Makalelerim

Harpagos Şemdinos Abdudullahgos 3

Selim Çürükkaya / Mehmet Şener, daha genç yaşlarında tutuklanmış,
Diyarbakır zindanına konulmuştu. Mücadelesinde gerçekten de samimiydi.
Bu yüzden aile fertlerinin hemen hemen tümü ya profesyonal olarak
PKK ye katılmış, yada evde kalarak mücadeleye destek vermişlerdir. Mehmet Şener’ in Küçük kardeşi M. Şerif Şener,  Bacıları 12 Eylül öncesi Suriye’ ye çıkmışlardı. Ve M. Şerif Şener uzun süre Abdullah Öcalan ile aynı evde kalmış, ona korumalık yapmıştır. Yine Mehmet Şener’ in en küçük kardeşi dağa gerilla olarak çıkmıştı. Abisi İhsan Şener tutuklanarak Diyarbakır cezaevine konulmuş, korkunç işkencelere tabi tutulmuştu.

Mehemet Şener’ in annesi Saliha Şener ise efsane bir kadındı.
Eğer biz kürtlerin vicdanı, kolllektif bilinci ve namuslu aydınları olmuş olsaydı, Gorki’ nin anası Saliha ananın eline su bile dökemezdi.
Bu fedekâr ve cefakâr kadın, tek gün okula gitmemişti, yani okuma yazması yoktu, türkçe de bilmezdi. Ama 12 Eylül darbesi gelir gelmez, bizlere işkenceler yapılır yapılmaz, Saliha ananın gözüne uyku girmez oldu.

Gecesini gündüzüne kattı, cezaevinin kapısından ayrılmadı, ailelerimizi, yani analarımızı babalarımızı, kardeşlerimizi etrafında topladı, kolorduya yürüdü, emniyet müdürlüğünün kapsını işgal etti.

Açlık grevelerimize dışardan açlık grevleri başlatarak destek verdi
Turgut Özal’ ın Kenan Evren’ ın yakasına yapıştı, Erdal İnünü’ ye tercüman aracılığıyla Diyarbakır cezaevinde olan bitenleri  anlattı.
Parti binalarında, camillerde binleri açlık grevine yatırdı.
O bütün bunları sadece kendi oğlu için yapmadı.
Müthiş yurtseverdi ve oğlunu Kürdistan’ a feda edecek kadar kararlıydı..
Biz tutuklular onun çocuklarıydık.
Yemin ediyorum, hepimizi oğlu kadar seviyordu ve aramızda hiçbir ayrım yapmıyordu.
İşkence döneminde, erkeklerin altına işedikleri bir ortamda, bu yurtsever kadın, görüşme kabinlerine “tilili” çekip girerdi.
Kural tanımayan, bu kahraman kadın kaç kez tutuklandı, hangi işkence yöntemlerinden geçti, düşmanlarına karşı kendini nasıl savundu, onları nasıl çaresiz bıraktı, bir gün gelir namuslu Kürt aydınları  bu kadının yaşadıklarını araştırıp yazdığında “besleme” ve “yalaka” yazarların yüzü kızarır.

Saliha Şener deyip geçmemek lazım.
O kadın tarih yazmıştır, 12 Eylülden sonra  Kuzey Kürdistan da ki sivil direnişin ilk başlatıcısı Saliha Şener’ dir demek abartı değildir.
Askeri Cuntayla birlikte Diyarbakır cezaevindeki tutuklulara karşı korkunç işkenceler yapıldı. 
Bizler  bu işkencelere karşı direndik. Diyarbakır cezaevindeki bu direnişlere paralel olarak, dışarda cezaevleri kapısındada  ailelerimiz direnişe geçti.
İşte bu direnişleri örgütleyen, aileleri harekete geçiren, kadınlardan biri, hatta en önemlisi Saliha şenerdir.
Ve sadece cezaevi kapısında değil, kendi evi artık bir direniş odağıdır.

Yirmi dört saat doludur
Çaresizler hep orada toplanır ve Saliha ana onlara çare bulur, yol gösterir.
Rabia Şahin ve Sakine Arat onun sağ ve sol kolu gibidir
İşte bu üç kadının başlattığı sivil direniş, meyve verdi ve bu gün milyonlar onların diktiği ağacın meyvesini yeyip yaşıyorlar, ama,  ağacı dikenleri bilmeyecek kadar gafildirler.
Bu da tarimizin bir ironisidir.

Böyle bir annenin oğlu Mehmet Şener, alnının akıyla cezaevinden tahliye oldu.
Yakalanıp askere götürüldü, bir fırsatını bulunca askerden kaçtı, soluğu Bekaa vadisinde aldı.
Politikayı iyi bilen, acıların deryasında pişmiş, zaferleri ve yenilgileri yaşamış Mehmet Şener, Öcalan’ ın Şam’ da kurduğu salatanatla karşlaşınca  muhtemelen benim gibi hayal kırıklığı yaşamıştır.
O ki arkadaşlarına değer veren, onlar için ölümlere gidip gelen di.
O ki bir kuru ekmeğini arkadaşlarıyla paylaşandı.

 

Ama Şam ‘ da karşılaştığı Öcalan böyle değildi.
Onun nezdinde Kürtler aşağılık yaratıklardı.
Gerillalar ise “kure kereydi”
Her şeyi kendisi yaratmıştı.
Direnişi kendisi yapmıştı, parayı o bulmuştu, sillahları o temin etmişti.
Ondan olmazsa Kürt halkı bir günde helak olacaktı.

Bütün bu saçma sapan sözlerini Mehmet Şener’ in karşısında  genç gerilla adaylarına  karşı sarf ediyordu.
Mehmet Şener zeki adamdı.
Başkaları gibi kül yutmazdı.

Devam edecek

aytenhasan93@hotmail.com 
http://www.madiya.net/
http://www.diyarbakirzindani.com/
http://www.kurdistan-aktuel.org/

Selim Çürükkaya

1954 te Bingöl' de doğdu. Öğretmen okulundan mezun oldu. Siyasi nedenlerle on bir yıl hapis yattı. Gazeteci ve yazar. Yayınlanmış 10 adet Kitabı var. Siyasi mülteci olarak Almanya'da yaşıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı