Cuma, 18 Ocak 2019
Anasayfa Yazılar Güncel Paris Katliamının davası Sürmeli

Paris Katliamının davası Sürmeli

paris-suikastiSelim Çürükkaya / Bu gün Youtube de Sakine Cansız’la ilgili bir video film izledim. Video film de anlatılanlara göre KCK, Sakine Cansız’ın katillerini ortaya çıkarmıştır. KCK’ ye göre Sakine katledildiği zaman, olayın “dış güçler,” yani Öcalan ile Türk devletinin atmak istediği barış adımını hazm etmeyenler yapmıştı. O tarihlerde Türk devletinin yetkilileri de bu “dış güçler” nakaratını terennüm ediyordu.

https://www.ensonhaber.com/zubeyir-aydar-paristeki-cinayetler-ozel-istihbarat-isi-2013-01-11.html

Zamanla katillerin adresleri ve kendileri değişti. AKP iktidarı ile Fetullah’çıların arası bozuldu. KCK eş başkanı Cemil Bayık, Olayın Fetullah’çılar tarafından yapıldığını söyledi.  MİT Müsteşarı Hakan Fidan da Cemil Bayık’a adres olarak Fetullah’çıları gösterdi. “Dış güçler” iç güçlere dönüştü. http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ezgi-basaran/mit-ve-pkk-bir-konuda-hemfikir-olmus-1315731/

Youtube de İzlediğim videoya göre ise, KCK nin silahlı güçleri Süleymaniye’ye yakın bir yerde, bir operasyon yapmış, bu operasyonda iki MİT Üst düzey yetkilisini yakalamış, bu iki MİT yetkilisi kameraların karşısına geçmiş, Sakine Cansız ve arkadaşları Paris’te nasıl öldürülmüş, emri kimler vermiş, katliam planlanması nasıl ve kimler tarafından yapılmış, olayı planlayan MİT yetkililerinin adları soyadlarını verilmiş, bu kişiler katliamdan sonra nasıl ve nereye terfi edildiklerini anlatmışlar.

Buna ek olarak kararın bu günkü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan tarafından verildiğini söylüyorlar, uygulayıcı olarak MİT Daire başkanlarının adlarını, soyadlarını veriyorlar. MİT görevlileri ile tetikçilerin ses kasetleri ve Ömer Güney ile yapılan yazılı antlaşmanın altında MİT Daire başkanlarının adlarının, imzalarının olduğunu itiraf ediyorlar.

Eğer bütün bunlar doğru ise, gerçekten MİT Daire Başkanları Qandil’de KCK’nin elinde tutukluysa, bu MİT mensupları Paris katliamıyla ilgili söz konusu itiraflarda bulunmuşsa, yapılması gereken şey şudur: Derhal Paris’te Fransa’nın en ünlü Avukatları tutulmalıdır. Ve duraklatılan dava yeniden başlamalıdır. 
Benim bildiğim kadarıyla Paris’i çok iyi bilen Kürtler, katliamdan hemen sonra, PKK’ye, “ bu dava için Fransa’nın en ünlü avukatlarını tutalım, davayı uluslararası bir dava haline getirelim” önerisini götürmüş, PKK buna yanaşmamış, iltica davalarına bakan ve böylesi davalar hakkında bilgisi yeterli olmayan bir avukat tutmuştu.

KCK samimi ise ünlü avukatları tutmalı ve Paris’ teki adalet harekete geçirilmeli, KCK nin elindeki MİT yetkililerinin video görüntüleri mahkemeye sunulmalı, gerekirse mahkeme heyeti ve Avukatlar bu MİT yetkililerinin ifadelerini almalıdır. bunları tanık olarak kullanmalıdır. Eğer anlatılanlar inandırıcı ve ispatlıysa, -ki KCK ye göre her şey ispatlıdır- O zaman Paris’te direkt Recep Tayip Erdoğan, Hakan Fidan ve MİT daire başkanları hakkında dava açılmalıdır.

KCK yalan söylemiyorsa, Elindeki MİT mensupları ve konuşulanlar bir senaryo değilse, Erdoğan hükümetine de karşılarsa, Sakine ve arkadaşlarının katilleri için adaletin tecelli etmesini istiyorlarsa, hemen bir adım atmalıdırlar. 
Bunları yapmıyorlarsa, diğer konularda samimi olmadıkları gibi bu konuda da samimi görülmezler. O zaman bu yalanları da konjektürel yalanlar olarak hafızalarda yer alır. Katiller değişe değişe, parmaklar en son kendilerini gösterir.

Hatırlayanlar bilir, “KCK, Paris katliamı dış güçlerin işidir,” dediği zaman yine böyle naylon tanıkları televizyonlara çıkarıp dış güçlere karşı konuşturmuştu.

Katiller değiştiğinde, Fotocu’lara parmak çevrildiğinde, bu kez bizzat MİT Müsteşarı Hakan Fidan Cemil Bayık’ın tanığıydı.

Yarın siyasi iklim değişirse, katillerin değişme ihtimali yüksektir, en iyisi KCK yetkilileri bizi kandırmak istemiyorlarsa, bu olayı derhal Paris adaletine intikal ettirsinler. Varlarını yoklarını, bütün enerjilerini buna harcasınlar. Bu davanın kazanılması, katillerin yargılanması, dünya halkları ve Kürt halkının nezdinde bundan sonra yapacakları bütün eylemlerden daha önemlidir.

Söyledikleri doğruysa bunu yaparlar, yalansa kendi taraftarlarını kandırmak için daha çok yalana baş vururlar. Ve en son hepiz neden yalan söylendiğini anlamış oluruz.

Son Güncelleme (Cumartesi, 12 Ocak 2019 21:45)