Pazar, 19 Ağustos 2018
Anasayfa Diğer Yazılar

Diğer Yazılar

Apo'nun Ayetlerini okudum

nazliNazlı Ilıcak/Sabah / Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesi, "Eve dönüşü kolaylaştıracak" biçimde esnetilirken, Demokratik Toplum Partisi (DTP) de, siyaset yolunu açık tutmalı. Konu yargıya intikal etti ama, sonuçta Anayasa Mahkemesi kararlarının siyasetten etkilendiğini biliyoruz. DTP'nin kapatılması, hem Türkiye'nin barışçıl çözüm aradığı iddiasına darbe vuracak, hem de "düz ovada siyaset yapmak" isteyenlerin güvenini kıracaktır.

 

PKK'da rol alan, 12 Eylül askeri cuntası döneminde 28 yıl cezaya çarptırılan ve 1991 yılında, Turgut Özal döneminde çıkan kısmafla cezaevinden kurtulan Selim Çürükkaya'nın "Apo'nun ayetleri" isimli anı kitabını okudum. Çürükkaya, 1991 yılında Şam'da ve Bekaa'da Abdullah Öcalan'ın gerçek yüzüyle karşılaşınca, kaçmayı tercih ediyor.

 

Önce annesinin duygularından notlar verelim:  "...Dolaptaki elbiselerinizi kucaklarken, hıçkırıklar boğazımda düğümleniyor. Hepiniz ananızı bırakıp gittiniz ve ben gece gündüz ölüm haberlerinizi bekleyerek yaşıyorum.

Devamını oku...

 

Öfke sorunu çözer mi?

avni_ozgurel11

Avni Özgürel / Batı dünyası 'Öcalan mahkûm edilmesin' demiyor, 'adil yargılansın' diyor. Adil olduğuna kimsenin itiraz edemeyeceği bir mahkeme kararı Türkiye'nin elini güçlendirmekten başka sonuç doğurmaz Abdullah Öcalan'ın nasıl bir kişi, PKK'nın nasıl bir örgüt olduğunu dün anlatmaya çalıştık. Özeti şu: İster PKK ister ERNK, ya da görünüşte kurumsallık ifade eden başka bir isim kullanılsın, hiçbiri gerçeği değiştirmez; aslında bunların hepsi en yalın haliyle sadece Öcalan demektir. Ve 'önderlik' diye zikredilen yapıda da ondan başkası yoktur.

Son Güncelleme (Çarşamba, 15 Ağustos 2018 19:29)

Devamını oku...

 

Kürtler Nereye?

k_yilmaz1Kani Yilmaz / Kürt sorununda çözüm sürece yayılıp uzadıkça ve çözüm iddiasındaki siyasal hareketler çözümün öznesi olmaktan uzaklaştıkça içe büzülme, içe yönelme, iç-dış düşman arayışlarına girme, aşırı eleştiricilik, suçlu arayışı ve giderek komplo teorileriyle gelişme ve sorunları izaha çalışmak gelişiyor.  Kürt sorununda çözüm sürece yayılıp uzadıkça ve çözüm iddiasındaki siyasal hareketler çözümün öznesi olmaktan uzaklaştıkça içe büzülme, içe yönelme, iç-dış düşman arayışlarına girme, aşırı eleştiricilik, suçlu arayışı ve giderek komplo teorileriyle gelişme ve sorunları izaha çalışmak gelişiyor.
Bu bir ideolojik-siyasal paranoya halidir.

 
Paranoya çoğu zaman komplo teorisini üretenden çok, o teoriye dört elle sarılma eğilimindeki bedel ödemiş ve özgürlük özlemi içindeki taraftar kitleyi etkisi altına alır. Artık komplo teorisinin hangi konuda üretildiğine bağlı olarak; teorik, ideolojik, siyasal veya şiddet içeren saldırganlık önü alınamaz bir şekilde gelişir. Gündem saptırılır. Geçici rahatlamalara ulaşılır. Düşmanlıklar keskinleşir. Komplo teorisi üretilerek gerçekleşen yönelimler, yönelimi geçekleştireni zorladığı kadar, yönelimle karşı karşıya kalanı da zorlar.

Son Güncelleme (Çarşamba, 15 Ağustos 2018 19:30)

Devamını oku...

 

Bana göre

12eyllSırrı Yüksel Cebeci / SELİM  Çürükkaya, nam-ı diğer "Tilki Selim", Tuncelili bir Kürtçü! Kürt ile Kürtçü'yü özenle birbirinden ayırmak gerekiyor.
Öğretmen Okulu'nu bitirdikten sonra PKK'ya katılmış Küçükkaya. 12 Eylül askeri darbesinde yakalanmış ve 11 yıl Diyarbakır Cezaevi'nde kalmış. Cezaevinde kaldığı 11 yılda ıslah-ı nefs olmadığı için, serbest kalır kalmaz 1991 yılında Bekaa Vadisi'ne giderek, şimdi ateş püskürdüğü ulu önderi (!) Abdullah Öcalan'a sığınmış!Eli kalem tutuyor ve ağzı lâf yapıyor ya.

 

Cezaevindeki Kürtçü yoldaşlarından teorik dersler de almış ya. Sanmış ki ulu önderi Apo (!), kendisini el üstünde tutacak!Oysa Apo, emrindeki terörist kızlarla haremini kurmuş, zevk-ü sefa içinde saltanatını sürdürüyormuş!Apo ona, "savcım olacaksın" demiş, olmuş! Sözde "ulusal meclis başkanı olacaksın" demiş, olmuş! Savcı iken yargıladığı en yakın arkadaşlarının idamına, sözde ulusal meclis başkanı olunca onay vermiş!
Ama bir gün bakmış ki, çarklar tersine dönüyor. Apo'nun savcısı iken en yakın arkadaşlarını bile oturttuğu sanık sandalyesine oturma sırası kendisine geldiğinde, aklı da başına gelmiş!

Son Güncelleme (Çarşamba, 15 Ağustos 2018 19:30)

Devamını oku...

 

Kulaklarınıza sesleniyorum

fslaSelim Çürükkaya / Uzun süreden beri yazmıyordum.
Kimselerin konuşamadığı dönemde konuşmayı, herkesin konuşmaya başladığı bir dönemde dinlemeyi yeğlemiştim. Ama son günlerde halkımızın kaderini ilgilendiren gelişmeler karşısınnda bilgisayarın başına geçemek zorunda kaldım.  Bu günlerde Türkiye ile Avrupa birliği arasında bazı görüşmeler yapılmaktadır.

Hatta görüşmeler bitmek ve AB Komisyonu katılım ortaklığı belgesini hazırlanmak üzeredir. Basına yansıyan haberlere göre, hazırlanacak olan belgede "Kürd, kürdçe ve azınlık" kelimeleri dahi geçmemektedir.
Ve bu durum karşısında bütün Kürt aydınları, örgütleri susmaktadır.
Çıkan bazı cılız seslerin hiç bir etkisi olmamaktadir.
Hani kamuoyunu oluşturan Kürt kurumları?
  Nerede yürüyüş yapan yüz binler?
Diplomatik faaliyet yürüten zatlar, neden Avrupa parlamentosunun kapısında değiller?
Böylesi ulusal bir sorun karşısında bu duyarsızlığın nedeni ne?
Ateşli yurtseverlerin ateşi niye söndü?

Son Güncelleme (Çarşamba, 15 Ağustos 2018 19:30)

Devamını oku...

 
Diğer Makaleler...