Cumartesi, 18 Kasım 2017

Humeyniden farkı var mı?

humeyni21 Kasım 1998, Cumartesi Hürriyet Gazetesi

"Selim Çürükkaya'nın yazdığı kitabı bulundurmanın bile, Apo tarafından suç ilan edildiğini, bu suçu işledikleri için, yani evlerinde kitap bulundurdukları için insanların komaya sokulacak kadar dövüldüklerini, bu olayın mahkemelere mal olmuş olduğunu biliyor musunuz?"

Apo'dan kaçan bir eski solcu soruyor:

İtalya'ya soruyoruz: Şu anda Avrupa'nın diğer devletlerinden Apo'nun verdiği emirle işlendiği mahkemelerce de tescil edilmiş cinayetler konusunda bilgi aldınız mı?

Bugüne kadar Almanya, İsveç başta olmak üzere İsviçre, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde bu tür 20'yi aşkın cinayetin işlenmiş olduğunu biliyor musunuz?

 

İtalya'ya soruyoruz:

 

İsveç'te, Almanya'da, Fransa'da Apo'nun öldürme emriyle aradığı, canlarını son anda kurtarmış ve ancak gizli servislerin yoğun koruması altında hayatlarını sürdüren insanların var olduğunu biliyor musunuz?

 

Bu insanların bir kısmının tanınmamak için ameliyat edilme teklifi aldıklarını, bir kısmının hüviyet değiştirdiğini biliyor musunuz?

Yine Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde Apo'nun emriyle işkence görmüş, işkencede ölenlere şahit olmuş insanların yaşadığını biliyor musunuz?

Almanya'da, tek suçu Apo'dan farklı düsünmek olan ve bunun için hakkında ölüm emri olan Selim Çürükkaya adlı bir PKK' lının yaşadığını biliyor musunuz?

 

YENİ SALMAN RÜŞDİ!

 

Selim Çürükkaya'nın yazdığı kitabı bulundurmanın bile, Apo tarafından suç ilan edildiğini, bu suçu işledikleri için, yani evlerinde kitap bulundurdukları için insanların komaya sokulacak kadar dövüldüklerini, bu olayın mahkemelere mal olmuş olduğunu biliyor musunuz?

Alman Yazar Günter Walraf'ın, Selim Çürükkaya hakkındaki ölüm fetvasını kaldırmak için Suriye'ye gittiğini biliyor musunuz?

Yani ufak bir Salman Rüşdi olayı ile karşı karşıya olduğunuzu biliyor musunuz?

Alman Parlamentosu Milletvekili Cem Özdemir' in, Apo'nun ve PKK'nın saldırısından korkulduğu için Alman polisince korumaya alındığını biliyor musunuz?

Yukarda saydığımız insanların çoğunun artık Alman, İsveç Fransız yani Avrupa vatandaşı olduklarını biliyor musunuz?

Bu insanların çoğu milletvekili olmadıkları için cesaretle ortaya çıkıp konuşamıyorlar. Muhtemel, konuşamayacaklar da... Çünkü siz onların hayatını tehdit eden bir insanı misafir olarak kabul etmek istiyorsunuz.

Sorumuz çok basit sevgili İtalya: Kendi vatandaşlarınızın can güvenliğini korumayı düşünüyor musunuz?

Simdi siz Apo'nun serbest dolaşmasına izin vererek, Avrupa'da en temel insan haklarını ihlal etmiş olduğu halde onu yargılamayarak, kendi vatandaşlarınız olmuş insanların korku ve panik içinde yaşamasına izin mi vereceksiniz?

VATANDAŞLARINIZ TEHLİKEDE

Siz, kendi vatandaşlarınızın can güvenliğini tehdit eden, ettiği sizin mahkeme kararlarınızla kesinleşmiş bir katili, değil yargılamak, kınamak cesaretine bile sahip olmayacak mısınız?

Mussolini, Hitler, Stalin deneylerinden öğrendiğiniz bu kadar mı?

Elbette Apo bu insanlarla kıyaslanmayacak derecede, ‘küçük' ama sorun onu büyütüp büyütmemek kararını vermek değil mi?

Siz şimdi bu kararın eşiğinde değil misiniz?

İşkencede adam öldürten, farklı düşündüğü için insanları kurşuna dizdirten birisi sizin elinizde olacak ve siz onu yargılamayacaksınız...

Ama Pinochet'i yargılamaya hazır olduğunuz yolunda şov yapacaksınız. Buyrun Pinochet'in ufak bir kopyası elinizde duruyor.

Bunları yapmayıp bize insan hakları ve demokrasi konusunda ders vereceksiniz. Hadi canım sende...

Apo'nun ölüm tehdidini aldıkları için saklanan insanların büyük kısmı Avrupa vatandaşlarıdır. Sorun Avrupa'nın kendisine ilişkin koyduğu ilkeleri ciddiye alıp almadığıdır.

Bu yazı, Abdullah Öcalan'ın tehditleri yüzünden Avrupa'da saklanmak ve sık sık yer değiştirmek zorunda kalan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir aydının mektubudur.

 


Son Güncelleme (Pazartesi, 27 Aralık 2010 15:06)