Makalelerim

Devletin Abdi ve Zana

Selim Çürükkaya / Abduldevlet  (Devletin Abdi,
yani kulu) avukatlarıyla yaptığı görüşmelerinde,
Leyla Zana´nın Avrupa Parlementosunun
verdiği ödülü geri vermesi gerektiğini söylüyor…..Tabi bunu „Avrupalılar niye Kürt sorununa çözüm bulmuyorlar da Leyla’ya ödül veriyorlar, o kadar tutuklu var, şehit var” laflarıyla kılıflandırıyor. Anlaşılan Leyla Zana’ ya verilen Sacharov ödülü ve bunun ardından verilebilecek Nobel Barış Ödülü Türk Devletini büyük bir korku ve telaşın içine sokmuş. Devletin telaşı ve korkusu Abduldevletin de telaş ve korkusu olmuştur. Leyla Kürt halkının oylarını alarak Türk parlementosuna girdi, yasaklanan Kürt diliyle Parlemantoda konuşma yaptı, bütün dünyanın dikkatini üzerine çekti. Irkçı, inkârcı Türk parlamenterlerinin saldırısına uğradı. Ardından apar topar yakalanıp cezaevine konuldu.

 

 Leyla ‘yı tutuklatan Türk devleti o­nun terörist olduğu iddiasında bulundu ve yargılamasını bu minval üzerine yapıyordu. Türk Mahkemelerinin iddiaları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarıyla reddediliyor ve Türk makamları büyük bir çıkmazın içine giriyor. Türk devletinin iddialarını haksız bulan Avrupa Mahkemesi ve Avrupa politik çevreleri, Türk devletinin Kürt halkına karşı uyguladığı barbarca yöntemlere dikkat çekmek için Leyla Zana davasına ilgi duymaya başladı, bunun sonucu olarak o­nu, Sacharov ödülünü layık gördüler. Bu ödüle layık görülen Leyla, Türk devletinin kendisine vurmak istediği „terörist” damgasından kurtulmuş oluyordu.

 

Hemen ardından Nobel Barış Ödülü adaylığına öneriliyor ve Türk devleti büyük bir paniğe kapılıyordu. Çünkü o devlet biliyor ki Leyla, Nobel Barış Ödülü aldığı an, Kürtlerle ilgili söyleyeceği her söz, bütün dünya tarafından duyulmuş olacaktı.

 Leyla’nın sesinin dünyaya ulaşmaması için, devlet kendi Abdi´ni devreye sokmuş görünüyor. Devletin Abdi bundan bir kaç ay önce Avrupada sürgün hayatı yaşayan, Kürt Halkının oyları ile milletvekili seçilen, ama can güvenlikleri olmadığı için ülkeyi terk etmek zorunda kalan Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal’ı aynı tuzağın içine çekerek o­nlara „terörist” damgası vurduruyordu.

Hatırlanacağı gibi „KADEK’de terörist damgası yedi” mantığıyla KADEK’ i fesh eden Abduldevlet siyasallaşıyoruz söylemiyle KONGRE GEL ‘i kurdurmuş ve başına Zübeyir  Aydar ve Remzi Kartal ‘ı getirmişti. Güya Zübeyir Aydar, Remzi Kartal, Osman Öcalan ve Cemil Bayık’ ı siyasallaştırıyordu.

 Oysa daha üç ay bile geçmeden Zübeyir ‘in Osman ‘laştığı açığa çıkmıştı. Yani KONGRE GEL bir bütün olarak Avrupa Birliği ve Amerika tarafından terörist ilan edilmişti. Şimdi sıra Leyla‘daydı! Abduldevlet sahiplerinin yardımına hemen koşuyor ve talimatını veriyor “Leyla KONGRE GEL‘in yöneticisi ve Avrupa sorumlusu olsun!” diyor. 

KONGRE GEL, dünden itibaren Avrupalı politik çevrelerin ve Amerikanın nezdinde “terörist” bir örgüt damgasını yiyor.  Leyla ise bu örgütün Avrupa sorumlusu olarak atanmak isteniyor! Sacharov ödülü İnsan Hakları Savunucularına verilen saygın bir ödül olarak biliniyor. Leyla ise bu ödülü veren kurumun terörist olarak damgalandığı bir örgütün yöneticiliğine atanıyor!

Nobel Barış Ödülü, barışa katkısı olan saygın kişilere verilen bir ödül, Leyla‘nın şahsında  Kürt halkı bu ödülü hak etmiştir diye düşünüyorum. Ama gel gör ki Abduldevlet Leyla‘nın altındaki barış koltuğunu çekiyor ve o­na teröristlerin oturduğu koltuğu gösteriyor. Leyla o koltuğa oturacak mı? Bilemiyorum, Ama bazı gafillerin bu kadar büyük ödüllere layık görülen bir bayanın o koltuğa oturmasıyla, belki KONGRE GEL‘in üzerindeki terörist damgası kaldırılır hayali boştur. İmralı´dan çıkan talimatı kabul ederse; Leyla Zübeyir‘in düştüğü tuzağa düşmüş oluyor.

Abduldevlet Kürt halkına karşı büyük oynuyor. Bu sorun sadece Leyla Zana‘ yı ilgilendiren bir sorun olmuyor. Kürt halkının bütün politik örgütleri, aydınları, siyasi kurumları ve bilhassa sayın Mehdi Zana‘ya büyük sorumluluk düşüyor. Bu  oyunu boşa çıkarmak için Avrupa Birliği Hükümetlerinin devreye girmesi için çabalar gerekiyor. Bilmeliler ki; Abduldevlet Türkiye Cumhuriyetinin tuzağında ve Leyla Zana da Abduldevletin tuzağındadır. Abduldevlet, devlet karşısında iradesiz, Leyla‘da Abduldevlet karşısında iradesizdir.

Bu, biz Kürtlerin trajedisi oluyor.

 

Selim Çürükkaya

1954 te Bingöl' de doğdu. Öğretmen okulundan mezun oldu. Siyasi nedenlerle on bir yıl hapis yattı. Gazeteci ve yazar. Yayınlanmış 10 adet Kitabı var. Siyasi mülteci olarak Almanya'da yaşıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı