmeta Şer a Botan-Bahdînan” ê rabûn, bi dû wê derewê de bi derewa ”Meclisa Netewî a Kurdistanê”, bi dû vê derewê de bi derewa ”Cepheya Netewî” , bi dû derewa Cepheya netewî de, bi derewa ”Parlamentoya Kurd a Koçber”, bi dû vê derewê de bi derewa ”Cimhoriyeta Zapê” rabûn. Ma çi çêkirin û çi çênekirin! Di eslê xwe de tiştek nehatibû damezrandin, hemû xap û xîp bûn. Bi wan sloganan pereyên xelkê û zarokên wan dizîn û zeft kirin. Tiştê ku niha jî dibe nola heman tiştên ku berê hatibûn kirin. Tiştekî nuh, û li fêda miletê kurd çênebûye.

Laleş: Çi bi Parlamentoya Yaşar Kaya û Meclisa te a Netewî  hat gelo?

Selîm: Parlamentoya Yasar Kaya bi çûna Ocalan a Imraliyê qediya. Bi tenê hew endamê vê parlamentoyê Ismet Şerîf Wanlî di derbarê girtina wê de bi frensî beyanek da. Bi frensî beyan da, ji bo ku kurd bi rêk û pêk mijara girtina parlamentoyê fêhm nekin.

Laleş: Çi bi Yaşar Kaya hat:

Selîm: Yaşar Kayayê ku serokê parlamentoyê bû, piştî 22 salan di ereboka seqetan de rûniştî çû Tirkiyê. Û ji alîgirên parlamentoyê yek jî pêrgî wî neçû.

Laleş: Yaşar Kaya dema ku li balafirgeha Stenbolê daketibû tiştekî pir balkêş gotibû, ew çi gotibû gelo?

Selîm: Ez nizanim bê tu behsa çi balkêşiya wî dikî.  Lê bi qasî ku ez dizanim, û a ku bala min jî kişandibû, gotina ku gotibû “di 22 salên min ên sirgunê de tiştê ku min pir bêriyê kiribû simît bû!”

Laleş: Dema ku min û te me “Aponun Ayetleri – Ayetên Apo” derbasî kompîtera min dikir, te ji min re digot ez ê cildê vê kitêbê ê duduyan jî binivîsînim, ka cildê ku te nivîsand?

Selîm: Erê, him bi dengê wî û him bi rengê wî!

Laleş: Min fêhm nekir!

Selîm: Ez ê lînkê cildê duduyan bidim te. Cildê yekê ji tiştên ku min dîtine hatiye nivîsandin. Û cildê duduyan jî belgeyeke ku Apo bi xwe  wek dewama cildê yekê dibêje.

Vir bitikîne û binere bê Apo çawa ji cildê kitêba min a duduyan dipijirîne: www.ulusalkanal.com.tr/imralidaki-apo/iste-imralidaki-apo-ham-goruntulerin-65-dakikalik-1-bolumu-h22683.html 

Laleş: Tu di navbera Ocalanê serbest û girtî de ferqeke çawa dibînî?

Selîm; Heger qesda te Ocalanê Samê û imraliyê be, di navbera wan de tu ferq tune….

Laleş: Rola Ocalanê îro Çî ye?

Selîm: Doh rola wî çibû îro jî ew e…

Laleş; Konseya KCKa Ocalan gelo bi rastî ji ber ku bi gotinên Ocalan bahweriyê tînin wilo yekser bi a wî dikin?

Selîm: Çawa ku Ocalan bi ên jora xwe ve girêdayîye, ên li Qendîlê jî wilo pê ve girêdayîne….

Laleş: Kurdên bi dû apoyiyan de divê çi bikin ku li kurd û kurdayetiya xwe hayî bibin?

Selîm: Kurd pêşî divê xwe ji destên wan xelas bikin….

Laleş: Sipas hevalê min ê wan rojên ax û keseran!

Selîm: Sipasxweş hevalê min ê rojên teng

 
Etiketler

Selim Çürükkaya

1954 te Bingöl' de doğdu. Öğretmen okulundan mezun oldu. Siyasi nedenlerle on bir yıl hapis yattı. Gazeteci ve yazar. Yayınlanmış 10 adet Kitabı var. Siyasi mülteci olarak Almanya'da yaşıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı